
Yatırımcı korunacak
Bankalara yapılacak sermaye desteği, halka açık banka bilgilerinin açıklanması ve sermaye artışı sonrası küçük yatırımcıların korunmasını önemli hale getirdi
Başbakan Bülent Ecevit'in ABD programı nedeniyle ekonomik ve siyasi gündem Washington'a endekslendi. Ancak, Sermaye Piyasası Kurulu'nun 20'inci kuruluş yıldönümü dolayısıyla Ankara'da verilen resepsiyon da bir başka önemli platform oldu.
Hemen belirtelim, tartışmaların odağında hâlâ, devlet eliyle bankalara yapılacak sermaye desteği var. Edindiğimiz izlenim o ki, SPK Başkanı Doğan Cansızlar gerek kaynak alacak halka açık bankalara ilişkin bilginin kamuoyu ile paylaşılması, gerekse bedelli sermaye artırımı sonrasında küçük yatırımcıların korunması için çaba içinde. Bu nedenle sık sık BDDK ile birlikte çalışacakları vurgusunu yapma ihtiyacı duydu.
Fon Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı bırakan Tevfik Altınok ise bir anlamda eski dostlara veda etti.
Yatırımcı dikkatli olmalı
Ancak, devletin sermaye desteği ile ortak olduğu özel bankacılık sisteminden çıkışının sanıldığı kadar kolay gerçekleşmeyeceği kaygısı hemen herkeste hakim. Tıpkı kur çapasının ağır bir devalüasyonla sonuçlanmasında görüldüğü gibi. Bu kez, devletin kısmen ortaklık bağı kurduğu bankalardaki hisselerini sanıldığı kadar kısa sürede elden çıkaramayacağı hatta ortağı bankayı Fon'a almak zorunda kalabileceği konuşuluyor.
Ayrıca, bazı bankaların sermaye yeterliliğini iyileştirmek için kredilerini vadesinden önce tahsil yoluna giderek, reel sektör üzerinde baskı yaratma olasılığından da söz ediliyor. Böylesi bir durumda, bu pakete destek veren patronlardan feryatlar yükselebilir.
Gelelim olayın bir de İMKB cephesine. Başkan Osman Birsen'le konuşma fırsatı bulduk. Birsen, şunları söyledi:
"Türkiye, olağanüstü bir dönemden geçiyor. Bu tür dönemlerin çözümleri de olağanüstü oluyor. Yatırımcı olağanüstü dönemden geçtiğimizi bilerek hareket edecek. Milli bankacılık sisteminin devamı için sermaye desteği gerekli görüldü ve TBMM'den onay alındı. Yasada, saydamlığın sınırları tanımlandığına göre, özel durumlarını açıklamayan halka açık bankalar açısından Borsa kodundan çıkarma gibi yaptırımlar söz konusu olmaz."
dBakan Bal'ın işi neden kolaylaştı?
Bürokratları, ideolojik ayrıma tabi tutmak yerine liyakat ve dürüstlüğe göre sınıflandırmak, iktidarda kim olursa olsun önemli avantajlar sağlıyor.
Devlet Bakanı Faruk Bal, bu açıdan hayli şanslı. Neden mi? Dikkatli gözler, bankalara devlet sermayesi verilmesini içeren yasa tasarısı müzakerelerine MHP adına Bal'ın katıldığını fark ettiler. Nedenini sorguladılar. Cevap basitti. Çünkü, milliyetçi, liberal hatta sosyal demokrat sentez, Bakan Bal'ın işini kolaylaştırdı. Sakın, görev yerlerini esas alarak yanılmayın.
Taraflı-tarafsız herkesin birleştiği bir konu var. Konut Müsteşarı Haluk Ayhan, Müsteşar Yardımcısı Ali Alp ve TOKİ Başkanı Tuna Turagay, finans konularına hakimiyetleri ile hem bakanın elini güçlendirdiler, hem de yasadaki boşlukların doldurulmasını sağladılar.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* 2001 yılının zam rekortmeninin fiyatı yüzde 428.7 artan kuru sarımsak olduğunu, ardından, yüzde 286.5 zamla otoban geçiş ücreti ve yüzde 217.9 zamla ayçiçek yağının geldiğini,
* Devlet Bakanı Kemal Derviş'in, "2003 yılında uygulanmak üzere çok ciddi bir vergi reformu hazırlığı yapılacak. O çerçevede, bankacılık sektöründeki vergi yükleri konusu da ele alınacak" dediğini,
* Yurtdışı fuarlara katılan firmalara verilen devlet yardımının bu yıl ödenek yetersizliği nedeni ile kesintiye uğradığını, bu durumun Devlet Bakanı Tunca Toskay'ın başını hayli ağrıttığını,biliyormusunuz
Okan MÜDERRİSOĞLU
|