kapat
25.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Devlet yardımı gizli olamayacak

Bankacılık sektörünün sorunlarının çözümü sermaye piyasasına zarar veriyor. Öncelikle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankaların küçük hissedarları banka bilançoları konusunda doğru bilgilendirilmedikleri için ellerindeki hisselerin değerinin sıfırlandığını anlayamadılar.

Şimdi de bankaların gerekirse devlet eliyle sermayelerinin güçlendirilmesi süreci küçük hissedarları yine zorlayacak gibi. Bu zorluğun ilk nedeni sermayelendirme aşamasında hissedarların değil de, bankacılık sisteminde risk doğurmayacak şekilde kamuoyunun bilgilendirilecek olması.

* Akçakoca: Sırası değil- BDDK Başkanı Engin Akçakoca ile yaptığımız söyleşide, bankaların eksik sermayesinin banka patronları tarafından konulacağını umduğunu söyledi. Kamunun ortaklığını patronların en son tercih edecekleri bir çözüm olarak gören Akçakoca, bankaların Fon'a devredilirken küçük yatırımcıların ellerindeki hisseleri de bedelsiz biçimde devredilmesinin çözüme kavuşturulması konusunda "Onun sırası değil" dedi. Akçakoca, "Sermaye desteği alacak bankaları açıklayacak mısınız?" sorusuna da "Bunları nasıl ve ne şekilde açıklayacağımıza henüz karar vermedik. Kurul kararına bağlıdır. Sistemik kredibiliteyi rahatsız etmeyecek her türlü açıklamayı yapacağız" cevabını verdi. Önemli bölümü önceki gün yayımlanan Engin Akçakoca ile söyleşinin doğrudan sermaye piyasasını ilgilendiren bölümü şöyle:

* Bu operasyonu yaparken bankaların küçük hissedarlarını da düşünüyor musunuz, yoksa beni ilgilendirmez mi diyorsunuz?

Hayır, bana ne demiyorum. Fona devredilen bankaların küçük hissedarlarının sorunlarını biliyorum. SPK Başkanı ile bu konuyu görüşüyoruz. Basından da sık sık izliyorum. Ama bunu çözecek bir fonum yok benim. O para nasıl oluşur, nerede oluşur, nasıl bir yasayla oluşur, bilmiyorum. Onun sırası da değil diye düşünüyorum.

* Böyle bir fonun oluşması gerektiğine inanıyor musunuz?

BDDK veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesinde olamaz diye düşünüyorum. Çözülecekse böyle bağımsız bir fonun oluşturulmasının yararlı olacağını düşünüyorum.

* Hissedarların eli ceplerinde- BDDK Başkanı'nın sözlerinden de anlaşıldığı gibi, sermayelendirme konusunda kamuoyuna verilecek bilgi "sistemik kredibiliteyle" sınırlı. BDDK bu konuda sorumlu olduğu alanın sağlığıyla sınırlı davranıyor. Doğal olarak sermaye piyasasının kurallarına gözetmiyor. Onun önceliği banka sisteminin kredibilitesinde.

Ancak ortada gizlenemeyecek hareketler olacak. Bir bankada sermaye açığı belirlediniz. Öncelik hissedarlarının getirip o parayı koymasında. Diyelim Akçakoca'nın söylediği doğru çıktı. Patronlar parayı koymaya karar verdi. Sermaye artıracaklar ve küçük hissedarlar da gelip ruçhan haklarını kullanacaklar. Yani en iyi senaryoda bile küçük hissedarların eli cebinde olacak. Bu durumda operasyonun gizliliği zaten kalmayacak.

* SPK devreye girebilir- İkincisi bu bankalar üç ayda bir bilanço açıklıyor. Bilanço kalemlerinden yapılan sermaye artışını ve dolayısıyla devlet yardımını bulmak mümkün olabilecek.

Bir başka seçenek ise yatırımcıların haklarını koruma misyonuyla SPK, Sermaye Piyasası Kanunu'nun verdiği yetki ve güçle bankacılardan bu bilgileri açıklamalarını isteyebilir. Eğer açıklamazlarsa 2-5 yıl hasip cezası gündeme gelir.

Galiba en iyi yol bu işin şeffaf biçimde yapılmasında. Geçmişte mağdur duruma düşürülen küçük hissedarların hakkalarının da teslim edilmesinde.

* Sonuç- "Ateşi ne kadar fazla örtersen, o kadar fazla parlar" Fransız Atasözü



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır