Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, 2002 yılı için umutlu konuştu. Öztrak, uygulanan programın ve yapısal reformların Türkiye'yi güvenli bir ada haline getirdiğini söyledi. Reel sektörün, mali sektöre olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasa tasarısının TBMM'deki müzakereleri sırasında görüştüğümüz Öztrak, "İyi bir nokta yakaladık. Ancak daha yapacak çok işimiz var" dedi ve şu mesajları verdi:
* Bu millet çok çekti. Umutlu olmak, iyi günleri görmek hakkı. Program, tüm zorluklarına rağmen, halkımıza geleceğe güvenle bakma, bir daha krizlerle karşılaşmama konusunda fırsat yaratıyor. Bu şansı iyi kullanmalıyız.
* Türkiye'nin stratejik konumu tabii ki önemli. 11 Eylül olayının etkileri de gözardı edilemez. Ancak, uluslararası mali kuruluşlar sadece haritaya bakarak kredi vermiyorlar. Ciddi işleri tamamlamanız gerekiyor. Türkiye bu yönüyle de desteği hak ediyor.
* 2001 yılında, büyümeye göre düzeltilmiş verilerle GSMH'nin yüzde 10'u oranında faiz dışı fazla veren, bu kadar yapısal reform yapan bir başka ülke yok.
n Bankalarla ilgili düzenleme çok düşünüldü. Sermaye yeterliliği dünyada en geçerli kriter. Kriz nedeniyle erozyona uğramış bilançoların düzeltilmesi için bankalardan sermaye takviyesi yapmaları istendi. Ancak bankalar, yüzde 8'lik sermaye yeterlilik rasyosuna ulaşamayınca bilançolarını küçültme yoluna gittiler, kredi vermeyi durdurdular. Kaynak beklentisi içindeki reel sektör açısından yeni sıkıntılar doğmaya başladı.
* Sermaye desteğine ilişkin koşulların oluşması için sorunlu bankaların ayıklanması, uluslararası kuruluşların da ikna edilmesi gerekiyordu.
* Sermaye yeterliliğini sağlamış, sağlığına kavuşan bir ekonomide, iyi denetlenen ve yönetilen bankalar, cam gibi şeffaf bilançolar yabancı yatırımcıların da ilgisini çekecektir.
* Yapısal reformlar, siyasi istikrar, güçlü mali uyum, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması, dalgalı kur politikası ve dış kaynak desteği ile Türkiye, 2002 yılından itibaren adeta bir "güven adası" haline geliyor.
Okan MÜDERRİSOĞLU