Büyük ikramiye sizin!
Yeni bir yılın güneşsiz sabahında başınız zonkluyor mu? Lanet edilen bir yılın son gecesinden geri kalan; ağzınızdaki tatsızlık, gözlerinizdeki kızarıklık mı?
Ya yıkılan umutlarınız... 5 trilyon hayalinin hüsrana uğraması... Biletinize amortinin bile vurmaması...
Oysa ne hayaller kurmuştunuz değil mi?
Bırakın "Hayır kurumlarına bağışlardım, ona buna yardım yapardım" yalanlarını... Alacağınız evi, otomobili bile gözünüze kestirdiğinizden eminim... Belki oğlanı evlendirecektiniz... Belki de konu komşuya inat, damadı iç güveyi haline getirecektiniz...
Olmadı işte... Çıkmadı...
***
Boşverin!
Sağlığınız yerinde mi? En zengin sizsiniz...
Gelin 2002 yılının ilk sabahını yeni bir başlangıç kabul edin... Hiç birşeyi kendinize dert etmemeye, kimseyle küsmemeye, size darılana sarılmaya, vurana aldırmamaya, eğer güçlü iseniz ezmemeye, süründürmemeye yemin edin...
Ülkenin haline bakıp kahretmeyin...
Kriz mi? "Geçer" deyin...
Dolar mı? "İner" boşverin!
Enflasyon mu? "Düşer" dert etmeyin...
Gelin beni dinleyin; gülün... Bu sabah iş yerine gelinceye kadar herkese "Günaydın" deyin...
Dilerseniz sabah kapıdan çıkarken eşinizi öpün... Bana kalırsa kulağına aşkınızı söyleyin... Çocuğunuza sarılıp "Seni çok seviyorum" diyerek ona güven verin... Yolda yürürken şarkı söyleyin..
***
SON SÖZ: Eğer gidecek işiniz, sevecek eşiniz, başınızı sokacak eviniz varsa zaten büyük ikramiye yıllar önce size çıkmış... Bunun kıymetini bilin...
Hakkı Devrim'in SABAH takıntısı!
Hakkı Devrim, Sabah'ın İstanbul sayfasında 13 Sarıgül haberi çıktığını saymış ve bu konuda kaleme aldığı eleştiri kokan yazısını da "Ben bu başarılı işbirliğinin altını çizmek istedim" diyerek noktalamış... Hakkı Devrim neden saha değiştirdi, hangi sebepten "a'nın üstüne şapka konulmalı mı, konulmamalı mı?" meselesine boşverip de oturup Sabah'ın bir aylık sayfalarını tarayıp Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül haberlerinin sayısını belirledi bilmiyorum.
Bildiğim; Hakkı Devrim'in hem Sabah'a, hem de Sarıgül'e haksızlık ettiği. Ve en önemlisi kendi kalem oynattığı gazetesindeki haberleri görmemesi...
Kriz hayvan sevgisini vuramaz
Gazetelerde çıkan haberlere bakarsanız, evlerde beslenen köpekler kriz yüzünden kapı dışarı ediliyor... Hele Kadıköy Belediyesi Veteriner Müdürü'nü dinlerseniz, parasızlık yüzünden köpeğini besleyemeyen, "Hadi bakalım başının çaresine bak" diyerek sokağa terkediyor..
Yalan!
Yanlış anlamayın; yalan olan cins ev köpeklerinin sokağa terkedilmesi değil, Kadıköy Belediyesi Veteriner Müdürü'nün oturduğu yerden ahkam kesip buna krizi gerekçe göstermesi...
***
Yüreğinde hayvan sevgisi olan hiç kimse "Artık besleyemiyorum" diyerek köpeğini, kedisini sokağa atmaz... Bu vicdansızlığı yapmaz... Bir lokma ekmeğini onunla paylaşır...
Yapanlar kimler biliyor musunuz?
Evinde köpek beslemeye özenenler... Ama aldığı yavruya tuvalet terbiyesini öğretemeyenler... Onu her sabah ve akşam çıkarıp gezdirmeye üşenenler...
***
Veteriner Müdürü zahmet edip Caddebostan-Fenerbahçe arasındaki yürüyüş yolunu gezerse bugün, bu yıl değil yıllar önce getirilip bırakılmış cins köpekleri görecektir.. İçlerinden bazılarının aradan yıllar geçmesine rağmen her zaman gözlerini ilerilere dikip onu almaya gelecek sahibini beklediğine tanıklık edecektir...
Hasar çok büyük!
Kimse oturduğu yerden ahkam kesip, bu krizin gelip geçtiğini söylemesin; çünkü deldi geçti... Üstelik milleti yere serdi...
Türkiye genelinde ise 2 bin 392 sanayi şirketi kapısına kilit vurdu... Bu şirketlerde çalışan 86 bin 92 işçi de kapıya konuldu...
Eylül 2001 itibariyle sadece İstabul'da 306 tekstil şirketi kapandı... Bu sayı Uşak'ta 45, Denizli'de 37, Bursa'da 25, Kahramanmaraş'ta 17, Ankara'da 13, Manisa'da 13, Balıkesir'de 10...
Gıdada ise kapanan şirket sayısı açısından Antalya başı çekiyor... Bu kentte kepenk indiren gıda şirketi sayısı 253... İmalat sanayiinde ise 394 firma ile İstanbul birinci...
Bu rakamlar Başbakanlık tarafından yapılan araştırma sonucu belirlendi... Şimdi bu rakamlar karşısında Türkiye'de kriz abartıldı demek mümkün mü? Görüldüğü gibi hasar büyük... Önemli olan toparlanmak...
Digitürk'ün yüzkarası:
ABS Telekom
Kadiköyde'deki Digitürk abonelerine 418 00 00 numaralı telefonla bağlantı kurup hizmet(!) veren ABS Telekom adlı kuruluşun elemanları, dekoder bağlamak için gittikleri apartmanda asansör boşluğundan kablo geçirirken asansörün sigortalarını attırıyorlar... Ardından dekoderi patlatıyorlar... Bunlar yetmiyor, televizyonu kullanılmaz hale getiriyorlar... "Tamir ettirelim" diyerek alıp götürdükleri televizyonu da 10 gündür geri getirmiyorlar...
Türkiye'nin en büyük kuruluşla-rından birine bağlı Dijitürk'ün yetkilileri, ABS Telekom gibi bir servis nedeniyle prestij erozyonuna uğruyor... İnanıyorum ki; bu kuruluşun ilgisizliği, bilgisizliği nedeniyle birçok aboneyi rakip firmalara kaptırıyor...
Benden uyarması!
Fıkra
Kola makinesi
Temel ile Dursun Amerika'ya gitmişler... Havaalanında Dursun çantalarla ilgilenirken Temel de etrafı geziyormuş. Bakmış bir kola makinesi. Başlamış para atmaya. Bu sırada işi biten Durmuş, Temel'i devamlı para atarak kola alırken görmüş. Etrafında yüzlerce kola kutusu. Hemen yanına koşmuş.
- Ne yapıyorsun Temel?
- Karışma bugün şansım çok iyi..
Hay ağzını ÖPEYİM!
"Bu millet çok çekti... Umutlu olmak, iyi günler görmek hakkı..."
(Hazine Müsteşarı Faik Öztrak)
DOĞRU SÖZ
Basında eskiden fikir adamları vardı, şimdi onun bunun adamları var...
|