
Kızım sırılsıklam, donmuş ve küs bir halde eve döndü
SABAH gazetesi editörü Esin Sungur da pek çok aile gibi, iş işten geçtikten sonra verilen karara öfke duydu
İstanbul'da yağan kar sadece trafiği alt üst etmedi. Evlerde çocuklarının okuldan nasıl döneceği endişesiyle kıvranan anne babaları ve zorlu bir yolculuktan sonra nihayet eve varabilen çocukları da perişan etti. Bu perişanlığı yaşayan annelerden biri olarak dahasını da söyleyebilirim: Benim ailemi parçalanma noktasına getirdi...
Çünkü ben Meteoroloji'nin onca uyarısına rağmen okulları kapatmayan İstanbul Valisi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü'nün kararına güvenmiş ve henüz 11 yaşında olan kızımı her zamanki gibi sabah saat 6.00'da kaldırıp okula yollamıştım. Benim, hayatında kar görmemiş kızım da annesinin isteğine uyarak zifiri karanlıkta servisine binip okula yollanmıştı...
BEKLEMEK DAHA ZOR..
Ama içim hiç rahat değildi... Zaten günlerdir televizyonda yazı bantlarını kaçırmamaya çalışmaktan, gece yarıları internete girip "Acaba haberim olmadan okullar kapanmış olabilir mi?" araştırması yapmaktan iyice gerilmiştim. Şimdi de çocuğumu "Aman derslerinden geri kalmasın" diyerek bile bile okula yollamıştım.
Gözümü pencereden ayıramıyordum. Acaba Meteoroloji'nin uyardığı gibi kar başlayacak mıydı? Yoksa sabah 6.00'da gökyüzünde yaptığım amatör incelemenin gösterdiği gibi soğuk, ancak güneşli bir gün mü olacaktı?
Tabii beklenen oldu... Daha hava aydınlanmadan kar başladı ve bir anda her yeri kapladı. Güneşli havalarda okulları kapatıp, karlı havada açık bırakma yeteneğini gösteren Valilik iş işten geçtikten sonra okulları kapattı. Artık telaşım basit bir endişe olmaktan çıktı. Okulun da telefonları kilitlenmişti...
KİME KIZACAĞIM?
Kabus gibi geçen bir sürenin sonunda, kapıda kızımın anahtarının sesini duydum... Kızım ıslanmış saçları, soğuktan kızarmış elleri, sırılsıklam botları; en çok da yüzünde büyük bir gücenmişlikle içeriye girdi... Onu okula göndermekle hayatını tehlikeye attığımı, telefonla öğretmenine veya servis şoförüne ulaşamadığım için de ona karşı ilgisiz olduğumu düşünüyordu... O kadar kızgındı ki hızla odasına yöneldi...
Çaresiz kalmıştım... Ama onun hissettiği gücenikliği ben de hissediyordum ve kimi suçlamam gerektiğini biliyordum..
Çalışan bir anne olarak, kızımı kendini kilitlediği odada bırakıp işe giderken içimdeki tüm öfkeyi, akılları çok sonra başına gelen İstanbul Valisi ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü'ne yönelttim. Kızım için hayatında çok güzel olması gereken bu ilk kar deneyimini kötü bir anıya çeviren, beni de mutsuz çocuğumun karşısında çaresiz bırakan bu iki görevliye öfkem bu satırları yazarken de hala geçmiş değil...
2.3 milyon çocuk perişan
İstanbul Valisi Erol Çakır, yoğun kar yağışının ardından çocukların can güvenliği için il genelindeki ilk ve orta dereceli okulların tatil edildiğini açıkladı ancak bu kararı vermekte geç kaldı. Zira Valilik bu kararı almadan çok önce çocuklar okullarına gitmek için evlerinden çoktan yola çıkmıştı, sınıflarına girmişti bile...
'Tatil kararı' ile birlikte sınıflardan çıkarak evlerine dönmeye başladılar... Servis araçları buzlu yolda ilerleyemedi; kimi öğrenciler yürüyerek ya da toplu taşıma araçlarına binerek evine geri dönmeye çalıştı, kimisi de saatlerce ailelerinin kendilerine ulaşmasını bekledi. Sonuçta 2.3 milyon çocuk ve aileler perişan oldu. Aileler haklı olarak "Meteoroloji günler öncesinden kar yağacağını, buz olacağını haber verdi, neden okulları önceden tatil etmediniz?" diyerek Valilik'e ve Milli Eğitim'e öfke kustu.
METEOROLOJİ'Yİ SUÇLADILAR
İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Balıbey, ailelerin eleştirileri üzerine topu Meteoroloji'ye attı: "Meteoroloji bize bugün (dün) için hafif kar yağışı beklendiğini, haftasonu ise yağışın artacağı bilgisini verdi. Biz de bu yüzden okulları tatil etmedik. Çünkü az karda okulları tatil ettiğimizde de 'Bu kadarcık yağışla okullar tatil edilir mi? Ülke ekonomisi bu tatillerle darbe alıyor' şeklinde tepki alıyoruz."
METEOROLOJİ: BİZ UYARDIK
Devlet Meteoroloji Genel Müdürü Atilla Durum ise, İstanbul'da hayatı felç eden kar yağışını bir gün önceden yetkililere bildirdiklerini söyledi: "Meteorolojinin uyarıda gecikmesi söz konusu değil. Biz uyarılarımızı aksatmadan veriyoruz. Uyarı, özel nitelikli bir haber bültenidir bizim açımızdan, bunu da zamanında yaparız."
|