kapat
02.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Oldu bir kere!

Kriz, önce bankaları vurur. Bütün dünya bilir ki bankacılık sistemi hastalanan bir ekonomi durur. Çare gecikirse batar..

Türkiye'yi batmaktan 11 Eylül kurtardı.

Bu ülkenin batması halinde Usame bin Ladin'in hayal ettiği dinler savaşının şartları daha kolay oluşacaktı. Amerika bunu gördü ve IMF kesenin ağzını açtı.

Şartlanmış kafalar hariç artık herkes biliyor:

Ekonomiye ilk darbeyi Temizel'in "nereden buldun" takıntısının yarattığı panik vurdu.

Milyarlarca dolar yurt dışına kaçtı.

Temizel, ikinci büyük günahı sistemi güçlendirsin diye getirildiği BDDK'nın başında işledi ve eli sopalı bir Saddam kesildi.

Bankaları peş peşe fona devralarak, sahiplerine kelepçe taktırıp DGM'lere, oradan da cezaevine göndererek kendine parlak bir siyasi gelecek inşa etmek istedi.

Hesabı tutarsa ekonomiyi ve adaleti tahrip pahasına tahrik edilen halkın nefretini tatmin edecek ve kahraman olacaktı.

Yarattığı yıkım o kadar korkunç oldu ki bırakıp kaçmak zorunda kaldı.

Temizel'in yıkımı..
O günlerde gerçekten suç işlemiş, çaycıya, kapıcıya kurdurulmuş hayali şirketler eliyle soyulmuş, off-shore mudileri dolandırılmış bankalara el konulsa ve bugün düşünüldüğü gibi mali yapıları kriz nedeniyle zayıflamış bankalara sermaye desteği yapılmış olsaydı Türkiye bu felâketlere sürüklenmeyecekti.

Bugün "Reel sektöre destek verilmiyor. Bu kafayla üretim artmaz, işsizlere iş bulunmaz" diye bağırıyor herkes.

Doğru ama desteği kim verecek; bankalar..

Kriz yüzünden sermayesini yitirmiş bankalar, Temizel terörü ortalığı kasıp kavururken esnafa, sanayiciye kredi mi verir?

Vermez, tam tersine daha önce verdiği kredileri geri almaya çalışır. Bu oldu..

Ve sonunda hırsızla mağduru karıştıran Temizel terörünü durdurmanın mecburiyeti önce piyasalar, sonra hükümet ve IMF tarafından görüldü.

BDDK'nın şimdiki başkanı Akçakoca "Bankasındaki bütün mevduatı şirketlerine aktaran grupla ilgili rapordan haberimiz var" diyor..

Adalet temizler..
Peki, satışına iki gün kala el konulan Etibank'ın, devlete borç vermekten başka kusuru olmayan Demirbank'ın günahı neydi?

Dinç Bilgin BDDK ile anlaştığı, "kamu zararı dengelenmiştir" dendiği halde on aydır tutuklu.. Onun uğradığı maddi ve manevi kayıplar, medya grubunda çalışan binlerce insanın çektiği acılar ne olacak?

Sedat Ergin Başbakan Ecevit'e soruyor:

- Geçmişte sahipleri bankalarını kaybederken şimdi benzer durumdaki bankalara devlet yardımda bulununca bir eşitsizlik, adaletten uzaklaşan bir uygulama olmuyor mu?

Başbakan'ın cevabı: Bizde de aynı duraksama var. Fakat bu önlem alınmazsa doğabilecek sonuçların kamuya, topluma maliyetinin çok daha ağır olacağını düşünüyorum.

- Peki geçmişte bankalarını kaybedenler ne olacak?

- Artık bazı şeyler olup bitti!

Bu bir itiraftır.

Haksızlığı kabul etmek erdemdir.

Ama devlet "oldu bir kere" demez.

Devletin temeli adalet ise eğer...

Dinç Bilgin'in özgürlüğünden yoksun geçirdiği her gün devlet aleyhine suç işleniyor demektir.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır