
Dans evliliği kurtarır mı?
Birçok kadın, erotik danslar öğrenerek monotonlaşan ilişkilerine heyecan katmak için Nesrin Topkapı'ya koşuyor. Peki bu çaba işe yarıyor mu?
Nesrin Topkapı, 17 yaşındayken bir yolunu bulup Londra'ya gider. Kıbrıslı Türkler'e ait bir gece kulübünde çalışmaya başlar. Kısa zamanda ünlenir. Dansözlüğüyle de barışmıştır artık. Oram buram açıldı kaygısını bir yana bırakır. Seyirci de bir başkadır: O dans ederken çatal kaşık bir yana bırakılır. Ama hayatındaki değişiklikler bu kadarla kalmaz. Önce baba soyadı Gökkaya'nın yerini Topkapı alır. Patronu, "Böylesi daha oryantal; yabancıların hoşuna gider" der... Sonra. Sonra tuhaf bir biçimde evlenir:
'BELKİ DE DULUM'
"Yıl 1972'ydi. İngiltere'deki çalışma sürem dolmuştu. Sınır dışı edilmemek için bizim gazinoda çalışan Kıbrıslı bir garsonla evlendim. Adı Asaf Hüseyin'di. Hayatımda sadece 10 dakika gördüm onu. Ama hâlâ onunla evliyim. Boşanmadım. Hayatta mı, değil mi; bilmiyorum. Bir daha evlenmek isteseydim boşanırdım. Boşanmadım. Belki de dulum. Bilmiyorum. Benden çok büyüktü. Zaten hep yaşlılardan gittim hayatımda... "
Doğruydu. Evlendiği yıl aşık oldu. Bir gazinonun, kendisinden 22 yaş büyük müdürüne:
"Sürekli peşimden geliyor, mektuplar yazıyordu. Sonunda birileri araya girdi. 'İntihar edecek' dediler. İşte o zaman tanıdım onu. Benden 22 yaş büyük, evli ve 7 çocuklu bir adamdı. O zamana kadar ne öpüşmüş, ne de el ele tutuşmuştum. Filmlerde görmüştüm sadece. Onunla yaşadığımda 'Aşk bu mu' diye sordum kendime. Sonra da hep kaldı bu soru zaten."
Çok geçmez, yaş farkı vurur ilişkiyi. Topkapı ayrılmak ister, adam bırakmaz. Bir yaz Türkiye'ye birlikte gelirler, Nesrin kalır, adam döner.
'BEN DE ALDATILDIM'
Yıllar sonra bir kez daha aşık olur. Bu kez delicesine... Bu ilişkisi tam 14 yıl sürer. Ama bir gün adam kapıyı çekip gider. Canı çok yanar:
"Dostlarım 6 ay beni yalnız bırakmadı. O sıralar annemi de kaybetmiştim. Tam o günlerde, her kadın gibi ben de aldatıldım. Çok ağır geldi. Ömür boyu benimle olması gerekmiyordu. Evin içinde dolaşırken sana batıyorsa çeker gidersin. Yalana gerek yok. Ama aldatılmak gerçekten çok korkunç. Aylarca onun kollarında başka kadınları hayal ettim. İlk aldatılan kadın ben değildim ama bir kez daha aldatılmak istemediğim için de tövbe ettim. Bir daha ilişkiye girmedim. Tam 18 yıl oldu, yapayalnız yaşıyorum..."
Ayrılığın ardından Nesrin Topkapı eve kapanır. Kendini rengarenk boncuklara verir. İngiltere'de üç ay bir blucin fabrikasında çalışmış, dikiş dikmeyi öğrenmiştir. Artık hayatında dans değil sadece renkli boncuklar, kostümler vardır. Hep dikiş makinesinin başındadır. Yalnızlığı arttıkça, kiloları da artar. Bir gün 86 kilo olduğunu farkeder. O gece Esin Engin'in Çalıkuşu'nu koyup müzik setine, taytını giyer, ışıkları karartır, bir bardak da viski içer. Sonra odasının iki duvarını kaplayan aynaların önünde dans eder. Ve saatlerce ağlar...
Bütün bu gözyaşları dindiğinde, yeniden dansa dönmeye karar verir. Zayıflar. 15 yıl aradan sonra yeniden TV'ye çıkar.
KRAVATTAN KOSTÜM
Artık 50 yaşında. Hâlâ hayatında bir erkek yok ama bir sürü öğrencisi var. Hoca olarak her ulustan kadına dans etmeyi öğretiyor:
"Stüdyo Topkapı'yı ilk açtığımda dertli bir hanım gelmişti. Eşi aldatıyordu, ayrılma noktasındaydılar. 'Eşime dans etmek istiyorum' demişti. Birşey söylememiştim. Dans etmeyi öğrendi. Sonra başına gelenleri şöyle anlatmıştı: 'Bir gün ışıkları kıstım, Arap müziğini koydum... Kocam yine ekonomi sayfalarına gömülüydü. Dans için özel bir kıyafetim olmadığı için etek olarak kocamın tüm kravatlarını belimden aşağı sarkıttım. Neyse o loş ışıkların altında dans etmeye başladım. Eşim gazeteyi şöyle bir indirdi. Gözlüklerinin üstünden bakıp, 'Ne kadar çok kravatım varmış ya' dedi ve tekrar gazeteye gömüldü.' Anlayacağınız, bilinenen aksine evliliği, ilişkiyi kurtarmak için dans etmeyi öğrenmek çare değil..."
Evet... Bir yılbaşı gecesi tanımıştık onu. Aradan uzun yıllar geçti. Çok dansöz gördük. Ama o başkaydı, bambaşkaydı. Unutmadık...
Mine ŞENOCAKLI
|