
Dişi Kutluay'lar!
İbrahİm kutluay kapıyı açtı, şimdi sIra onlarda! İbo'yu da, bizi de çok seviyorlar!
"Yunanlılar sıcakkanlı, İbrahim Kutluay da ortamı yumuşattı. Kapıyı ilk açan o oldu. İbo'yu da bizi de seviyorlar. Türk olduğumuzu öğrenen hemen yanımıza geliyor". Sezon başında Yunanistan basketbol 2'nci ligindeki Panseraikos Takımı'na transfer olan Gülşah Akkaya henüz 24 yaşında. Takımda 4 numaralı formayı taşıyan Akkaya bir Michael Jordan hayranı. Türkiye'deyken BJK Bayan Basketbol Takımı'nda oynayan Akkaya, burslu işletme okuduğu ABD'deki Lynn Üniversitesi'nin de basket takımında oynadı. Tekstil mühendisi bir baba ve ev hanımı bir annenin çocuğu olan Akkaya, sporla 12 yıl önce tanıştı. 1991'de Deniz Nakliyat'ta başladığı basketbola, 1994'de Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı'nda devam etti.
1996'da ise ABD'ye gitti. "İşletme eğitimime rağmen basketbol tutkusu ağır bastı" diyor.
Akkaya, fiziğiyle manken ajanslarının da dikkatini çekti. İki yıl önce Neşe Erberk Ajans' la sözleşme imzaladı. Ancak yoğun idman ve maçlar nedeniyle, çağrıldığı halde bir kez bile podyuma çıkamadı.
YUNANİSTAN İYİ TECRÜBE
Amacının Avrupa'da oynamak olduğunu da söyleyen Gülşah Akkaya, "Bu arzumun bir kısmını gerçekleştirmiş oldum. Yunanistan ilk tecrübe açısından avantaj oldu" diye konuşuyor.
Akkaya, başarısında, İbrahim Kutluay'ın öncü olmasının etkisi olduğunu da söylüyor. Kutluay'ın Türkleri temsil etmesinin ortamı yumuşattığını belirten Akkaya, "Kapıyı ilk açan o oldu. İbo'yu da bizi de seviyorlar. Takımımızda ABD'li bir oyuncu da var ama bize daha yakın davranıyorlar" dedi.
Kendime Mirsad'ı örnek alıyorum!
"Mirsad Türkcan çok hırslı. Kesinlikle kaybetmeye tahammülü yok. Sahadayken herşeyi yapıyor. Ayrıca ikimiz de aynı pozisyonda oynuyoruz" Nevriye Yılmaz 1.95 boyunda. Yunansitan'ın Apollon Ptolemaida Takımı'nda oynuyor. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Spor Yüksek Okulu 2'nci sınıf öğrencisi. Uzun boyu sayesinde yıllar önce basketbola adeta itilen Yılmaz, kendisine Mirsad Türkcan'ı örnek aldığını söylüyor ve nedenini de şöyle açıklıyor: "Çok hırslı. Kesinlikle kaybetmeye tahammülü yok. Sahadayken herşeyi yapıyor. Ayrıca aynı pozisyonda oynuyoruz."
Annesi Okmeydanı SSK Hastanesi'nde hemşire, babası ise işsiz. 1980'de Bulgaristan'ın Plovdiv şehrinde doğan Yılmaz, ilkokul 3'üncü sınıfta yapılan seçmelerde boyunun uzun olması nedeniyle okul takımına seçilerek spor hayatına adım atmış.
9 yaşındayken ailesiyle Türkiye'ye göç eden Nevriye o yılları şöyle anlatıyor: "Üç yıl basketbol yapmadım. Ama babama oynamak istediğimi hep dile getirdim. Bir gün babam Efes Pilsen Kulübü'nün adresini öğrenmiş, bizi oraya götürdü. Bendeki heyecan inanılmazdı tabii. Sadece erkek takımları vardı ama benim için İstanbul Üniversitesi Spor Birliği Kulübü'nü tavsiye ettiler . Birçok engel çıktı ama iyi bir basketbolcu olmak hayaliyle hiç yılmadım.
16 YAŞINDA MİLLİ OLDU
Çünkü basketi çok seviyordum. 14 yaşındayken Yıldızlar Milli Takımı'na girdim. 16 yaşındayken de A Milli oldum. Çok önemli birşeydi. 130 kez milli oldum ve hâlâ milli takım forması taşımaktan gurur duyuyorum. 19 yaşında Galatasaray Kulübü'ne transfer oldum ve ilk şampiyonluğumu orada yaşadım." Nevriye Yılmaz, İstanbul Üniversitesi'nde oynarken de birçok başarıda söz sahibi olmuş.
Yunanlılar da bizim gibi!
Her iki basketçi de üstüne basa basa Yunanistan'da büyük bir değişim şoku yaşamadıklarını dile getiriyor. İkisi de "kültürü, insanları aynı bir toplum" diye konuşuyor.Yunanlılar'ın sıcak davrandığını söyleyen Nevriye Yılmaz, "Yaşadığımız yer çok küçük bir şehir, herkes birbirini tanıyor. Yolda yürürken oldukça sık güzel tepkilerle karşılaşıyorum. Belki politik olarak bazen soğukluklar olabilir amaYunanlılar da bizim gibi insanlar" diye konuşuyor.
Her ne kadar mutfak benzer de olsa her iki basketçi de Türk yemeklerini özlüyor. İki basketçinin de ortak bir hedefi var. Bir gün mutlaka NBA Kadınlar Ligi'nde oynamak. Hatta Nevriye Yılmaz, bu konuda iki kere deneme yapmış bile. İkisi de Yunanistan'da oynamayı bir basamak olarak görüyor.
Nebahat KOÇ-Ali ÖZLÜER
|