Daha kuruluş günlerinde isyanın her türlüsünü gören, yaşayan bir ülkede..
Uzun yıllar her türlü terörün acısını çeken bir ülkede..
Etnik teröre de..
Dinsel teröre de..
İdeolojik teröre de on binlerce kurban veren bir ülkede..
Bazı şeyleri konuşmak çok zor oluyor..
Devlet de, toplumun bazı kesimleri de, anında tepki gösteriyor..
Çoğu zaman tepki refleks olarak ortaya çıkıyor..
Bu reflekssel tepki, aslında geçmişte yaşananların bilinç altında bıraktığı derin izlerin ürünü..
Bakın, üniversitelerde bir kampanya sürdürülüyor..
Kürtçe eğitim için 5103 dilekçe verilmiş..
Belli ki örgütlü bir eylem..
Bu ayrı bir konu..
Benim değinmek istediğim alan farklı..
Bir grup yazar Kürtçe radyo ve televizyon yayınının sakınca doğurmayacağını, kürtçe eğitim konusunun düzenlenebileceğini söylüyor..
Ankara'nın resmi görüşü ise.. Bu, ayrılıkçı akımı güçlendirir..
Peki devletin bu konuda çok hassas olmasının, ayrılıkçı rüzgâr estirir diye karşı çıkmasının ardında yatan ne?..
Gelin bugün bu bilinç altına bakalım..
Varlık vergisi konusundaki incelemesiyle gündeme gelen Doç Dr. Ayhan Aktar resmi ideolojinin oluşumunu bakın nasıl anlatıyor:
"Cumhuriyet'in kurucu heyeti uzun bir savaş yaşadı. Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı..1912 ile 1922 arasında bu ülkeyi yönetenler on yıl savaştılar.. Bu insanlar ihaneti, işgali, milliyetçi hareketleri gördüler, mağlubiyeti yaşadılar. Savaş, ve toprak kaybettiler.. Farklı etnik ve dini gruplardan insanların Osmanlı şemsiyesi altında var olma anlayışı,1912'deki milliyetçilik akımlarının yarattığı Balkan Savaşı'yla terk edildi.. Yönetici seçkinlerin doğduğu yerler gitti. Atatürk biliyorsunuz Selanik doğumludur. Bir insanın doğduğu yere bir daha gidemeyecek olmasının yarattığı bir travma vardır. Cumhuriyet'i kuran kadronun kemiklerine işlemiş bölünme korkusu bu yıllara dayanır. O neslin bireysel tecrübesi bizde resmi görüş haline geldi. 30-40 yaşında olanlar böyle bir travmayı yaşamadılar.. Onlar kendilerine, topluma ve dünyaya daha çok güvenerek bakıyorlar."
İşte Kürtçe konusundaki tartışma da bu noktada düğümleniyor..
Ülkeyi yönetenlerde, Balkan Savaşı'yla başlayan, PKK ile yeniden güçlenen 'bölünürüz düşüncesi' şimdilik ağır basıyor..