Geçenlerde, Amerika'nın Orlando kenti yakınlarında bulunan Disney Yat Klübü'nde çok önemli bir toplantı yapıldı.
Toplantı kapalı bir odada gerçekleşti ve katılanların tümü sivil giyimli idi.. Sanki bir şirketin üst düzey yöneticileri gelmiş ve şirketlerinin durumunu konuşuyorlardı..
Ama biraz dikkatli bir göz, bu sivillerin saç kesimlerine baktığı zaman, hepsinin subay olduğunu hemen anlardı.. Ve nitekim anladı da..
Bu 24 kişinin çoğunluğu tuğgeneral ve tümgeneral rütbesindeydi. Aralarında birkaç da albay vardı.. Kapalı kapılar ardında konuştukları konu ise şuydu:
"Amerikan ordusunun yapısını nasıl değiştirelim ki, önümüzdeki yıllarda dünyanın herhangi bir yerine ateş gücümüzü hızla götürebilelim?"
Aranan yöntem, ABD Silahlı Kuvvetlerini nasıl "daha hızlı, daha iyi, daha ucuz ve de daha akıllı" savaşa sokabiliriz sorusunda düğümleniyordu..
Dikkatinizi çekti mi bilmiyoruz, onun için bu ifadelerde bir başlığı tekrar dikkatinize getirelim: "daha ucuz.."
Amerikalı generallerin parolası "Barışta caydırıcı, savaşta ulaşılmaz bir güç olmak.."
Soğuk Savaş yıllarına göre kurulup şekillenmiş olan Amerikan ordusu şimdi değişiyor.. Onlar, artık dünyanın herhangi bir yerine müdahale için, aylar yerine birkaç gün içinde bunu yapabilmenin planlarını hazırlıyorlar. Bunu gerçekleştirmek için de Moğol İmparatoru Timur'un "Elimde hazır olan 10 kişi, uzakta olan 10 bin kişiden daha iyidir" sözünü örnek almış durumdalar..
Generaller öncelikle ana savaşma birliklerinin silahları ve haberleşme sistemlerini iyileştirmek istiyorlar. İkinci konuları, ana savaş birliklerinin boşluklarını doldurabilecek bir ikinci ordu.. Bu ikinci ordu ortalama 4'er bin askerden oluşacak 8 birlik ile 96 saat içinde bir olaya müdahale edebilecek. M-1 tanklarını uçaklarla nakletmek mümkün olmadığından, Amerikan ordusu artık hafif, yani 19 tonluk 2 bin 100 adet tekerlekli hafif piyade aracı kullanacak. Bunun için ayrılan bütçe 4 milyar dolar.
Ve nihayet gelecekte savaşacak birlikleri oluşturmak.. Bu ordu, geleceğin savaş sistemleri ile donatılacak..Örneğin "Enerji Silahları" gibi.. Nasıl bir şey olacağını, kendileri dahil henüz kimse bilmiyor..
Bütün bunların, bizim Silahlı Kuvvetlerimiz'in de aynı yöntemlerle bir şeyler yapmalarını gerektirdiği görüşündeyiz.. Örneğin "yeni bir orduda görev alacak kişilerin hangi kıstaslara göre askere alınmalarını" tartışmalıyız..
Kim bilir, belki Genelkurmay bu tür çalışmalar yapıyordur.. Yapmasına yapıyordur da, bizim Ankaralı gazeteciler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kıvrıkoğlu'na "Sayın Komutanım, siyasi ve ekonomik olarak ülkemizin durumunu nasıl görüyorsunuz?" diye sorup, aslında "Belediyeler Yasası"nı niye sormadılar diye de hayret ediyorum, gazetelerine manşet olmaktan, askeri konulara vakit bulamıyorlar..
Belki yeni kurulan SAREM bu konuda adımlar atabilir. Planlar hazırlayıp Genelkurmay'a sunabilir..
Evet biliyoruz, bütün bunları yapmak çok büyük paralar.. Amerika ile bu konularda boy ölçüşemeyiz.. Zaten paramız da yok.. Paramız yok ama, aklımız var.. "Daha ucuz" sözü bize örnek olsun..
Çalışalım.. Türk ordusunu çağa hazırlamak için herkes bir konunun ucundan tutsa, inanıyoruz ki çok olumlu sonuçlar alabiliriz.. Çünkü, içinde yaşadığımız coğrafya bunu gerektiriyor..
Sizlere hayırlı bir Pazar günü dileriz, sayın okurlarımız..