HASAN ÖZFİDAN
Sayın, Metin Tutkal.
Konuşan değil, susan bir Türkiye'nin yeğlendiği ülkemizde, size göndermiş olduğum "Şişşşşşşt Ankaradakiler Sesimizi duyun artık ile Duyarlı olan Vatandaşlara Çağrı." Başlıklı yazılardan bayağı rahatsız olmuşsunuz. Milletvekillerini izleme görevinizin yanısıra, halktan gelen tepkileride doğal karşılamanız gerekirken "Lütfen Mail adresimize bir daha mail yollamayın." Diyerek, bizlere neden susun diyorsunuz?
Sergilemiş olduğunuz bu hareket tarzıyla, halkın çıkarları doğrultusunda hareket etme isteğinizin olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Vatandaştan gelen seslere kulak tıkayan bu tavrınızı şiddetle kınıyor ve işlevini yitirmiş olan bu kuruluşu fesih ederek kapatmanızı tavsiye ediyorum!
İstanbul Milletvekili İzleme Komitesine göndermiş olduğum "Şişşşşşşt Ankaradakiler ile Duyarı olan Vatandaşlara Çağrı." Başlıklı yazılar üzerine, bu kuruluştan gelen yazı ve vermiş olduğum cevabi yazıyı huzurlarınıza sunarak, sizlerle paylaşmak istedim. Yorumunu sizlere bırakıyorum.
Hasan Yaşar Özfidan Email : hasanozfidan1@hotmail.com
İstmikom Metin Tutkal Email : istmikom@hotmail.com
SAYGILARIMLA.
Hasan Yaşar Özfidan.
Ekonomist - Bilgisayar Programcısı.
From : "Metin TUTKAL" <istmikom1@hotmail.com>
To : hasanozfidan1@hotmail.com
Subject : Fwd: Duyarlı Olan Vatandaşlara Çağrı...
Date : Fri, 04 Jan 2002 08:16:53 +0200
Lütfen Mail adresimize bir daha mail yollamayın
Metin Tutkal
İstambul milletvekili İzleme Komitesi
From : "Hasan Özfidan" <hasanozfidan1@hotmail.com>
To : istmikom1@hotmail.com
Subject : Duyarlı Olan Vatandaşlara Çağrı...
Date : Wed, 26 Dec 2001 16:56:05 +0200
Duyarlı Arkadaşım.
Istanbul Milletvekili Sayın Bülent Akarcalı ve arkadaşlarının imzası ile Meclise arzettikleri Siyasi Koruma ve Ahlak Komisyonu Yasa teklifine sıcak baktığımı belirtmek isterim. Ancak, siyasiler ile Halk arasındaki köprünün sağlamlaştırılması ve siyasilere yönelik İthamların ortadan kalkması için, biran önce yapılması gereken Reformların gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Bunun için, kamuoyu baskısıyla birlikte, duyarlı Parlamenterlerimizin tıpkı "Siyasi koruma ve ahlak Yasası." Girişiminde olduğu gibi Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu ve Referandum Müessesisinin Ülkemizde yaygınlaştırılmasına yönelik beklentileri karşılayacak şekilde Reform sayılacak değişikliklerin yapılmasında da aynı hareket tarzını sergilemelerini temenni etmekteyim.
Duyarlı olan vatandaşlarımızın ve Parlamenterlerimizin ilgisine sunulur...
SAYGILARIMLA.
Hasan Yaşar Özfidan.
Ekonomist - Bilgisayar Programcısı.
ŞİŞŞŞŞŞŞŞŞŞT ANKARADAKİLER, SESİMİZİ DUYUN ARTIK...
Siyasilerin ülkemizi Arjantindeki krizden soyutlamasına Halkımız itibar etmemektedir. İMF nin yardım dilimlerinden Birini bile iptal etmesiyle Ülkemizin ne hale düşeceği apacık ortadadır. Bütçesinin yaklaşık %0 nı Borç olan bir ülkede pembe tablolar çizmek, milleti aptal yerine koymaktan başka birşey değildir.
İlgili yerlere bu yazıyı defalarca göndermeme rağmen, siyasiler bir deve kuşu gibi kafalarını kuma gömmüşler ve hala gerçekleri görmemezlikten gelmektedirler. Şimdi, bu yazıyı sizlerle tekrar paylaşmak istiyorum;
Tedaviden Önce, teşhisi iyi koymak lazım. Burada çöken Ekonomi değil, ekonominin çökmesine neden olan Sistemdir. Siyasiler, daima günü geçiştirme Politikaları izlemişler ve olaylara bir bütün Halinde bakmayarak tek olarak ele almışlardır. Yani, uzun bir süredir yanan bir Binanın bir bölümünü söndürüp, burayı yeniden tesis etme yolunu her zaman Seçmişlerdir. Ölünün tedavisi olmaz, enkısa zamanda gömülmesi gerekir. Bütün Dünyanın Kabul ettiği ölmüş olan Ekonomimiz, birkaç kişiyle, kabine değişikliğiyle, hatta Hükümetin istifasıyle düzeltilemez.
Hiçbir Şeyin Mükemmeli yoktur. Olayları Teraziye Koyarak bakmalı. Yanlış kişiler bile yönetime gelse Halk için Hizmet Üremeli. Kamuoyu Baskısı oluşturularak bu değişiklikler yaptırılmalı. Toplumun istediği değişiklikler kapsamlı olduğundan, bunların hepsinin Siyasiler tarafından Meclisten geçirilmesi zor olacaktır.
Siyasilerden yapmasını istediğimiz değişikler, son derece kısa tutulmalıdır. Böylece, kamuoyu baskısı oluşturarak bunu yaptırmanın daha kolay olacağına inanmaktayım.
Susurluk Kazasından sonra, ülkemizin Ekonomik Yönden daha iyi duruma gelmesi için 3 Yıl Süren ciddi çalışmalar sonucu, bir Rapor hazırladım. Çoğu Üniversite öğrencisinin Ödevlerinde ve araştırmalarında çalışmamdan yararlandığı ve büyük destek gösterdiği bu Raporumda değindiğim konuların tamamı değişmediği sürece, devletin kasasının altındaki deliğin hiç kapanamayacağı ve ülke Ekonomisinin hiç düzelemeyeceğini ilgili yerlere bildirmeme rağmen, sesimi birtürlü Yetkililere duyuramadım.
Yapmış olduğum çalışmamın özünü bir cümleyle özetleyebiliriz. Buna ben ülkeyi Ekonomik krizden kurtaracak Sihirli Cümle adını vermiş bulmaktayım. Bucümle daha önceki dönemlerde ilgili yasalara konulsaydı bugünkü duruma düşmezdik. Bundan sonrada bu cümlenin ilgili yasalarda yer almasıylada, ekonomik krizden kolaylıkla çıkacağımızı iddia ediyorum.
Nasıl bir Hakimin işlediği suçtan dolayı kendi kendini yargılaması düşünülemez ise "meclisi ve siyasileri ilgilendiren yasalar ancak, referanduma gidilerek değiştirilebilinir." Hükmünün ilgili yasalara süratle konulması gereği vardır. Referandum müessesinin Ülkemizde yerleştirilmesiyle birlikte, ülkeyi yönetenler Toplumun istek ve görüşlerini dikkate almak zorunda kalacaklar ve böylece, çözüm yollarında değindiğim çıkarılması gereken Kanunlar ve değişiklikler kendiliğinden çıkacaktır.
Siyasilerden birtek şey istiyorum. Eğer samimiyseler, bu cümleyi enkısa zamanda ilgili yasalara koysunlar. Onlardan başka bir şey istemiyorum. Zaten, bucümlenin ilgili yasalara konulmasıyla düzelme ve istikrar hemen kendini gösterecektir. Hatta, bu cümlenin Kamuoyunda konuşulmaya başlaması bile Olumlu etkisini hemen gösterecektir. Siyasilerde kendine gelecek ve somut adımlar atmaya başlayacaklardır.
Referanduma gidiliş şekli.
Çöken bu Sistem Anayasanın değiştirilemez Hükümleri saklı kalmak ve değişmemek şartıyla Anayasa, kanunlar ve Yönetmelikler dahil her şey, birbütün halinde Akademisyenlerin, sivil Toplum Kuruluşların ve Vatandaşların hazırlayacağı Dünya ve Ülke gerçeklerine uygun çeşitli Çözüm Yollarının tartışmaya açılmasıyla ve ulusal bir mutabakatla Referanduma gidilerek değiştirilmelidir.
Ülkemizde Halkoylamasının, anayasanın Cumhurbaşkanının görev ve Yetkilerini içeren 104 cü Maddesinde belirtildiği üzere sadece değişikliklerine ilişkin Kanunları, gerekli gördüğü taktirde Halkoyuna sunabilir, hükmünden başka uygulama alanı yoktur.
Referandua Milletin Vereceği karara itibar edilmeyip, millet daha buna hazır değil deniliyorsa, ozaman Seçimlerede gitmesinler.
Meclisi ve Siyasileri İlgilendiren Kanunları Şöyle Sıralayabiliriz.
-Seçim Kanunu.
-Siyasi Partiler Kanunu.
-Milletvekillerinin Dokunulmazlıkları.
-Milletvekillerinin Maaşları.
Siyasilerinde taşın altına ellerini sokmaları açısından Milletvekilliği Maaşları Askari ücretin 10 Katıdır denerek maaşlar böylece belirlenebilir.
Anayasa, kanunlar ve yönetmelikler bir Piramit gibi birbirleriyle Direkt yada dolaylı olarak bağlantılı durumdadır. Bunlardan bazıları değiştirildiği zaman diğerlerininde değiştirilmesi gerekecektir.
Değişiklikler tek ele alınmamalı bunlara bütün halinde bakılmalıdır. Tıpkı yıkılmak üzere olan bir binanın onarımının, yenisinin yapılmasına göre daha zor ve pahalı olduğunda gibi.
Sayın Kemal Derviş sorunlar yumağının en önemli kısmını oluşturan Bankacılık kesiminde yapılması gereken değişikliklere öncülük ederek Yıkılmak üzere olan binanın ana kolonlarını sağlamlaştırmıştır.
Yapılan bu müdahale, olabilecek bir faciayı önleme açısından yeterli olmasına karşın, bana göre yeterli değildir. Önümüzde yapılması gereken daha çok şey vardır.Devleti Yönetenler, ülkenin içinde bulunduğu zor durumu ve gerçekleri bilseler bile konumları itibariyle söyleyemiyor olabilirler. Ancak bunu sergiledikleri hareket ve davranışıyla gösterebilirler.
Ben şahsen, siyasilerin Ülkenin içinde bulunduğu Vahim durumu anlamış olduklarını sanmıyorum. Anlasalar IMF nin Bizden Kredi vermek için istediği değişikliklerin dışında bazı hareketleri sergilemeleri gerekiyordu. Buna Örnek olarak,
-Kamu Araçlarında Tasarrufa gidilmesi,
-Hükümette Bakanlık sayısının azaltılması,
-Meclisteki Milletvekili adedinin azaltılması.
-Seçim kanununda ve Siyasi Partiler Kanununda köklü değişiklikler
yapılması konularında Somut Adımlar atmaları gerekiyordu. Ama maalesef bu hareket tarzını sergileyememişlerdir.
Deprem Felaketinden sonra, gelen maddi ve ayni yardımlar hızlı olarak ulaşmasına ve getirilen ekvergilere rağmen ülkeyi düze çıkarmaya yetmemiş, çıkacak Ekonomik Krizi biraz ertelemiştir. Durum şimdide böyledir. Siyasiler her şey oldu bitti gelen Yardımlarla ülke düze çıkacak diye Rehavete kapılmasınlar.
Tarihi değerlere sahip çıkamadığımızda olduğu gibi Ülkemizi sahip Olduğu zenginliklerede sahip çıkamamaktayız. Buna 21 ci Yüzyılın Petrolü diye nitelenen ve Temizlik Maddesi üretiminden tutunda Uzay Sanayiine kadar her alanda kullanımı olan ve Dünya Rezervlerinin nerdeyse tamamına yakını ülkemizde bulunan, ekonomik değerinin ise 1 Trilyon Doları bulduğu Bor Madenlerini her ne hikmetse değerlendiremiyoruz. Aynı şekilde, Güney Afrikadan sonra en büyük Altın Rezervlerine sahip olan ve Dünyada Altın Rezervlerine sahip olupta işlemeyen tek Ülke konumunda olduğumuz herkez tarafından bilinmesine rağmen, yetkililerin bugüne kadar hiçbir şey yapmaması Halkı çileden çıkartmakta ve bunları görmeyenleri Vatan ve Vatandaş Haini olarak görmelerine sebep olmaktadır.
Atalarımızdan ve Atatürkten bizlere Miras kalan ülkemizi, daha iyi duruma getirmek ve gelişmiş ülkelerdeki insanların yaşam Standartlarını yakalamak hatta, onlardanda iyi olmamız için yenilikçi ve değişikliklere açık olmalıyız.
***GELİN BU KISIR DÖNGÜYÜ KIRALIM.***
Siyasiler hala, olayların gerçek nedenine inemiyorlar. Hatırlarsınız, daha önceleride Genel Başkanların görev sürelerini sınırlandıran yasalar çıkartılmıştı. Bunun yanında, siyasi partiler ve seçim Kanunlarında yapılması gereken değişiklikler, ilgili yasalarda yapılmıştı.
Peki ne olduda Yasalar, bugünkü değişmesi gereken hallerini aldı? Yaklaşık 5 Yıldan beri sesimi duyurmaya çalışıyorum. Dünyanın masrafını yaptım ve hala duyurmaya çalışıyorum.
Yapılması gereken değişiklikler daha önceleride yapılmıştı ama, siyasiler kendilerini ilgilendiren bu konularda getirilen tüm engellemelere rağmen, birleşmişler ve yasaları kendi çıkarları doğrultusunda tekrar değiştirmişlerdir.
Bende, bu kısır döngüyü kırmak için ciddi araştırmalar yaptım ve hazırlamış olduğum çözüm yollarını içeren Raporumu yıllardır ilgili yerlere duyurmaya çalıştım.
Ana Fikrini referandum oluşturan bu çalışmamda "MECLİSİ VE SİYASİLERİ İLGİLENDİREN YASALAR, HALKA GİDİLEREK REFERANDUMLA DEĞİŞTİRİLİNEBİLİNİR." Hükmünün ilgili yasalara konulmasıyla, siyasilerin kendilerini ilgilendiren yasaları kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmemeleri ve Halkın çıkarları doğrultusunda hareket etmelerini sağlamak için, bu değişikliklerin süratle ilgili yasalara konulmasının gerekli olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Amerikadaki ve Batıdaki çoğu ülkede Anayasaların ve Yasaların uzun bir süre değişmemesinin ardındaki neden budur.
Ülkemizin her konuda önünü açacak olan tek şey Amerika ve Batı Ülkelerinin çoğunda olan, referandum müessesesinin Ülkemizde yerleştirilmesidir.
Belirtmiş olduğum değişikliklerin yapılması için, siyasiler üzerinde Kamuoyu baskısı oluşturulması gerektiğine inanmaktayım. Bunun için desteklerinizi bekliyorum.
Susurluk Kazasından sonra, yapmış olduğum bilimsel çalışmalarım hakkında detaylı bilgi almak için www.ekonomikcozum.com Sitesine bakabilirsiniz.
SAYGILARIMLA.
Hasan Yaşar Özfidan.
Ekonomist - Bilgisayar Programcısı.