Çocuklarımız...
İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen ile konuşuyorduk... Bir ara "gündeminizdeki en önemli konu nedir" diye sorduk.
"Anında" yanıt verdi:
- Çocuklar.
"Geçen ay" Yücelen ile birlikte, İçel'e gitmiştik. Gündeminde yine "çocuklar" vardı.
"Hâlâ" çocuklar var.
***
İçişleri Bakanı sordu:
- Türkiye'deki çocuk sayısı nedir?
Ülkemizin nüfus yapısı "hayli genç."
"Çocuk sayısına" gelince...
Yanıt vermek zor. "Şunun için" zor:
"Hangi yaş grubunu" çocuk sınıfına sokacağız?
Kendisine "bunları" söyleyince...
Bakan Yücelen güldü:
- İşin o tarafını karıştırma.
***
İçişleri Bakanı, önümüze "yasaları... Yönetmelikleri... Altına imza koyduğumuz uluslararası sözleşmeleri" dizdi.
Hepsinde de "çocukluk yaşı" farklı.
Kimi "18 yaşa kadar olan nüfusu" esas alıyor.
Kimi "on beş." Kimi "on iki."
"Mevzuat" öylesine karışık ki...
Öylesine "çelişkilerle" dolu ki...
"İçinden çıkabilmek" olanaksız.
***
Bizim yasamızdaki "çıraklık yaşı" farklı.
"İmza koyduğumuz" ILO sözleşmesindeki yaş, farklı. Eğer "ILO sözleşmesini... AB standardını" esas alacak olursak.
Bizim yasamızın yeri "çöp tenekesi."
***
Neyse... "Konuyu" dağıtmayalım. Ve Bakan'ın bize sorduğu soruyu, biz ona soralım:
- Çocuk nüfus?
Yücelen:
- Nüfusun yüzde 48'i.
Bakan'ın ölçüsü, "suç ve ceza mevzuatının" koyduğu ölçü.
***
"Çocuk suçluların" sayısı giderek artıyor. Suç işleyen çocukların da "çoğu" yakalanıyor.
"Yargılanıyor."
Bir kısmı "hapse giriyor."
Ancak...
İçişleri Bakanı'nın deyimi ile:
- Çocuk suç işlemesini, asıl cezaevinde öğreniyor.
- Ama orada "sübyan koğuşunda" kalıyorlar Sayın Bakan.
- Bir şey farketmiyor... Topluma kazanalım... Islah edelim diye cezaevine giren çocuklar, içerden, daha da bozularak çıkıyor... Sanki suç işleme dersi alıyorlar.
***
Avrupa'da nüfus "giderek yaşlanıyor."
Bu nedenledir ki...
Komşumuz Yunanistan dahil, bütün Avrupa "göç almak zorunda."
Bu, Türkiye için "büyük olanak."
Ama çocuklarımızı "eğitebildiğimiz takdirde."
Onları "suçtan uzak tutabildiğimiz ölçüde."
***
Rüştü Kazım Yücelen ile sohbet ederken...
"Şunları" düşündük. Bugün ülkemizde 400 bin "kahvehane" var. 15 bin "meyhane."
Ve sadece 131 "kütüphane."
Eğer eğitime önem verebilseydik...
Kütüphane sayısını "meyhanenin üstüne" çıkarabilseydik...
Bugün Türkiye de çok farklı olurdu.
İçişleri Bakanı'nın gündemi de.
***
Rüştü Kazım Yücelen "çocuklara yönelik" projeleri anlattı.
Onları "kazanma projelerini."
Bu amaçla, polis bünyesindeki "yeniden yapılanmayı."
Bakan'ın izlediği yol "doğru yol."
Yücelen bu yolda yalnız bırakılmamalı.
Ve bu yol bir "devlet yolu" halini almalı.
|