|
|
 |
Trabzon hüsrana davetiye çıkardı
Yıllardır Trabzonspor'u bir büyük karşılaşmada bu kadar amaçsız ve ne yaptığını bilmez halde görmedik. Bir takım kendi sahasında koşullar ne olursa olsun oyunun belirli bölümlerinde hiç olmazsa rakibi rahatsız eden bir futbol anlayışını sahaya yansıtır. Üstelik bu takım bir devrimi gerçekleştiren ekip ise... Savunmadaki oyuncular ile ilerdeki futbolcular arasında 60-70 metrelik bir boşluk varsa, rakibe nasıl baskı yapabilirsiniz. Yıllardır Trabzonspor savunmasının yanlışlarını gündeme getirdik. Dün akşam yenilen gollerde bireysel hataların üst düzeyde olduğunu bir kez daha gözlemledik.
Beşiktaş'ı büyütmüşler
Yenilen birinci golde kaleci Metin'in barajı yanlış kurdurmasının rolü büyüktü. Macit, Cem ve Mehmet bir savunma oyuncusunda olması gereken yetenekte değiller. Adam paylaşımında çok büyük hatalar yapıyorlar. Bir de rakip arkası dönükken faul yapma hastalıkları Trabzon'a pahalıya mal oldu. Şurası bir gerçek ki Trabzonsporlu oyuncular, Beşiktaş'ın gücünü çok büyütmüşler. Sorumluluk almaktan kaçan oyuncuların çokluğu yüzünden de bir sıra takımı görüntüsü bile vermediler.
Ligin ilk yarısının flaş isimlerinden Zafer'i sahada gören var mı? Sommers gibi ağır bir futbolcuyu sol kenarda oynatmanın bizce mantığı yok.
Kim organize edecek?
Orta alan futbolcularına baktığımızda oyunu organize edebilecek bir isim yok. Hasan sadece koşuyor. Böylesine kritik maçlarda deneyimsizliği yüzünden inanılmaz pas hataları yapıyor. Marco ise ne savunmaya yardımcı olabildi ne de ofansif anlamda takımına katı yapabildi. Kabul etmek gerekir ki futbol kollektif bir oyun. Yalnız böylesi büyük maçlarda yaratıcı oyunculara büyük gereksinim vardır. Eğer dün akşamki gibi hem yaratıcı futbolcularınız fazla değilse hem de fizik mücadelelerde sorumluluk duymazsanız böylesi hüsran kaçınılmaz olur.
|
|
|
|