
Ladin sakalını keser mi?
ABD, Ladin'in sakalsız fotoğrafını bastığı bildirileri Afganistan'da dağıtmaya başladı. "O, sizi sattı" sloganlı bildirilerle "Sakalsız Ladin olur mu?" tartışmasını başlattı
Yukarıdaki fotoğrafta, Amerikan uçaklarının dün Afganistan'a attığı bildirileri görüyorsunuz. Bildirinin ön tarafında ölü bir El Kaide militanı, arka tarafında ise sakalları kesilmiş, takım elbise giyip kravat takmış Usame bin Ladin görülüyor. Psikolojik savaş başlatan ABD'nin amacı belli. Amaç, El Kaide militanlarına, Ladin'in tüm dini değerlerini göz ardı ederek, canını kurtarmak için sakallarını dahi kestirebileceği imajını vermek...
El Kaide kamplarına atılan bu bildirilerle birlikte Müslüman ve Batı dünyasında yeni bir tartışma başladı: Ladin bunu yapar mı? Yıllar önce dua ederek uzatmaya başladığı sakallarını keser mi?.. Mısır ve Filistin'deki bazı imamlar, Ladin'in sakalını ölse de kestirmeyeceğini savunuyor. Çünkü ölene kadar kestirmemesi gerekiyor... Batılı uzmanlar ise tanınmamak için tıraş olabileceğine dikkat çekiyor. Çünkü Ladin'in nerede olduğu hâlâ belli değil. Pakistan'a kaçsa, İslamcı militanların gözetiminde daha ne kadar saklanabilecek? Afganistan'da kalsa, nasıl olsa ölecek... İşte bu nedenle bazı Batılı uzmanlar, Ladin'in sakalını kestirip mülteci kılığında üçüncü bir ülkeye kaçtığını düşünüyor.
Zekeriya BEYAZ(Marmara Üni. İlahiyat Fakültesi Dekanı)
Savaş sırasında her türlü hileye başvurulabilir
İslama göre sakal sünnettir. Olsa da olur, olmasa da. Ancak savaş içindeyse her türlü hileye başvurulur. Sakalını da keser, başına fötr şapka da takar, Batı'ya da uyar. Her kalıba girer. Bunu da dini bir vecibe olarak yapar. Düşmana karşı şekil değiştirmek, inancını, kendisini gizleme vardır. Bunların hepsi savaşın hileleridir. Kuran'da "Savaş hiledir" diye hadis vardır.
AKP'li vekil: Bu sakal ancak bu başla kesilir
Benzer bir sakal tartışması kısa bir süre önce Türkiye'de yaşandı. AK Parti lideri Tayyip Erdoğan, partisindeki 8 milletvekilinden sakallarını kesmelerini istemişti. AKP Gaziantep milletvekili Nurettin Aktaş, tavrını "Bu sakal ancak bu başla gider" diye sert bir şekilde belirtirken, Musa Uzunkaya ve bazı partililer çareyi sakallarını iyice kısaltmakta buldu.
Hüseyin ÖZALP
|