kapat
25.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
İzgi-Pearson görüşmesi

ABD Büyükelçisi Robert Pearson, çarşamba günü, TBMM Başkanı Ömer İzgi'yi ziyaret etti.

"Birbuçuk saati geçen" görüşmeden sonra TBMM Başkanı konuşmadı.

Pearson ise yaptığı açıklamada "uyum yasalarına verdikleri önemden" bahsetti. Oysa "içerde" sadece uyum yasaları ele alınmadı.

Uyum yasaları, görüşmenin "en kısa bölümüydü."

"Asıl konuşulanlar" ise...

Çok farklıydı.

TİCARET
TBMM Başkanı:

- Sayın Büyükelçi... Sizinle daha önceki görüşmelerimde de söyledim... İki ülke arasındaki ticari ilişkiler gelişmeli... Tekstil konusunda kota sorunu aşılmalı... İsrail'e gösterilen kolaylıklar, neden bize gösterilmiyor?

ABD Büyükelçisi:

- Washington'da bunları konuştuk... Bahsettiğiniz şeyler olacak... Ama iki, üç ayda sonuç beklemeyin... İsrail'e gösterilen kolaylıklar ve teknoloji transferi konusunda söyledikleriniz doğru... Aynı imkânlar Türkiye'ye de sağlanacak.

ORTAK ÜS
TBMM Başkanı:

- ABD olarak, Asya'daki cumhuriyetlerde üs kuracak mısınız?.. Eğer kuracaksanız bunu birlikte yapalım... "Türk-Amerikan tesisi" olsun.

ABD Büyükelçisi:

- Görüşünüzü ülkeme bildireceğim... Bu konuyu zamana yaymanın doğru olacağını söyleyebilirim.

İŞBİRLİĞİ
TBMM Başkanı:

- Ben Avrasya ülkelerine bizzat gittim... Oralarda Türkiye'nin büyük bir ağırlığı var... Avrasya ile ticari ilişkilerinizi bizimle birlikte yürütün... İşbirliğine girişelim.

ABD Büyükelçisi:

- Türkiye'nin o ülkelerdeki gücünü ve ağırlığını biliyorum... Ticari işbirliği iki ülkenin de yararına olur.

İNCE AYAR
TBMM Başkanı:

- Irak konusunda size bir hususu açmak istiyorum... Irak'a harekât yapmaya karar verince, bunu önceden bize bildirmeniz farklı bir şey... Askeri harekât kararını almadan önce bize bildirmeniz farklı şey... Talebimiz şu ki, karar vermeden önce bize de danışın.

ABD Büyükelçisi:

- Bu inceliği ülkeme ileteceğim.

SADDAM
TBMM Başkanı:

- Biz Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasına büyük önem veriyoruz.

ABD Büyükelçisi:

- O yönde hiçbir kaygınız olmasın.

TBMM Başkanı:

- İstiyoruz ki, Irak'a demokrasi gelsin.

ABD Büyükelçisi:

- Aynı düşüncedeyim.

TBMM Başkanı:

- Irak'ta Saddam'lı bir demokratik hükümet olabilir mi?

ABD Büyükelçisi:

- Sanmam.

- TBMM Başkanı:

- Saddam sülalesinden birinin başkanlığında, demokratik bir hükümet kurulabilir mi?.. Bunu düşünün... Bazı işleri kolaylaştırabilir.

HASSAS KONU
TBMM Başkanı:

- Gelişmeler Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulmasına yol açarsa, biz bundan çok ciddi biçimde rahatsız oluruz.

ABD Büyükelçisi:

- Bu konudaki hassasiyetinizi biliyoruz.

TBMM Başkanı:

- Hatta... Kerkük ve Musul'u içine alacak bir "Kürt Özerk Bölgesi" kurulacak olursa... Bu da bizi rahatsız eder.

ABD Büyükelçisi:

- Henüz kesinleşmiş bir şey yok.

TBMM Başkanı:

- Eğer Irak Devleti içinde bazı "özerk bölgelere... Otonom idarelere" yeşil ışık yakılacaksa... Bu sadece "Kürt Bölgesi" ile sınırlı kalmamalı.

ABD Büyükelçisi:

- Yani?

TBMM Başkanı:

Güney'de Şiiler var... Ayrıca... Irak'ta Türkmenler var... Bu durumda "Şii Özerk Bölgesi" ile "Türkmen Özerk Bölgesi" de kurulsun... Tabii bütün bu durumlarda hayli sıkıntı çekersiniz.

ABD Büyükelçisi:

- Ne gibi?

TBMM Başkanı:

- Kürt Bölgesi bizi rahatsız eder... Şii Bölgesi ile İran'ı karşınıza alırsınız... Türkmen Bölgesi ile de Suriye'yi... En iyisi, bu konuları kurcalamamak... Irak'ın bütünlüğünü, aynen korumak.

AFGANİSTAN
TBMM Başkanı:

- Afganistan'da ne yapacaksınız?

ABD Büyükelçisi:

- Afganistan'a Türkiye'siz girmeyi kesinlikle düşünmüyoruz... Bu konuda Türkiye'nin büyük katkısı olacak... Türkiye'siz olmuyor.

TBMM Başkanı:

- Afganistan'ın yeniden inşası konusunda da Türkiye'den yararlanılmalı.

ABD Büyükelçisi:

- Afganistan'ın yeniden yapılanması büyük bir program... Bu çerçevenin içinde Türkiye var.

KARA KUTU
Büyükelçi Pearson, Meclis Başkanı İzgi'ye dedi ki:

- Lütfen eşinize söyleyin... Eşim, ABD'den döndü.

- Olur, söylerim... Birbirlerini ararlar.

- Teşekkür ederim... Daha önceki gibi, yine ailece görüşürüz.

- Elbette görüşeceğiz.

***
İzgiler ile Pearson'ların "ailece görüştüklerini" öğrenince... Aklımıza "bir şey" geldi. Seneler önceydi.

Müfit Utku, Yargıtay Başkanıydı.

O dönemde "yüksek yargı organlarının başkanları" ailece görüşürlerdi. Her ay "birinin evinde" bir araya gelirlerdi.

"Diyalog içinde" olurlardı.

Ve yine o dönemde...

"Yüksek yargı organları arasında en ufak bir sürtüşme... Gerilim... Yanlış anlama... Kırıklık" yaşanmadı.

***
"Bunları" Ömer İzgi'ye anlattık.

Tepkisi "çok doğru yapmışlar" oldu. Ve devam etti:

- Bizler... Belirli konumlarda bulunanlar... Birbirimize uzak durursak, devleti kim idare edecek?... Yönetimde uyum için, bazı şeyleri yapmak gerek.

İzgi, yönetimin sanki "kara kutusu."

"Bir şeyler" yapıyor.

Ama "kamuoyuna hissettirmeden" yapıyor. Tepedeki yöneticilerle "ailece görüşüyor."

Hatta...

"Büyükelçi Pearson'la bile."

***
Ömer İzgi:

-- Yavuz Bey, başka türlüsü olamaz... Eğer Meclis'te Anayasa değişikliği konuşulacaksa... Ben "üç makamla" bu konuyu müzakere etmeliyim.

- Hangi makamlarla?

- Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı.

- Gidip, görüştünüz mü?

- Evet... Sadece Anayasa değişikliğinde değil... Onları da ilgilendireceğine inandığım her konuda.

- Örneğin?

- 312. madde konusunda.

- Görüştünüz mü?

- Söyledim ya size... Devletin her yöneticisi "sadece benim dediğim doğru" derse... O zaman çoğulcu demokrasi nerede kalır?.. Bu konular "dört makamın diyalog içinde olmasını" gerektiren konular.

VEFA ÜZERİNE
Ömer İzgi:

- Sayın Büyükelçi... Biz çok vefalı bir milletiz.

Robert Pearson:

- Bunu çok iyi biliyorum.

Ömer İzgi:

- 1914'te, büyük savaşta, Almanlar'ın yanında yer aldık.

Robert Pearson:

- Birinci Dünya Savaşı'nda birlikteydiniz.

Ömer İzgi:

- Halkımız, o tarihten beri Almanları'ı sever.

Robert Pearson:

- Tarihten gelen bağlara çok önem veriyorsunuz.

Ömer İzgi:

- Şimdi AB'ye girmek için, en büyük desteği Almanlar'dan bekliyoruz... Ama en büyük engel onlar... Ama buna rağmen, bir gün sokağa çıkın... Halka "Almanlar hakkındaki düşüncelerini" sorun... Tek cevap alırsınız: "Almanlar bizim dostumuzdur."

Robert Pearson:

- Vefalı bir milletsiniz.

Ömer İzgi:

- Evet... Bunu iyi bilin... Dost olalım, dost kalalım, dostluğu geliştirelim... Biz dostumuzu hiç unutmaz ve zor gününde yalnız bırakmayız.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır