
'Ortak düşman'a karşı işbirliği çağrısı
"Ladin, İran'a temsilci göndererek ABD'ye karşı işbirliği teklif etti." İstihbarat uzmanlarına göre bu bağlantı kesinleşirse terörizm savaşına İran da dahil edilir
New York Times gazetesinin Amerikan istihbarat kaynaklarından edindiği gizli bilgilere göre Ladin, 1995 ve 1996'da İran'a iki temsilci göndererek 'ortak düşman' ABD'ye karşı işbirliği önerdi. İlk temas, Ladin'in örgütünü Sudan'dan Afganistan'a taşımaya hazırlandığı 1995 yılının Aralık ayında gerçekleşti. Mısırlı El Kaide üyesi Mustafa Hamid, Tahran'da buluştuğu İran istihbarat ajanlarına, Ladin'in "İkimiz de ortak düşmana karşı savaşıyoruz. Birlikte eylemler düzenleyelim" teklifini iletti.
Şii İran yönetimi Sünni Müslüman ülkelerle iyi ilişkiler içerisinde değildi. Bu dönemde Sünni Taliban yönetimini devirmek amacıyla Kuzey İttifakı'na destek veriyordu. Ladin'in teklifi, bu ilişkilere rağmen İranlı yetkililere oldukça çekici geldi, Ladin'in 'rüştünü ispat etmesi halinde' işbirliğine hazır olduklarını bildirdiler.
LADİN'LE YÜZYÜZE GÖRÜŞME
İkİncİ görüşme 31 Temmuz 1996'da Kuzey Afganistan'daki Talokan'da gerçekleşti. Ladin bu kez yakın dostu, Tacikistan'daki İslamcı militanların lideri Abdullah Nuri'yi İran'lı istihbarat ajanları ile temas kurmakla görevlendirdi. Nuri, İran'lı ajanlara, Ladin'in kendilerini yüz yüze bir görüşme için Celalabad'da beklediğini bildirdi. İranlılar ise Ladin'le görüşmeye hazır olduklarını ancak görüşmenin Talokan'da gerçekleşmesi gerektiğini ilettiler.
Ladin ise, Kuzey İttifakı'nın elindeki Talokan'a gitmeyi 'saldırıya uğrayabilirim' gerekçesiyle reddetti ve İran istihbarat yetkililerinin Celalabad'a bir temsilci göndermeleri konusunda ısrar etti. Amerikan istihbaratı şu anda harıl harıl Ladin'in İran istihbarat yetkilileriyle Celalabad'da buluşup buluşmadığını araştırıyor.
SAVAŞIN SEYRİ DEĞİŞECEK Mİ?
Yetkİlİler, ellerinde yeterli delil olmamasına rağmen El Kaide örgütünün eylemlerinin arkasında İran'ın desteği olmasından ciddi şekilde kuşkulanıyorlar. Yetkililere göre 1996 Haziran'ında gerçekleşen ve 19 Amerikan askerinin ölümüyle sonuçlanan Suudi Arabistan'daki Hobar Kuleleri'nin bombalanması eyleminin perde arkasında İranlı yetkililerin parmağı var.
İran'ın ılımlı lideri Muhammed Hatemi'nin İran istihbaratındaki mollalara söz geçiremediğinin bilinmesi de şüpheleri kuvvetlendiriyor. Hatemi önderliğindeki Reformistler'in kazandıkları birçok siyasi zafere rağmen istihbarat ve adalet örgütlerindeki mollaları temizleyemedikleri biliniyor. Üst düzey yetkililere göre bu bağlantının ortaya çıkarılması teröre karşı savaşın seyrini kökten değiştirebilir.
|