HAVADA SOHBET
İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen ile birlikte Adana'dan İstanbul'a uçarken...
Bir saat on dakika süren uçuş boyunca "neler" konuştuk.
Önce "Valiler Kararnamesi"ni.
Yücelen dedi ki:
- Gündemimde var... Bazı nöbet değişiklikleri gerekli... Ama... Koalisyon liderlerinin görüşlerini almadan birşey söyleyemem.
KAPKAÇ TERÖRÜ
- Yeni yasal düzenleme için Adalet Bakanımız çalışıyor... İstanbul'u 125 yeni motosikletle takviye ettik... Hem resmi, hem de sivil ekipler kurduk... Kapkaççılarla mücadele, polisin namusu oldu... Polisle alay edilemeyeceğini herkese göstereceğiz.
SUİKAST İHBARI
Bir konu var ki...
"Ayrıntı" veremeyeceğiz.
Son zamanlarda "bazı üst yöneticiler ile ilgili" ihbarlar geliyor.
İhbar "gizli tutuluyor."
"Tedirgin olmaması için" hakkında ihbar gelen "devlet büyüğüne" bilgi verilmiyor.
Ancak...
"Gereken güvenlik önlemleri" de alınıyor.
Ayrıntı vermeyişimizin nedeni "kimsenin tedirgin olmaması."
TELEKULAK
Yücelen, Bakan olunca "geçmişe bir sünger çekti."
Ve "gelecek için" emir verdi:
- İzinsiz... Mahkeme kararı olmaksızın telefon dinleyenin canına okuyacağım.
"Bu amaçla" ekipler oluşturdu.
"Gizli takipler" yaptırdı.
Sonuç:
Yücelen'in ifadesi ile "kaçak... Telekulak... Kısadevre" önlendi.
Artık "yasadışı dinleme yok."
Sorduk:
- Hiç mi yok?
Bakan:
- Üç olay oldu... Dinleyeni yakaladık... Cezalandırdık.
- Hangi ilde?
- İllerini söylemeyeceğim.
BİR OLAY
Yücelen:
- Geçmişten ders aldık... Geçenlerde bir olay oldu... İzinsiz olarak telefon dinleyeni yakaladık.
- Sonra?
- Dedi ki... Efendim, mahkemeden dinleme izni istedik.
- Sonra?
- Gerçekten istenmiş... Nitekim, üç gün sonra, mahkemeden "dinleme kararı" geldi... Ancak... Mahkeme kararı beklenmeden dinleme yapıldığı için, telefon dinleyeni cezalandırdık.
LİSTE
AB'nin "terör örgütleri" listesinde DHKP-C ve PKK yok.
Neden yok?
Yücelen:
- Liste ayda bir... Üç ayda bir yeniden yayınlanacak... Elimizdeki belge ve bilgiler AB'ye sürekli iletiliyor... Bundan sonraki listede, öyle ümit ediyorum ki, bu örgütler de yer alacak... Bunun için gereken yapılıyor.
SENARYO
- Sayın Bakan... ABD, Irak'ı vurursa... Bize yansıması nasıl olur?.. Önleminiz var mı?
- Her duruma göre senaryolarımız var.
- Nedir?
- Başbakan'ın, Genelkurmay Başkanı'nın ve koalisyon liderlerinin açıklamalarına rağmen... Yani... Türkiye'ye rağmen, Irak'a yönelik bir harekât olacağını sanmıyorum.
- Olursa?
- Başbakan'ın ABD ziyareti önemli... Onu bekleyelim.
- Sonra?
- Sonra, duruma göre, gerekli olursa, senaryomuzu açıklarız.
HİZBULLAH
İçişleri Bakanı Yücelen'e "Hizbullah'ı" sorduk:
- Ne alemde?
Bakan dedi ki:
- Beli kırıldı... Hem finans kaynakları ve hem de vurucu gücü yönünden.
- Uzantıları ne durumda?
- Hepsi izlemede... Hizbullah'a kıyısından, kenarından bulaşanlar... Yardım edenler bile izlemede... Açıkçası... Nefes alışlarından dahi, devletin haberi var.
Teşekkürler Hasa*n Müdür
Mersin'de çok kişi bizden bir ricada bulundu:
- Hasan müdüre selam söyle... Onun iyiliğini unutmadık.
***
"Bir zamanlar" Mersin, Nataşalar'ın hücumuna uğramış.
Sonra...
Hasan Özdemir, Mersin'e, Emniyet Müdürü olarak atanmış.
Ve "fuhşun... Kumarın... Tüm pis işlerin" üstüne gitmiş.
Tabii bu arada "kendisi ile uğraşanlar da" olmuş.
Ama "Hasan müdür" yılmamış.
Mersin'i temizlemiş.
***
İstanbul'da, uçaktan inince...
Emniyet Müdürü Hasan Özdemir'e dedik ki:
- Mersin'den selam getirdik... Teşekkür getirdik... Gerçi, o dönemde sizinle uğraşanlar da az değilmiş.
***
İstanbul Emniyet Müdürü "duygulandı."
Mersin'in "vefasına" sevindi.
Sonra da...
"Acı acı gülerek..."
Dedi ki:
- O dönemde benimle kimlerin uğraştığını... Pis işlere hangi siyasilerin bulaştığını söyleyeyim mi?
Özdemir tam "isim söylemeye" başlamıştı ki...
İçişleri Bakanı, onu susturdu:
- Geçmişe sünger çekelim... Geleceğe bakalım... Dünü unut Hasan müdürüm... Senden memnunum.
Okuyan ile Durmuş'u "polis barıştıracak"
Sayın İçişleri Bakanı.
Kabinenin iki üyesi arasında bir kavga olduğu yazılıyor, söyleniyor.
Yaşar Okuyan-Osman Durmuş kavgasının "güvenliği ilgilendiren boyutu" var mı?
Bu konuda ne yaptınız?
***
İçişleri Bakanı'nın yanıtı:
O gün, Bakanlar Kurulu'na geç geldim.
Kavgayı görmedim.
Görseydim, İçişleri Bakanı olarak, re'sen, yetkimi kullanır, gerekeni yapardım.
Bana bir şikâyet de gelmedi.
Taraflardan birinin şikâyeti olsaydı, işleme koyardım.
Olayı, sadece duydum.
İkisi de arkadaşımdır.
Ülkenin, ikisinin işbirliğine ihtiyacı vardır.
Barışmalarını istiyorum.
Kendileri barışmazlarsa, güvenlik güçleri barıştırır.
Polis, Jandarma ve Sahil Güvenlik marifetiyle, onları barıştırmak da benim görevlerim arasındadır.
|