
Fil mezarlığı
İnönü Stadı'nın altında Beşiktaş Müzesi açıldı. Gittim gezdim, enfes olmuş. Bunu gerçekleştiren Grup Siyah-Beyaz'a binlerce teşekkürler. Helal olsun hepsine. Ancaak, müzede çok önemli bir eksik var. Atlamış Grup Siyah-Beyaz. Oraya bir de Beşiktaş'a milyon dolarlarla gelip, hiç randıman vermeden 3 kuruşa, hatta bedava giden yerli-yabancı tüm futbolcuların posterlerini asmalıydılar. Böyle bir köşeye kesinlikle gereksinim var. Doğrusu muhteşem bir fil mezarlığı olur.
Sürekli yazıyoruz, "Yahu beyler, şu transferi Avrupa kulüpleri nasıl yapıyorlarsa siz de öyle yapın." Yok, hayır, anlatamıyoruz. Beşiktaş yabancı teknik direktörlerin elinde adeta oyuncak. Çürükler geliyor ve gidiyor. Çuval dolusu paralar batırılıyor. Bu nedenle tesis atağı bir türlü gerçekleştirilemiyor, şampiyonluklar kaçırılıyor, taraftar kahroluyor, Beşiktaş kan kaybediyor. Yalvardık yakardık olmadı. En ağır eleştirileri getirdik olmadı. Yıllardır hep bildiklerini okudular.
Avrupalılar aptal mı?
Sezon başından bu yana Beşiktaş'ta gündemin ilk maddesi, transfer. Son bir haftadır iyice yoğunlaştı, "Şunu alacağız, bunu alacağız." Daum posta koyuyor, bastırıyor, "Adam gibi adam alın" diyor. Yönetim 200, 300 bin dolarlık oyuncular peşinde koşuyor; kelepir arıyorlar. Avrupa'daki kulüpler aptal, sizler akıllısınız. Adam iyi oyuncusunu bedava bırakır mı? Bu paralarla Tayfur'dan, Yasin'den, Baya'dan, Bayram'dan, İbrahim'den, Khlestov'dan daha iyisini getirebilir misiniz?
Bunu görmüyor musunuz, düşünemiyor musunuz? Alınacak kalitesiz bir adam, takımın bütünlüğünü bozmaktan başka bir işe yaramaz. Yani Beşiktaş'a yararı değil, zararı olur. Transfer ettiğiniz oyuncuya herkes, "Tamam, bu kez doğru dürüst biri geldi" demeli. Herkes gelen oyuncuyu kabullenmeli.
Nihat gidiyor mu, gitmiyor mu henüz belli değil. Nihat satılırsa, kasaya girecek paranın 500-600 bin doları ile iki oyuncu alınacak. Arkadaş, madem transfere ayırdığın para bu kadar, o zaman tek oyuncu al. Hiç değilse gelen adamın eli ayağı biraz daha düzgün olur. Yok, bunu da yapamıyorsan otur oturduğun yerde. "Bu sezon kepenkleri indirdik, dükkanı kapattık" dersiniz, olur biter. Böylece siz de rahatlarsınız biz de.
|
|