kapat
08.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Hak etmeyene, hak yiyene, haksızlığa SON veriliyor

Türkiye yarın yeni bir gazete ile tanışacak SON... Açık ismi ile "Hak etmeyene, hak yiyene haksızlığa SON..."

Mizanpajı, içeriği, haberlere bakışı, yorumlayışı ile alışılmışın dışında bir gazete... Kimseye diyet borcu olmayan bir halk gazetesi... Halk için mücadele edecek, halkı soyanın, halkı horlayanın, halkı kapıdan sokmayanın karşısına dikilecek...

Ve onları dize getirecek bir gazete...

Bu gazeteyi yapanları yakından tanıyorsunuz... Çünkü onlar dolarla maaş almıyor, plazalarda oturmuyor... Sizin gibi ve en önemlisi sizlerin arasında yaşıyor... İşte onun için SON'un diğer gazetelerden farkı, bu gazeteyi hazırlayanların sizden olması... Sizin çektiklerini bilmesi, inlemenizi işitmesi, nasıl horlandığınızı görmesi...

Ve bütün bunlara son vermek için yemin etmesi...

***
SON; basında ilklere imza atıyor...

Her gün bir siyasi parti liderini veya bir bakanı, milletvekilini, belediye başkanını ağırlayacak, iki saat boyunca sizlerle konuşturacak... Telefonu çeviren her SON okuru karşısında o günkü konuğu bulacak..

Örneğin SON'un ilk günkü konuğu CHP lideri Deniz Baykal... Perşembe günü Spor Bakanı Fikret Ünlü, cuma günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan telefon başında olacak... 14 Ocak Pazartesi DYP lideri Tansu Çiller, 15 Ocak Salı İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen SON okurlarıyla telefonda buluşacak... SON'cular telefonu açıp sorunlarını bu isimlere birebir aktaracak...

***
SON'un bir başka ilki; her gün fotoğrafını yayınladığı "KAÇAK"ı tanıyıp yakalayan okuruna 1 milyar ikramiye vermesi... Bunun için o kişiyi tanımak, "Sen SON'un kaçağısın" diyerek cebindeki 1 milyar lirayı almak yeterli...

***
SON SÖZ: Unutmayın yarın farklı bir gün olacak... Sizler için de, ülke için de.. Bugünden SON'unuzu ayırtın..

Huu! İzmir'in erkekleri!
Adı Siren Ertan... Memleketi İzmir... Her gece bir barda... Aslında bonkör ve de hovarda... Makyaj güzeli... Yüzüne sürdüğü boyanın miktarına bakarsanız sanırsınız ki ya DYO'nun ya da Marshall'ın sahibi...

Neyse bu tarafı bizi ilgilendirmiyor... Bizi ilgilendiren; Siren Ertan'ın "İzmir'de evlenecek erkek bulamadığım için İstanbul'a geldim" demesi ve bu sözleri İzmirli erkeklerin sineye çekmesi...

Merak ediyorum; İzmirli erkekler neden Siren Ertan'ın bu sözleri karşısında sus pus oldu... Neden biri olsun da çıkıp hak ettiği cevabı bu hanımefendiye sunmadı?

Nerede benim aslan gibi İzmirli hemşehrilerim?

Huu! Öldünüz mü?

Aklınızı tatile göndermeyin!
Yıllardır "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" masalını dinleriz.

Çok da iyimseriz.

Hiç şüpheye düşmeden, karamsarlığa kapılmadan bu hayalin gerçekleşmesini bekleriz.

"Hukukun üstünlüğü" derler seviniriz.

Hamasi nutuklarla delicesine çarpar yüreğimiz.

Çok yasa çıkartmış olmakla övünür seçtiklerimiz.

"Faydası ne" diye sual etmeyiz.

"Askere gel" derler, gideriz.

Vergi isterler, veririz... Hatta ikiye, üçe, beşe katlarlar. "Ne oluyor?.." demeyiz.

Hakimiyet kayıtsız şartsız bizim ya!.. Bu nutuklarla yetiniriz...

"Hak yok, vazife vardır" derler, yüksünmeyiz.

Ellerimiz böğrümüzde, kurtarıcı yolu gözleriz.

Suçları sabit görülenler hakkında "Zaman aşımı" gerekçesiyle ceza uygulanmayıp, dosya rafa kaldırıldığında bile dellenmeyiz...

Yapanın yanına kâr kaldığını, "Düzenin icabıymış" diyerek sineye çekeriz.

Doğalgaz soygununu kabulleniriz.

Her bir şeyi biliriz.

Seçim sandığı ortaya konulduğunda ise aklımızı tatile gönderir, parti tiryakisi gibi oy veririz...

Sonrasında...

Şikâyet korosunun en ön safındaki yerimize geçeriz.

***
Liberal Demokrat Partisi'nden dün faksıma düşen bu açıklamanın altına imzamı atarım... Dilerim 65 milyon da benim gibi düşünür...

Fıkra

Bellek
Üç yaşlı arkadaş, gazinoda eski günleri anarak söyleşiyorlardı. İçlerinden biri, "Uzağı göremiyorum artık. Dans eden şu güzelleri bile seçemiyorum" dedi...

İkincisi atıldı:

"Ben de müziği işitemiyorum. Oysa ne kadar çok severdim!."

Sıra en yaşlısına geldi:

"Bir de bana sorun yaşlılığı... Geçenlerde 20 yaşındaki metresimi sevip okşadıktan sonra yatağa götürmeye çalıştım. Ne dese beğenirsiniz? Daha yarım saat önce sevişmedik mi, bunak sevgilim deyiverdi. Bellek bunaklığı hepsinden beter!"

DOĞRU SÖZ
Sevginin olmadığı yerde yaşam da olmaz

Hay ağzını ÖPEYİM!
Türkiye 2002'yi taze bir başlangıca dönüştürebilir. Acılar, eziklikler dünyasına tutsak olmak zorunda değiliz. (CHP Genel Başkanı Deniz Baykal)

Kırmızı kart
Doğalgazın ucuzlatılması ile ilgili toplantı öncesinde pahalı faturalar dağıttırıp halkı son kez de olsa kazıklama cinliğini(!) gösteren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır