kapat
25.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Çünkü vatandaş üçkağıtçı!

Türkiye'de devlet milletine hizmet için mi var, eziyet için mi? Yani sistem insanların mutluluğu için mi işliyor, mutsuzluğu için mi?

Eğer net olarak bir cevap veremiyorsanız başınızdan geçen en basit olayları düşünün... Örneğin; dünyaya gelen çocuğunuza nüfus kağıdı çıkarmak için Nüfus Müdürlüğü'nde nasıl saatlerce ayakta bekletildiğinizi... Ya da bir ev veya arsa alıp satarken Tapu Dairesi'nde nasıl günlerce süründürüldüğünüzü gözünüzün önüne getirin....

Sistem, vatandaşı yalancı, üçkağıtçı, devleti her an kazıklamaya hazır bireyler kabul ederek kurulmuş...

Örnek mi?

Bir devlet dairesinde işlem yaptırıyorsunuz, nüfus kağıdınız gerekli... Çıkarıp veriyorsunuz... Memur "Olmaz!" diyor, "Bunu böyle kabul edemem..."

- Ya ne yapacağım?

- Noterden tasdikli suret getireceksiniz.

- Peki şurada bir fotokopi makinası var.. Siz, fototopisini çekin...

- Olmaz... Mevzuat! Mutlaka noter tasdik edecek...

Dikkat edin; devlet öyle bir sistem koymuş ki; size de, memuruna da inanmıyor, güvenmiyor...

Bunun bir örneği de araç muayenesi konusunda görülüyor... İstanbul'da 2 milyon araca karşı iki tane muayene istasyonu var... Aracınızın fenni muayene zamanı gelmişse yandınız; günlerce sabah ezanında sıraya gireceksiniz...

Muayene dediğiniz de tam bir abukluk... Kaportayı aç, sinyal ver, farları yak... Frenlerinin tutup tutmadığına, lastiklerinin kabaklaşmış olup olmadığına bakan yok...

Peki o zaman neden bu iş özel şirketlere bırakılmaz... Örneğin Tofaş, Renault, Mazda, Ford, Volkswagen kendi araçlarının fenni muayenelerini kendi servis istasyonları ile yapamaz? Üstelik daha çağdaş bir yöntemle..

Yapamaz çünkü sistem, mevzuat, yasalar buna izin vermiyor... Çünkü devlet bizlere güvenmiyor... Bizi süründürmek varken, mutlu etmek istemiyor...

Hayalet otobüsler!
İstanbul'un sokaklarında yüzlerce İETT otobüsü yıllardır plakasız çalışıyor... Ben aracımı yanlış bir yere park etmişsem anında gelip çeken, 50 milyon liralık ceza makbuzu kesen trafik polisleri bu otobüsleri seyrediyor... Bir kanunsuzluğun devam etmesinin suçunu üstleniyor...

Suç tabii ki trafik polislerinin değil... Bu yasadışılığı himaye edenlerin... "Kamu görevi" diyerek görmezden gelenlerin...

Düşünün; plakasız yüzlerce İETT otobüsü İstanbul'un yollarında fiilen yolcu taşıyor... Ama yasalara göre böyle otobüsler yok... Hepsi hayalet! Bir kaza yapsalar tutulacak polis zaptına, kaza raporuna yazacak plakaları yok..

Ama dedik ya; İETT kamu görevi yapıyor... O, yasadışına çıkabilir... Vatandaş çıkarsa gününü görür...

Saygı budalası!
Samsun'da Serbest Bölgeler Müdürlüğü, serbest bölgede faaliyet gösteren firmaların dilekçelerini "Saygı ile arz ederiz" demedikleri için kabul etmiyor!

Düşünün; bir firma sahibisiniz, Serbest Bölgeler Müdürü'ne bir konuda dilekçe veriyorsunuz... Ve Halittin Tok adlı Müdür'ün "saygı-arz" kompleksi yüzünden boşu boşuna aylarca bekliyorsunuz..

İşte; böyle bekleyenlerden biri de Samsun Serbest Bölge'de milyonlarca dolar harcayıp fabrika kuran Cavit Çakar..

Çakar, elektriksizlikten fabrikasını çalıştıramayınca, Serbest Bölge Müdürlüğü'ne bir dilekçe veriyor... Dilekçesini "Saygı ile bildiririz!" şeklinde bitiriyor...

Aradan zaman geçiyor, yanıt alamıyor... Konuyu diğer işadamlarına açtığında aynı yakınmayı onlardan da duyuyor...

Sonunda dilekçesinin kabul edilmeme sebebini ortaya çıkarmak için noter aracılığı ile yine benzer bir dilekçe gönderiyor... Ve Samsun 4'üncü Noter'i şu tespit tutanağı ile rezaleti belirliyor:

"Sekreter tarafından evraklar alınıp inceledikten sonra ilgiliye evrakları alayamacağını, müdürlerinin kesin talimatları bulunduğunu beyan ettiler... Dilekçede yazılı bulunan 'saygı ile bildiririz' ibaresinin 'Saygı ile arzederiz' ifadesine dönüştürülmesi gerektiğini bildirdiler..."

***
Bu müdürle ilgili şu ana kadar ne gibi bir işlem yapıldı? Fırçalandı mı, yoksa sırtı mı sıvazlandı bilmiyorum... Bildiğim saygı, saygı duyulan insanlara gösterilir... Ve vatandaş ona hizmet eden kamu görevlilerine arzetmez, sadece gereğini yerine getirmesini ister...

Bu yasa çıkmaz!
Sarhoş sürücülere verilen 3 ay hapis cezasının paraya çevrilmemesini öngören tasarının Meclis'te kabul edileceğini zanneden yanılır. Şoförler lobisi bugünden kulise başladı bile... Boray Uras dün telefon etti... Umut doluydu... Moralini bozmak istemedim... Ama yine da "Fazla sevinmeyin" dedim...

Fıkra

Bagaj!
Genç işadamı, uçağa binmek üzere havalimanına gelir, bilet kontrolu yapılan masaya giderek elindeki valizleri teslim eder.. Ve biletini uzatarak, "Biletimden de göreceğiniz gibi ben New York'a gidiyorum... Ancak verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanının da Paris'e gitmesini istiyorum" der...

Görevli kız şaşkınlıkla, "Özür dilerim ama bunu yapabilmem mümkün değil!" diye itiraz eder.. Bunun üzerine genç işadamı cevabı verir: "Bunu duyduğuma çok sevindim.. Geçen sene öyle yapmıştınız da!.."

Hay ağzını ÖPEYİM!
Bu ortamda günü kurtarmaya yönelik halka arz, Beşiktaş camiasına zarar verir... (İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın)

Halkın sütunu

Çöp dağları
İstanbul'da belediyeler çöp toplama işini savsakladı. Cadde ve sokaklar çöp yığınlarından geçilmiyor. Ya taşeronlar paralarını alamadıkları için iş yavaşlatıyor ya da belediyeler rezilliği görmüyor. Ancak şu gerçek ki, olan İstanbul'a oluyor. Kaldırın şu çöpleri... Fatma Elyaban

Kırmızı kart
Yılda 1.5 milyar dolarlık kaçak enerji kullanımı olduğundan yakınıp, bunu önleyecek tedbirleri almayan Enerji Bakanı Zeki Çakan'a...

DOĞRU SÖZ
Yeteri kadar verdiğini sanıyorsan bir daha düşün.. Her zaman verecek daha çok şey ve onu verebileceğin bir kişi vardır...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır