|
|
 |
Sahibini arayan mektup!
"2000 Yılına Mektuplar" kampanyasında vatandaşın biri, ilk Türk uzay adamına ithafen bir mektup yazar. 2000 geldiğinde mektubun sahibi aranmaktadır! PTT ne yapacağını şaşırır
Bir uzay adamımız bile yok! Evet, evet yanlış okumadınız, 21'inci yüzyıl Türkiye'sinin Uzay Genel Müdürlüğü olabilir ama henüz uzaya giden tek bir Türk vatandaşı bile yok. Nasıl olsun ki? O krizden bu krize savrulup dururken, geleceğe ilişkin yaptığı bin çeşit planı her krizle çöp sepetine atarken, kimin aklına uzay gelebilir ki?
'Nerden çıktı şimdi bu Türk uzay adamı?' dediğinizi duyar gibiyim. İnanın biz de hatırlamazdık belki, posta kutuma gelen üzerinde "Ciddiyeti cihetiyle Sn DHGY'ye takdim" notu düşülmüş sahibini arayan bir mektupla ilgili yazışmayı okumamış olsaydım şayet.
Hatırlar mısınız bilmem. Merhum Turgut Özal'ın başbakanlık yaptığı 1986 yılında, Türk halkına mektup yazma alışkanlığını kazandırmak ve mektup kavramını toplumda canlı tutmak amacıyla PTT tarafından "2000 yılına mektuplar" kampanyası başlatılmıştı.
YAZIŞMA TRAFİĞİ
Kampanyanın başlamasından bir yıl sonra Ekim 1987'de İstanbul Aksaray'dan, "Sn. İlk Türk uzay adamına verilecektir" adı ve adresine bir adet mektup postaya verilmiş. Adresini arayan bu mektubun, 2000 yılında en üst makamlar arasında ciddi toplantılara ve yazışmalara sebep olduğu, elimize ulaşan bir belgede tüm açıklığıyla ortaya çıkıyor.
Dönemin Posta Telgraf Dairesi Genel Müdürü Dursun Dağaşan ve Genel Müdür Yardımcısı Aydemir Akkayaoğlu imzasını taşıyan ve Dışişleri Bakanlığı'na gönderilen ilginç yazışmada şöyle deniyor: 'İlk Türk Uzay Adamına Verilecektir' ad ve adresine yollanmış bir adet 2000 yılına mektup bulunmaktadır. Söz konusu mektubun kime teslim edileceği hususu Türk Havacılık ve Uzay Genel Müdürlüğü'ne sorulmuş, alınan cevapta, 'Mevcut bilgi ve veriler henüz uzaya çıkan bir Türk'ün olmadığı, ayrıca konu hakkında bir kez de Dışişleri Bakanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı görüş ve bilgilerine de başvurulmasının uygun olabileceğinin değerlendirildiği' şeklinde cevap alınmıştır. Bu nedenle konunun bir kez de bakanlığınız ve komutanlığınızca değerlendirilerek bilgi verilmesini arz ederiz.'
Mektup aynı zamanda Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na da gönderilmiş, Uluslararası Siyasi Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcısı Elçi İnci Tümay tarafından da paraflanmış. Görünen o ki işin içinden çıkamayan PTT, Dışişleri'nden ve komutanlardan yardım istemiş.
Mektubu kimin yazdığı konusunda bir bilgi verilmiyor. Ancak her kimse, uzay yarışlarının başladığı 1960 yılını çok iyi hatırlıyor olmalı. Uzay yarışı başlar başlamaz, Leika adlı köpeği uzaya göndermeyi başaran Ruslar, ardından Vostok 1 roketiyle Rus Yuri Gagarin'i uzaya göndermiş ve 'Uzaya ilk giden insan' unvanını da Rusya'ya kazandırmıştı. ABD'liler de geri kalmamış, 1961'in Haziran'ında Apollo 11 uzay aracıyla Neil Armstrong'u aya göndermişti. Armstrong aya ilk adım atan oldu. Meçhul Türk bunlardan etkilenmiş, hayal gücünü kullanmış ama Türkiye'nin bir krizden çıkmayı bile başaramadığını öngörememiş!
ÖZAL'IN MEKTUBU DA SIR OLMUŞTU
"2000 yılına mektuplar"ın kuşkusuz en ünlüsü dönemin başbakanı merhum Turgut Özal'a aitti. Torunu Turgut Özal'a 2000 yılında teslim edilmek üzere yazdığı mektup ortadan kaybolmuştu. Ocak 2000'de Özal'ın oğlu Ahmet ve eşi Semra Özal, mektupların yok edildiğini ileri sürmüş, mektubun nasıl kaybolduğu konusu ise aydınlatılamamıştı. O günlerde binlerce mektup sahiplerine ulaştırılmış, Özal döneminin PTT Genel Müdürü Emin Başer ise, mektupların okunup imha edilmesinin söz konusu olmadığı açıklamasını yapmıştı. Özal, torununa mektup yazdıktan 3 yıl sonra Cumhurbaşkanı olmuş, on yıl sonra da ölmüştü. Her ne hikmetse Özal'ın mektubu sırra kadem bastı ve bugüne kadar da bulunamadı.
|
|
|
|