
5 trilyon ayakkabı boyacısına çıktı
Talih kuşu bir garibanın başına kondu. 5 trilyonluk büyük ikramiyeyi kazanan 27 yaşındaki Ali Polat, Adıyaman'dan İstanbul'a göçen bir ayakkabı boyacısı. Kira ödeyecek parası olmadığı için eşi ve 5 aylık kızıyla ablasının evinde kalan ve 2 valizden başka eşyası olmayan Polat, çeyret bileti de veresiye almış
Milli Piyango'nun 5 trilyon liralık yılbaşı özel ikramiyesi kelimenin tam anlamıyla 'gariban'a vurdu. Adıyaman'dan İstanbul'a yeni göçen, 27 yaşındaki ayakkabı boyacısı Ali Polat artık trilyoner bir adam. Kira ödeyecek parası olmadığı için eşi ve çocuğuyla birlikte ablasının İkitellli Mehmet Akif Mahallesi'nde evinde kalan Ali Polat'ın hayatını değiştiren ise veresiye aldığı üç çeyrek bilet...
Beş ay önce Adıyaman Gölbaşı'ndan eşi Meral ve 5 aylık kızı ile birlikte İstanbul'a gelen Ali Polat aylarca işsiz kaldı. Memleketinde çıraklık, garsonluk yapmıştı. Taşı toprağı altın diye geldiği İstanbul'da da iş bulamayınca ailesinin geçimini sağlamak için seyyar ayakkabı boyacılığı yapıyordu...
Yılbaşı çekilişindeki 5 trilyonluk büyük ikramiye onun da rüyalarını süslüyordu. Ama cebince değil bilet, ekmek alacak parası bile yoktu. Piyango bayi 'Hadi al. Çıkışmadıysa parasını sonra verirsin' deyince biri eşinin biri küçük kızının şansına üç adet çeyrek bilet aldı. Bu biletlerden biri onu hayal bile edemeyeceği bir yaşama kavuşturacaktı. 1 Ocak 2001 sabahı Ali Polat tam 1 trilyon 250 milyar liranın sahibiydi.
ALİ ORTALARDA YOK
Ali Polat'ı şu sıralar yakınları gözlerden saklıyor. Akrabaları yaşadıkları ekonomik sıkıntıdan kurtulmanın heyecanıyla yatıp kalkıyor. Büyük ikramiyeyi kazandıktan sonra sadece geceleri eve gelen ve son iki gündür de ortalarda gözükmeyen Polat'ın İkitelli Mehmet Akif Mahallesi'ndeki evine gittik. Mahalleli de bakkal da bir trilyonerle aynı semtte yaşadıklarından habersizdiler.
AKRABALAR AKIN ETMİŞ
Eve gittiğimizde eşi ve çocuğuyla birlikte aylardır İkitelli Mehmet Akif Mahallesi'nde ablasının yanından kalan Ali evde yoktu. Rutubetin kendini her şeyiyle hissettirdiği apartmanda Ali'nin kaldığı evin önünde sıra sıra ayakkabılar gözümüze çarptı. Mahalleli duymasa da 'büyük ikramiyenin' Ali'ye vurduğunu duyan akrabalar Adıyaman'dan kalkıp gelmişti.
PERİŞAN HALDEYDİLER
Komşulardan öğrendiğimize göre Ali Polat eşi ve 5 aylık kızı İlayda ile 5 ay önce İstanbul'a geldiklerinde perişan haldeydiler. Üstleri başları dökülüyordu, yanlarında iki valizden başka eşya yoktu. Ne buzdolabı, ne televizyon, ne halı... Neredeyse Adıyaman'dan kaçarak gelmişlerdi İstanbul'a...
Ali Polat, eşi ve çocuğu Adıyaman'dan, baba ocağından kovulmuşlardı. Hem de "atamız" dedikleri babaları tarafından. Oğlu Ali Polat'ın bir baltaya sap olamayacağına inanan baba Cuma Polat, yeni doğan torununa bile acımadan onları evden kovmuş, evlatlıktan reddetmişti. Baba ocağından kovulan Polat ailesi ise ne yapacaklarını bilmeden ablalarının İstanbul'daki evine sığındı.
PARA BARIŞTIRDI!
İstanbul'da ayakta kalma mücadelesine giren Ali Polat çok yakında Milli Piyango sayesinde babasıyla barışacaklarını kestiremezdi elbette. Ama oldu.. Baba Cuma Polat oğlunun trilyoner olduğunu öğrendiğinde, Adıyaman'dan ilk otobüse atlayarak, eşiyle birlikte oğlunun yanına İstanbul'a geldi. Bu hikayeyi bilen komşuları ise olayı tek bir sözle açıklıyorlardı: "Paranın gücü!"
Veresiye biletle gelen servet
Ali Polat'ın yaşadığı abla evinin kapısı çaldığımızda bizi baba Cuma Polat karşıladı. Oğulunu 'bir baltaya sap olamadığı için evden kovduğu' iddialarını reddeden baba Polat, "Oğlumla aramda hiçbir husumet yok. Gayet iyiyiz"dedi.
Adıyaman'ın Gölbaşı ilçesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi nüfusuna kayıtlı olan Ali Polat'ın 'veresiye' trilyoner oluşunu babası Cuma Polat'tan ağzından dinliyoruz: "Ali şansını denemek istemiş. Birini kendine, birini eşine, birini de beş aylık kızı için üç çeyrek bilet almış. Ama parasını verememiş.Yılbaşından iki gün önce seyyar Milli Piyango bayii biletlerin parasını istemiş. Ali parasının olmadığını ama isterse biletleri iade edebileceğini söylemiş. Seyyar bayi "Olmaz. Onlar senin şansın. Parayı sonra verirsin" demiş. Allah'ın işi işte. Talih kuşu kuşu oğlumun başına konmuş. Ali büyük ikramiyenin kendisine çıktığını öğrenince gidip o seyyar piyangocuyu buldu ve biletlerin parasını ödedi."
Karısının tek dileği güneş gören bir ev
Ali- Meral Polat çiftinin hiç evleri olmamış. Evlendikten hemen sonra Adıyaman'daki baba evinde, İstanbul'a göçünce de ablasının İkitelli'deki evinde yaşamışlar. Bir evde 8 kişi.... Meral Polat'a hayalinin ne olduğunu sorduğumuzda, başını havaya kaldırarak tavandaki dökük boyalara bakıyor, yüzü kararıyor sonra bize dönerek ailenin yaşam standartını gözler önüne daha iyi seren dileğini aktarıyor: "Güneş gören bir evimin olmasını istiyorum.
Alper URUŞ
|