kapat
21.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Bu takım böyle oynar mı Oğuz!

F.Bahçe, Samsun'da kötü oynadı. Ama bundan evvelki maçlar kadar kötü değildi. Fizikman bir gelişme var. Ama ne yani, 10 günlük antrenmanla süper bir fizik gücü kazanılacak mı sanıyor insanlar? Burada mühim olan, takımı sahaya düzgün çıkarmak. Yani oyuncuların doğru yerde oynatılması... Lorant daha takımı tanımadığı için bilgileri de Oğuz'dan alıyor tabii ki...

Oğuz müdahale etmeli
F.Bahçe, Oğuz'un tavsiyesiyle bu kadroyu çıkardıysa durum vahim. Yok eğer Oğuz buna müdahale etmeyip, "Hoca takımı sen kur" dediyse, daha da tehlikeli ya neyse. Şimdi ben ranseymanı Oğuz verdi diye farzederek yorumumu yapacağım...

Bir orta saha düşünün... Lazetiç ortada oyun kuracak, Ogün ile Johnson da pres yapacak. Yahu Ogün dışındakiler topu görse, bomba diye karakola götürecek adamlar. Yani onu kullanmasını bilmiyorlar. O zaman Fenerbahçe oyunu nasıl açar, topu nasıl kontrolu altına alır?

Lazetiç 18'e bile girmez
Yanlış 1: Ogün, yaşı itibarıyla geride oynar. Çünkü geriden oyunu görür, gelebilecek tehlikeleri çabuk sezer ve fizikman da diri kalır.

Yanlış 2: Lazetiç'i bırak orta sahanın ortası, 18'e bile almamak lazım.

Yanlış 3: Ogün, Ümit Özat'ın yerine çekilirse, orta alana Hakan Bayraktar ile Ceyhun'u alır, oraya bir yaratıcılık ve dinamizm getirirsin. Ama F.Bahçe bunu da yapmadı.

Ve yanlış 4: Revivo asla ama asla ikinci santrfor olarak oynatılmaz. Mustafa Denizli, bu çocuk için "Benim beynim" diyordu. Bravo! Lorant da aynı şeyi söylüyor, ona da bravo! Peki kardeşim takımın beyni niye gidip sağ kanada saklanır? Çünkü gücü, çabukluğu ve sürati yok. Oraya gidip dinleniyor. Sen bir de bu adamı ikinci santrfor yapıyorsun. Ne oyunu görebiliyor, ne gole giden pas verebiliyor. Vasat bir adam görüntüsünde... En ufak darbede kendini yere bırakıp hakeme bakıyor.

Koşmakla maç kazanılmaz
Bu kadar yanlıştan doğru çıkmasına imkan yok. Orta sahada topu kullanamayan F.Bahçe, sürekli korkudan geriye oynuyor. Hatta en gerideki Ümit Özat, 10 toptan 6'sını Rüştü'ye yolluyor. Rüştü de hoppa ileri. Sadece koşmakla bir takım maç kazanamaz. Önce bunu anlayın. Topun değerini bilen adamları kadroya koyun. Ki, F.Bahçe'nin futbolu güzelleşsin. Oktay diye bir çocuk var. Tam santrforda oynayacak adam. Ama o da sakatlıklarla boğuşup duruyor. Bu çocuk ne zaman oynayacak?

Süper Lig'in en zayıf forveti
Çok basit bir futbol çelişkisi var ortada... F.Bahçeli futbolcuların uzun pas isabet yüzdesi 0'a yakın. Ortada oyunu çabuklaştıracak, tek pas yapacak adamları da yok. Forvette deparlı, defansın arkasına sarkacak silahı da yok. Aksine Süper Lig'in en zayıf forveti. Helva gibi dağılıyor. Hep öyle rölantideki adamlardan kurulu. O zaman bu takım maç kazanamaz.

Acil olarak 5 transfer lazım
Beni en fazla meraka düşüren nokta şu... Beşiktaş'ın 5 kuruşu yok. Daum sürekli bağırıp çağırıyor. G.Saray borç batağı içinde. F.Bahçe maddi açıdan hepsinden iyi. Ama adamlar her dakika transfer yapıyor. Sayalım mı? Beşiktaş Myhre, Asper, yeni Gürcü Demetradze, Marinho; alıyor da alıyor. G.Saray Murat Sözkesen, Batista, forvete yeni bir Kolombiyalı... Sanırsınız ki, F.Bahçe'nin kadrosu çok kaliteli de ondan hiçbir hareket yok. Çünkü Denizli "Transfer istemem" dedi. Lorant daha takımı görmeden "Transfere gerek yok" tribine girdi. Beyler, bu kadro öyle camianın inandığı gibi kaliteli ayaklardan filan oluşmuyor. Ve nerden baksan 5 (yazıyla: beş) transfer lazım. Ama yok. Çünkü hocalar istemiyor-muş. Üstüne Andersson'a 1 yıl daha sözleşmesini uzatma teklifi yapılıyor. Bu eziyete 1 sene daha kalbi dayanmaz kimsenin... Geçen sene tribünlere kan kusturarak şampiyon olan F.Bahçe, bunun tertibatını almadı.

Ve tatlı hayata bakın, paralarını günü gününe ödeyen F.Bahçe'de birtakım "mutsuz" adamlar var. En başta da Rapajç Efendi... Dragos'ta bir villada oturuyor. Kirasını kulüp ödüyormuş. Özel masörü var. Ona oda açmak için, altyapıdan yetişip antrenmanlara çıkacak gençlerden biri takımdan gönderiliyor. Parasını trink diye dolar üstünden alıyor. Adam hâlâ mutsuz. F.Bahçe bunlar yüzünden belini doğrultamıyor.

Hakkını da verelim.... F.Bahçe Samsun'da ahım-şahım oynamadı ama şansı da yanında değildi. Revivo'nun şutu direkten dönmese, 10 saniye sonra Andersson'un kafası kalecinin kucağına değil de direk dibine gitse herşey farklı olabilirdi. Futbolda şans önemlidir, biraz da şansını kendin yaratırsın...

Güdümlü yorumlar
8. hafta... Mustafa Denizli, Rize'de 45. dakikada 3 oyuncu değiştirdi diye yerden yere vuruldu. Oysa Fenerbahçe maçı kazandı. Samsun'da ise Lorant değişiklikleri erken yaptığı için takım 12 dakika 10 kişi oynadı, Fenerbahçe yenildi. Kimseden tık yok... Nedir bu çifte standart?

Mustafa Denizli bu konuda doğru eleştinldi. Ama aynı eleştiriyi Lorant'a da getirmek lazım.

Ben de zaten maç yazımda bunu yaptım. Medyanın çifte standart uygulaması yanlış. Ve bu tarzdaki güdümlü yorumlar Fenerbahçe Kulübü'ne zarar verir. O zaman doğruyu bulma şansı azalır.

Bunun şöyle bir sebebi olabilir; Denizli, kendini savunmak için televizyonlarda basına hakaret edince, böyle bir tepki oluştu. Ama benim için doğru her zaman doğru, yanlış her zaman yanlıştır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır