kapat
05.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Erbakan imajınızı çizdi

Le Monde'un Türkiye temsilcisi Nicole Pope 1987'den beri İstanbul'da yaşıyor. Pope'a göre siyasi gerginlikler ülkemizin dışarıdaki görüntüsüne olumsuz yansıyor
Le Monde, MSNBC ve The Guide gibi dünyaca ünlü medya kuruluşlarına Türkiye'den haber gönderen Nicole Pope, "Değişimin Türkiye'de hep büyük bir krizle olacağını düşünmüştüm. Ama kriz geldi, değişim hâlâ yok. Toplum o kadar çalışkan, o kadar sağlam ki... Yine de tepkisizlik en büyük sorun" diyor.

* Türkiye'ye kaç yılında geldiniz?

1987'den beri İstanbul'da yaşıyorum. Eski eşim Reuters haber ajansı için çalışıyordu. Onunla birlikte geldim. Bir kere de 1984'de gelmiştik; İstanbul çok farklı bir yerdi. Şimdi çok değişti; modernleşti. 1984'te marketler yoktu. Her şeyi bakkaldan alıyorduk. Muz mesela; o vakit öyle pahalıydı ki tek tek alabiliyorduk. Yaşam o günlere göre zorlaştı artık. Daha pahalı oldu. Çok zengin olan bir kesim var. Bir de fakir kesim var. İkisinin ortası yok. Ve aralarındaki bu fark gittikçe büyüyor bence. Halkın durumu perişan.

ÖZAL'IN VİZYONU ARTIK YOK
* Türkiye'den önce hangi ülkelerde bulundunuz?

İran, Lübnan, Irak ve Kıbrıs. Ama oralarda gazetecilik yapmadım. Uluslararası Kızılhaç örgütü için çalıştım. Gazeteciliğe burada başladım. Türkiye'de gazetecilik yapmak kolay değil. Bilgi almak zor. Bakanlıklardan filan haber için bilgi alamıyorsunuz. Yetkililer bilgi vermekten korkuyor. İnsanlarla konuşmak zor değil. Ama bilgi almak çok zor.

* Kemal Derviş, eleştiriler, reformlar... Bu konularda neler diyeceksiniz?

Derviş geldiğinde umutlar çok realist değildi. Medya onu çok büyüttü. Bu bir ekip çalışması. Tek başına birinin yapması mümkün değil.

* Türkiye'nin AB'ye girişi konusunda burada yaşamaya başladıktan sonra fikirleriniz değişti mi?

Şu anda pek umutlu değilim. Özal zamanında problemler çok vardı. Ama aynı zamanda kendisi çok karizmatik bir liderdi. Bir vizyonu vardı. Kesin hedefler belirlemişti. Nereye gideceğini biliyordu. Özal'dan sonra kimse bunu yapmadı. Sadece iktidarda kalmak için uğraştılar.

* Erbakan'ın başbakanlığı ve ardından 28 Şubat... Türkiye'yi hedefleri konusunda geri götürdü mü?

Evet... İmajınız zedelendi. Ama en önemlisi toplumda gerginliğe yol açtı. 1997-98 yıllarında çok gergindi Türk toplumu. Çok gereksizdi. Bu toplumda mini etekli kadınların yanında çarşaflılar da var. Gereksiz bir gerginlikti. Bir de açlık grevlerine Avrupa'da çok önem veriliyor.

Kızlarımla birlikte BJK maçına gideriz
"Gelirler çok azaldı. İnsanlar intihar ediyor ama protesto yapmıyor. Tek başlarına acı çekiyorlar ancak bir süpap yok" diyor Nocole Pope.

Birkaç kez Beşiktaş'ın maçlarına giden Pope, 13 ve 15 yaşlarındaki kızlarını da beraberinde götürmüş.

"Türk arkadaşım çok," diyen Pope, "Sultanahmet'te gezerken kendimi turist gibi hissediyorum. Bu çok hoşuma gidiyor. Beyoğlu'nda Yakup ve Refik'e gidiyorum" diyor.

* Ya Türk şarkıcılar? Onlar içinde en çok kimi beğiniyorsunuz?

Türk pop müziğini neşeli buluyorum. Mesela Tarkan dinliyorum. Başarılı; Ricky Martin gibi... Tipi benzemiyor ama müziği, kişiliği, çıkışı onu andırıyor. Benim iki kızım da Tarkan'ı çok seviyorlar.

* Türkiye'ye yerleşmek önceki alışkanlıklarınızı değiştirdi mi? Uzun yıllardır bölge ülkelerinde yaşadığınıza göre müzik ve yemek türleri çok yabancı gelmemiştir...

Evet. Bu konuda pek yabancılık çekmedim. Yemekleriniz çok güzel. Bence söylendiği gibi yağlı da değil. Ben en çok mezeleri seviyorum. Patlıcan salatası en çok sevdiğim meze... Yaprak dolmasını da çok seviyorum. Ama yapması çok uzun sürüyor. Çalışan kadınlar için zor bir yemek. Yemek pişirmeyi çok seviyorum. Ama denememe rağmen Türk yemekleri yapamadım.

* 1997 yılında 20 milyon Türk lirası'nın değeri 169 dolardı, şimdi ise sadece 12 dolar. Bu durum yaşam standardınızı nasıl etkiledi?

Eskisine göre biraz daha rahatladım ama İstanbul o kadar ucuz bir kent değil. Her şey çok pahalı. Mesela çocuklarım yabancı okula gidiyor. Okulların ücreti dolar üzerinden..

10 KELİMEDE TÜRKİYE
* Su

* Balık

* Kalabalık

* Dinamik

* Milliyetçi

* Tarih

* Sıcak insanlar

* Güzel yemekler

* Devlet

* Tepkisizlik

Türkiye'de birden fazla Türkiye var
The Sunday Times gazetesinin Türkiye temsilcisi Gareth Jenkins: 'Levent semti ile Anadolu o kadar farklı ki... Bir belgesel yapsam bunun altını çizerim'

Gareth Jenkins 12 yıldır Türkiye'de. İngiliz The Sunday Times gazetesinin temsilcisi. Ülkelerin; siyasi, ekonomik, sosyal durumlarını araştırıp, raporlar hazırlayan The Economist Intelligence Unit'te görevli.

* Bir yazı dizisi ya da belgesel hazırlasanız Türkiye'yi anlatmak için neyi ön plana çıkarırdınız?

Türkiye içinde kaç tane Türkiye olduğunu anlatırdım. Kimisi dışarıdan sakıp; Türkiye'yi, İran gibi zannediyor. Halbuki Levent başka, Anadolu başka. Bunu anlatmaya çalışırdım.

* Daha önce Yunanistan ve Mısır'da çalıştınız. Üç ülkeden hangisinde gazetecilik yapmak daha kolay?

Kesinlikle Türkiye daha kolay. Buraya geldiğimde çok şaşırdım. Yabancı gazeteci olarak bir telefon açıp bakanla rahatlıkla görüşebiliyorsunuz. Mesela İngiltere'de bu mümkün değildir. Yabancı gazetecilik burada torpilli olmak gibi... Ancak en sağlam bilgi bakandan değil; oun altında görevli kişilerle "off the record" konuşmalarımdan geliyor.

* İngiliz mutfağından sonra Türkiye'nin yağlı yemeklerine alışmanız zor oldu mu?

Pek sayılmaz. Çünkü İngiltere'de, Çinli komşumuz sayesinde onların yemeklerine, Mısır ve Yunanistan'da ise bölge yemeklerine alıştım. Biraz benziyor. İstanbul'da yabancı yemek bulmak da kolay. Evde kendim hiç yemek yapamıyorum. En sevdiğim Türk yemeği mantı.

* İlk geldiğinizde, adres sorduğunuz Türkler bağırarak tarif etti mi? Turistlere karşı bir gelenektir bu...

Bazen oldu. Ama biz İngilizler kadar değil. Mesela ben İngiltere'de ve Avrupa'da çok gördüm. Sanki çok daha fazla bağırırsan anlayacaklarmış gibi yüksek sesle anlatmaya çalışıyorlar... Türkiye'de bir-iki kelime biliyorsan yetiyor. Halk çok sabırlı ve çok seviniyor yardım ederlerse...

* Günlük çalışmanız nasıl?

Her gün 4-5 saat Türkçe gazeteleri okuyorum. Ama çok zor bir şey. Çünkü her şey çıkıyor. Doğru-yalan... Her gün bunları oturup analiz etmem gerekiyor. Bu doğru, bu değil, bu ne kadar doğru diye...

10 KELİMEDE TÜRKİYE
* Sigara gibi bağımlılık yaratıyor

* Yönü belirsiz dinamizm

* Sıcak insanlar

* Çeşitlilik

* Renkli

* Çocuk sevgisi

* Dayanışma

* Beklenti

* Vapurlar

* Korna sesi

-BİTTİ-



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır