kapat
01.01.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yaşasın umut

Yeni yıla hak edilmiş umutlarla giriyoruz. Yıkıma dayanıklılığımız kadar hedeflerimize beslediğimiz inanç bizi başarıya ulaştıracak

Ekonomik ve sosyal yıkımlar yaratan bir yılı geride bıraktık. Bugün, Türkiye'nin tarihle randevusunun gerçekleşeceği yeni bir döneme umutla giriyoruz.

Kriz karşısında gösterdiğimiz dayanıklılık ve özveri ile bu umudu hak ettik.

2002'de ülke geleceği için "kutsal görev" sayacağımız hayati hedeflerimiz var:

Ekonomide büyümeyi sağlamak, üretimi ve istihdamı artırmak, enflasyonu düşürmek zorundayız..

İnsan haklarına saygılı, iyi yöneten bir demokrasiyi kurumlaştırarak işletmeye başlamalıyız..

Küreselleşme sürecinde yerimizi almak üzere Avrupa Birliği'ne tam üyeliğin kalitelerini kazanmalıyız.

Halkın siyaset kurumuna güveni yok oldu. Bu güveni yeniden kazanmanın tek yolu Seçim ve Partiler kanununda öngörülen değişiklikleri 2002 yılı içinde mutlaka hayata geçirmektir.

Umudumuz, bütün bu hedeflerin gerçekleşmesini sağlayacak toplumsal ve siyasi iradenin artık oluştuğu gerçeğinden kaynaklanıyor.

Evet, 11 Eylül terör felâketi Türkiye'ye tarihsel bir fırsat yarattı.

Dünyanın güvenlik çıkarları da Türkiye'nin esenliğinde yatıyor.

Ama çağdaş değişimi en buhranlı döneminde yakalamak uğruna göze aldığı cesur adımlarla Türkiye de bu desteği hak etti.

Siyasi ve ekonomik yapı, yeni krizlere meydan vermeyen, siyaseti devleti yağmalama fırsatı olarak görenlerin yolunu tıkayan reformlarla sağlamlaştırılıyor.

Anayasa ve medeni kanun değişikliklerinin de yer aldığı bu reformlar, sadece bir sonraki seçimi düşünen iktidarların göze alamayacakları atılımlardır.

Gemileri yakıp dönüşü olmayan bir yola giren Türkiye, yürüyüşünü sürdürmelidir.

Millet parlamentoya ve iktidara bu cesareti vermelidir.

İnsafla söylemek lâzım ki bu reformları, yakın tarihin en çok eleştirilen bu parlamentosu yaptı.

Önümüzdeki reformları yaparak Türkiye'yi tarihle randevusuna, yine bu parlamentonun bilinci, cesareti, sorumluluk duygusu ve vatan sevgisi taşıyacaktır.

Umudumuzu, eleştirinin yapıcı, suçlamanın insaflı, adalet duygusunun doruğa çıktığı bir anlayış yaşatacaktır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır