Kolay değil, tam 7 milyon 540 bin metre kare bitmiş bina yapmak. Toplam 158 projeyle dünyada en fazla birincilik kazanan mimar unvanına sahip olmak. Rıza Pehlevi'den Kaddafi'ye, Sierra Leone Kralı'ndan kral Faysal'a kadar birçok ünlü isme eser yaratan Prof.Metin Hepgüler, 71 yaşına tam 260 proje sığdırdı. Son olarak Borusan'ın İstinye'de inşa ettirdiği 65 milyon marklık akıllı binasının projesini geliştiren Hepgüler, "Bir projenin yaklaşık üç ayda bittiği düşünülürse, 42-43 yıldır hiç durmadan çalışıyorum" diyor.
Hepgüler, hepsini çocuğu gibi görüp birbirinden ayırmasa da bazı projelere ayrıca değer veriyor. Bunların başında da Çınar Oteli, Libya'daki Kaddafi tesisi, Harbiye Orduevi, MİT binası, Arjantin'deki Peugeot binası, Rıza Şah Pehlevi'nin villası, Yeni Delhi'deki Türk Büyükelçiliği ve Aygaz binaları geliyor. Hepgüler, Aygaz binasının ilk önceleri Vehbi Koç tarafından soru işaretleri ile karşılandığını ancak bina bittikten sonra Vehbi Bey'in bir mektup gönderdiğini anlatıyor: "Metin Bey sizi iki yıl boyunca toplantılarda içimden tenkit ettim. Ama kimseye söylemedim. Bina açılıp da, içine girdikten sonra o kadar sevdim ki orada bir oda ayırttım ve çıkmak istemedim."
Hepgüler, işlerini uzun süredir İsviçre'deki mimarlık bürosundan yürütüyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'a gelen ünlü mimarla yaşamını ve projelerini konuştuk...
* Başarınızın sırrı nedir?
Beni yetiştiren ablam ve eniştem müthiş disiplinliydi. Başucumda, yapmam gerekenlerin haftalık listesi vardı. 05.30'da kalkacaksın, 06.00'ya kadar banyo, 06.30'a kadar jimnastik gibi. İşin birinci sırrı disiplin. İkincisi de disiplinin size verdiği iş ahlakı.
* Bu işlerden para kazanabiliyor musunuz?
Türkiye'de iş yaparsan para yerine takdir bekleyeceksin. Parayı ancak yurtdışında kazanacaksın. Burada hizmet vereceksin. Ama ben bu durumdan çok mutluyum.
* Türkiye'de iş yaparken ne tür zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
Yurtdışı ile çok farklı. Burada karşınızda müthiş bir adamı oynayan bir kitle var. Bütün holdingler sanata önem veriyormuş gibi görünüp, aslında önemsemiyor. Ben yurtdışındayken Türkiye'den gelen adamların bana iş vermesinin en büyük nedeni kredi ihtiyacı. Projeyi bize verdikten sonra diyorlar ki 'Metin Beyciğim bize burdaki bankalardan kredi bulabilir misiniz? O kanaldan gelip, sonra memnun oluyorlar. İş hayatında çok titizim. Bu yüzden Türkiye gibi ülkelerde 'zor insan' muamelesi görüyorum.
* Meslekte ilginç olaylar da yaşamışsınızdır...
Sierra Leone Afrika'da fakir bir ülke. Kralları beni ülkesine davet etti. Okul ve hastane yaptırmak istiyorlar ama imkanları kısıtlı. Pes etmedik, 17 mil boyunca nehirden içeri doğru kanoyla yolculuk yaptık. En sonunda bir kabilenin yanına vardık. Onlara çamur ve tezekten tuğlalar yapmayı öğrettim. Üç sınıflı bir okul bir de 120 metrekarelik bir hastane yaptık. Geri dönerken kral bana küçücük bir pırlanta hediye etti.