Bugün SABAH'ın altıncı sayfasında ilginç bir haber var: Tam 38 kere estetik ameliyatı olan Cindy Jackson adlı Amerikalı kadının öyküsü anlatılıyor. 1979 yılından beri operasyon üstüne operasyon geçiren Jackson, bu uğurda 100 bin dolar harcamış. Ve artık hayatından ve vücudundan çok memnun 46 yaşındaki Cindy: "Artık vücudumla ilgili hiçbir sorunum kalmadı, bundan sonra estetik olmayacağım" diyor.
Şu anda bu yazıyı okuduğunuza göre internettesiniz. O halde www.cindy jackson.com sitesine girerek Cindy'nin öyküsüne ve gazetede yer alamayan fotoğraflarına da bakabilirsiniz.
Biz dün Cindy ile uğraşırken ajanslardan estetikle ilgili bir başka haber geldi. Yüzü kırışan, bu nedenle de bıçak altına yatıp gerdireceği söylenen Amerikalı aktör Robert Redford (64) şöyle demiş: "Hayır. Yüzümü gerdirmeyeceğim. Estetik operasyon ruhu değiştirir. Ben neysem oyum ve öyle de kalmak istiyorum."
64 yaşına gelmiş... Kırışıklıklarıyla birlikte görüntüsü hafızamıza kazınmış, sevilen bir aktörün böyle konuşması normal... Peki ama öte yandan, vücudunu beğenmeyen bir kadının estetik ameliyat olması da normal değil mi? Bu durumda, belki de tam tersi doğrudur: Estetik ameliyatı "olmamak", ruhu bozar!
Düşünsenize... Vücudundan hoşnut olmayan... Kendini çirkin bulan bir kadın, kompleksler içinde kıvranmaz mı? Depresyona girmez mi? Yani böyle bir kadın "kendisi olamaz". Aşırıya kaçmadan yapılacak estetik müdahaleler, onun vücudu kadar ruhunu da güzelleştirecektir. Ne dersiniz?