kapat
01.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Ararat'a tepki

Henüz tezgâhta olan "Ararat" filmine şimdiden protesto kampanyaları düzenleyenler var.

İnternetteki protesto yağmuruna katılanlar arasında filmin tarihi gerçeklerle çelişik yaklaşımına kızanlar ve filmin, iki toplum arasına düşmanlık tohumlarını geri dönüşssüz biçimde ekeceğinden korkanlar var.

Bir film yüzünden ortalığın yine kızışacağından çekinenler var. Onları çok iyi anlıyorum.

Ama bazıları ipin ucunu kaçırdılar!

Diyorlar ki, biz de size Kızılderililer'e, zencilere yaptıklarınızı hatırlatırız!

Diyorlar ki, bu filme izin vereceğinize önce kendi tarihinize bakın!

Ne yanlış!

Ararat'a kızayım derken "cahil cesareti"nin en berbat örneklerini sergilemenin alemi var mı!

Üstelik bu yersiz karşılaştırmalar ne yanlış kapılar açıyor, farkında değil misiniz?

İşin acıklı yanı, ABD'de okurken Türkçeyi Amerikalı gibi konuşmayı güzel bir şey sanmış; sonra buraya dönünce "bilmemne konakları"nda bir tatil günü keyif çatarken birdenbire milliyetçiliği tutmuş adamlar da aynı tepkiyi göstermiyor mu; gülsek olmaz, ağlasak değmez!

Yahu biz nereden öğrendik Kızılderili katliamlarını? Tarih kitaplarını mı karıştırdık? Hiç üşenmedik, kütüphanelere gidip belgeler mi bulduk? Yoo!..

Amerikalılar'ın Kızılderililer'e, Avrupalılar'ın sömürgelerindekilere yaptıklarını onların edebiyatından, onların sinemasından öğrenmedik mi?

Son dönem Amerikan sinemasının en etkili, en çarpıcı filmleri Vietnam Savaşı'nı ıcığıyla cıcığıyla ve acımasız biçimde sorgulayan filmler olmadı mı?

Kim karşı çıktı; kadın, erkek, çocuk demeden Vietnamlılar'ın üzerine bomba yağdırırken Wagner dinleyip sakız çiğneyen general tiplemesine? Pentagon mu? Sokaktaki Amerikalılar mı? Hayır, hiç kimse!

Bir filmi "Yasaklamazsan, karışmam ha!" diyerek protesto etmek; "sen önce kendine bak!" diyerek Batı'yı tehdit etmek kadar yanlış bir yol olamaz.

Önce bu "geri" mantığın önünü kesmek gerekiyor.

Bu tepkiselliğin yerini uygarca ve zekice bir kampanya almalıdır.

1915'te olup bitenlerin uluslararası kamuoyunda ülke tezleri çerçevesinde tartışılmasını sağlayacak biçimde sakin ve kültürel temelleri sağlam bir kampanya yürütülmelidir.

***
Ararat tartışılırken hep arada Geceyarısı Ekspresi filminden de söz ediliyor.

Ben bilgi olsun diye birkaç noktanın altını çizeyim.

Genç kuşaklar hatırlamaz.

Midnight Express/Geceyarısı Ekspresi filminin yönetmeni Alan Parker o tarihte, 1978'de, bugünkü gibi önemli bir yönetmen değildi.

Fame'i iki yıl sonra, Cannes'da Jüri Ödülü'nü kazanan Birdy filmini 1984'te, o muhteşem Angel Heart'ını da 1987'de çekecekti.

Geceyarısı Ekspresi, çarpıcı öyküsü olan ama kötü bir filmdi. (Bunu daha sonra Parker da açıkça söylemişti.)

Geceyarısı Ekspresi'ni dünyanın her yerinde Türkiye'yi ve Türkler'i kötülemek için kullanılan, dünya televizyonlarında hâlâ gündemdeki bir film kılan üç ana etken vardı:

Birincisi, Parker'ın daha sonra gelişen ünü ve başarısıydı...

İkincisi, bizim gösterdiğimiz fazla gürültücü ama sonuç alamayan tepkinin dikkatleri filmin üzerine daha çok çekmesiydi...

Üçüncüsü, filmin gösterime çıkışından iki yıl sonra, 12 Eylül'ün gerçekleşmesi ve bütün dünyada Türkiye'nin hapishanelerinin konuşulur hale gelmesiydi...

Aklımızda bulunsun derim.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır