
Bir insan, bir koleksiyon
Halil Bey, hanım arkadaşı tiyatrocu ve şarkıcı Marie Colombier ile Baden'dedir. Halil Bey, aralarında henüz şansölye olmayan Bismarck'ın da bulunduğu bazı ünlü kişileri, aslında püf noktasını kendisinin bildiği yemek davetlerinden birinde ağırlamak konusunda Colombier'den yardım ister.
Sofraya oturulur, Rus kadınlarının, özellikle Kafkas kadınlarının güzelliğinden söz açılır. Halil Bey de çapkınlık maceralarını anlatmaya başlar bu arada. Cinsinin müthiş örneği olan bir kadına tutulmuştur St.Petersburg'da. Fakat gözleri miyop olduğu için kadının yer yer saçlarının döküldüğünü ve derisinde kırmızı lekeler bulunduğunu fark edememiştir.
Frengi kapmıştır yani...
Oysa Halil Bey, hastalığının gülünç bir yön değiştirmesiyle, sanatta kendisine sonsuza dek sürecek bir şöhret getireceğini düşünmüyordur.
Çünkü 1866'da ressam Courbet'ye ünlü tablosunu, bir örtünün altında edeplice gizlenen "Dünyanın Kaynağı"nı işte bu sırada, frengi saplantısına kapılmışken ısmarlayacaktır.
Courbet'in elinden çıktıktan sonra kamuoyundan özenle gizlenen, ancak 26 Haziran 1995'te Orsay Müzesi'nde sergilenişinden sonra skandallara neden olan "Dünyanın Kaynağı", Enis Batur'un deyişi ile "Batı sanatı tarihinin en cüretkâr bir girişimi... 'Konu'sunun düpedüz kadın cinsel organı olmasıyla bütün çıplak geleneğinin ucuna yerleşen" bir resim...
Bu anekdotu Fransız sanat tarihçisi Michele Haddad'ın Elif Gökteke çevirisiyle "P Kitaplığı"ndan çıkan "Halil Şerif Paşa" başlıklı kitabından aktarmaya çalıştım.
Peki, kim bu Halil Şerif Paşa?
Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın yakını Prens Büyük Şerif Paşa'nın iki oğlundan biri... Fransa'da bir Parisli gibi yaşayan Osmanlı diplomatı, siyaset adamı, bir Tanzimat aydını... Batı resmi alanında, belki de ilk Türk koleksiyoncu... Ingres'ten Courbet'ye uzanan, 1866'da müzayedeye sunulduğunda Paris'i birbirine katan bir koleksiyon yaratıcısı...
Haddad, "Halil Şerif Paşa" kitabında, sanat ve yaşam tutkunu Halil Bey'in koleksiyonunu nasıl bir aşkla oluşturduğunu anlatırken, gerçek anlamda sanat koleksiyonculuğunun gerektirdiği bilgi, birikim ve deneyimin ipuçlarıyla sırlarını da ortaya dökmekte...
Kitabın ikinci bölümü ise Halil Şerif Paşa koleksiyonu için 1868'de Paris'te "Hotel Drouot"da düzenlenen müzayedenin kataloğundan oluşmakta, hem de dönemin ünlü şair, romancı ve estetikçilerinden Theophile Gautier'nin sunusuyla...
Halil Şerif Paşa'nın kişiliğinde Doğu ile Batıyı buluşturan, adı bir kişiyi çağrıştırsa da bir kimliğin ve dönemin romanı niyetine okunabilecek bir çalışma...
VİTRİNDEKİ KİTAPLAR
Yol mu önemli, yolculuk mu?
Anna Quindlen, bir bestseller ve köşe yazarı... On dokuz yaşındayken annesini kaybediyor. Bu olay, onun için dünyayı siyah-beyaz ile çok renkli görme arasındaki ayrım çizgisi olarak yansıyor hayatına...
Ve hayatın kostümlü bir prova olmadığını, garanti denilebilecek tek şeyin yaşanılan gün olduğunu anlıyor. Bunun üzerine "Kısa Bir Mutlu Yaşam Rehberi" kaleme alıyor.
Bu rehber, konusuna uygun fotoğraflarla "Dharma Yayınları" arasında çıktı.
"Varılacak yeri mi, yoksa yolculuğu mu sevmeliyiz?" sorusuna yanıt arayanlar için...
* Kılıç Üstadı: Arturo Perez-Reverte, İspanya tarihine ayna tutuyor. (Everest Yayınları)
* Makedonya Sorunu: Fikret Adanır, kapanmayan bir yarayı deşiyor. (Tarih Vakfı Yurt Yayınları)
* Harem'den Kaçan Şehrazat: Fatima Mernissi, "harem"in sırlarını ifşa ediyor. (Alfa Yayınları)
* Uygulamalı Türk Dili: Yusuf Çotuksöken'den Türk diline rehber bir çalışma... (Papatya Yayıncılık)
* Cehennemde Bir Ada: Gülseren Engin'in savaşın acılarına adanmış bir roman... (Remzi Kitabevi)
* Hayatı Yeneceğim: 85 yaşında, 18 kimlikli Avukat Fethi İnaler'in anıları...
* 80. Kuruluş Yıldönümü Semineri: Yamaner Hukuk Bürosu'ndan Türkiye'de Telekomünikasyon Hizmetleri'ne iki seminer...
* Çevre: Alâettin Bahçekapılı'nın çevre sorunlarını irdeleyen araştırması... (BRT Yayınları)
HAYAT ve KADIN...
"Hayatınız seçtiğiniz kadındır. Bir kadın değil bir hayat seçersiniz çünkü..."
AHMET ALTAN: Kristal Denizaltı, (Can Yayınları)
|