kapat
04.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Genç politikacınız yok

"Bir yıldır burada Avrupa'daymış gibi yaşıyoruz" diyen Washington Post gazetesi muhabiri Molly Moore ve eşi John Anderson, Türk siyasetinin tek eksikliğinin genç politikacılar olduğunu düşünüyor
Türkiye'de gazeteci olmak çok kolay diyor Molly Moore röportajın hemen başında. Çünkü ona göre, Türk toplumu olağanüstü. Ancak hükümet ile irtibat sağlamakta zorlanıyorlarmış. Moore "Örneğin Amerika'da hükümetin çok iyi bir makine gibi işleyen Halkla İlişkiler Bürosu var" derken, kocası Anderson hemen söze karışıyor: Burada ise ardı arkası kesilmeyen bir bürokrasi var...

Türkiye'ye geliş anılarını da Anderson'dan dinleyelim: Meksika'dayken şimdi nereye gitsek diye düşünüyorduk. Gazetemizin Türkiye'de büro açacağını öğrendik. Hemen Washington'a gittik. Müdürlerimiz "İstanbul'da büro açmayı düşünüyoruz" dediklerinde Molly ile birbirimize baktık ve hemen evet dedik. İstanbul'a geldikten sonra buranın tarihini, insanları ve kültürünü çok sevdik. Diğer Müslüman ülkelere göre çok farklı bir ülke. Burayı daha az Batılı bir yer sanıyorduk. Ancak şimdi Avrupa'daki ofisimde çalışıyor gibi hissediyorum...

YAZACAK ÇOK ŞEY VAR
Onlara göre, Türkiye'nin Batı'daki Geceyarısı Ekspresi imajı çoktan silindi. Peki İstanbul dışında bir yere gittiler mi? Molly çok içten bir şekilde, "Başka bir ülke olsaydı, haber amaçlı birçok kente gitmek gerekirdi. Ancak burada Türk ekonomisinin kalbinin attığı İstanbul'da kalmak gerekiyor. Yazacak çok şey var" diyor. Anderson, Ankara'nın 11 Eylül sonrası çok çabuk davranarak safını belirlediğini ve Amerika'nın da buna karşılık Türkiye'nin NATO'nun çok önemli bir ülkesi olduğunu hatırladığını belirtiyor. Ancak Anderson altını çiziyor: ABD, Türkiye'nin değerini sadece kriz döneminde hatırlamıyor. 11 Eylül'ün sağladığı şeylerden birisi Amerika'da sokaktaki halkın dikkatinin dış politikaya yönelmesi...

"Afganistan'ın Atatürk gibi bir lidere ihtiyacı var mı?" sorusuna Moore ilginç bir cevap veriyor: Atatürk gibi bir lider dahi Afganistan'ı bir arada tutamaz. Çünkü orada birçok etnik grup var. Türkiye'de Atatürk'e olan sevgi ve saygıyı Afganistan'da kazanacak bir lider olmaz... Türk siyasetini sorduğumuzda da çiftten olumsuz bir cevap alıyoruz: Türkiye'de karizmatik bir lider yok. Herkes politik reformlardan bahsediyor ama harekete geçen yok. En önemli sorun ise genç bir jenerasyonun olmaması. Belki yeni gelecek genç siyasetçiler arasında karizmatik biri çıkar...

10 KELİMEDE TÜRKİYE
* Egzotik

* Güzel

* Dinamik

* Çeşitli

* Büyüleyici

* Meydan okuyan

* Eğlence

* Şaşırtıcı

* Karmaşık

* Bürokratik

BEN LİBERAL ATATÜRKÇÜ BİRİYİM
5 yıldır Frankfurter Allgemeine Zeitung'un Türkiye temsilcisi olan Dr. Herman "Ben liberal Atatürkçü'yüm" diyor. 10 yıldır Emirgan'da yaşıyor. Burayı çocukları için seçmiş. İktisat uzmanı. Türk yemeklerini çok seviyor. En çok da imam bayıldı ve patlıcan salatasını...

Çocuklarım bir Türk gibi Türkçe konuşur
Evli ve 3 çocuğu olan Dr. Rainer Herman'a bir dokunduk, bin ah işittik. Ona Türkiye'de yaşadığı en büyük sorunu sorduğumuzda hiç düşünmeden, her yıl basın kartını yeniletmek için başvurmak olduğunu söyledi. Almanya'da yaşayan Türkler'in 5 yıl ikamet izni aldığını hatırlatan Herman, "Bu tam bir eşitlik değil. Neden 2 senelik ikamet olmasın?" diyor. Dr. Herman her soruyu içtenlikle cevapladı:

KAPLANCILAR'DAN UTANIYORUM
Metin Kaplan, Almanlar'ın Türkler'e bakışını etkiledi. Çok yanlış bir imaja neden oldu. İdam cezası olmasaydı, Almanya Kaplan'ı yıllar önce gönderirdi. Almanya'da Kaplancılar gibilerinin yaşaması büyük bir utanç. Demokrasi karşıtı kimse kabul edilemez. 11 Eylül olmasaydı da Türkiye'ye gönderilirdi.

AB, TÜRKİYE'YE KARŞI HATALAR YAPTI
Türkiye'nin Avrupa perspektifi var. Avrupa Birliği hatalar yaptı, evet. Kesinlikle hata yaptı. Ancak ben Türk siyasetçi olsaydım, icraat yapmaya yönelirdim. Problem varsa, iki alternatif vardır. Ya baskı ile sorunu çözmek ya da problemdeki baskıyı açığa çıkarmak.

DERVİŞ SİYASETE ŞEFFAFLIK GETİRDİ
2002, Türkiye için çok güç bir yıl. Çünkü üçlü bir koalisyon var. Eski siyasetçilerin oluşturduğu bir koalisyon. Kemal Derviş siyasete şeffalık getirdi. İlk kez Türk ekonomisi şeffaflığa kavuştu. Bunu Derviş başardı. 2002'nin neler getireceği Türkiye'ye, Türkler'e bağlı.

İMAJINIZI SEZER VE TARKAN DEĞİŞTİRDİ
Ankara'da herhalde yalnız bir kişi Avrupa'yı anlıyor. O da Cumhurbaşkanı Sezer. O, Avrupa'ya umut veriyor. Siyasetçilerinize yol gösteriyor. Çok iyi biri. Bunun dışında Tarkan var. Genç kuşağı temsil ediyor. Orhan Pamuk ve bir de yıllardır var olan Yaşar Kemal var...

TÜRK DOSTLARLA AYDA 2 KEZ YEMEK YERİZ
Çocuklarım burada olmaktan çok memnun. Türk arkadaşları var. Oturduğumuz apartmanda aynı yaşlardaki Göksu, Süleyman ve Ziya adlı arkadaşlarıyla oynuyorlar. Türk gibi Türkçe konuşuyorlar. Türk aile dostlarımızla ayda 2 kez buluşuyoruz.

10 KELİMEDE TÜRKİYE
* Ayasofya

* Boğaz'ın doğası

* Pera'da gezinti

* Atatürk'ün miras ve ödevleri

* Kış sokakları

* İstanbul'un azınlıkları

* Otogarlar

* Kilimler

* Türk mutfağı

* İstanbul silüeti

YARIN
Le Monde muhabiri Nicole Pope'a göre Türkiye'ye hedeflerine giden yolda geri adım attıran siyasetçi kim? Hangi takımı tutuyor?

The Sunday Times muhabiri Gareth Jenkins, Türk mutfağından neden vazgeçemiyor? Türkler'in en büyük kompleksi ne?



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır