Künefeyi kaymakla yiyenlere kızıyorum
Kolay kızan bir adam değil Rayting Hamdi. Kendisini eleştiren Cem Yılmaz'a bile, "İyi konuşmuş kerata" diyor...
Ama gelgelelim Hamdi Alkan, ünlü tatlı künefeyi kaymakla ya da dondurmayla yiyenlere fena halde kıl oluyor. Elektronik mühendisliği bölümünden 12 yılda mezun olan, tiyatro sevdalısı, ekranların 'Reyting Hamdi'si Hamdi Alkan. Gündemdeki her konuyu 'ti'ye alıyor. Kolay kızan bir adam değil. Ama hayatta en sinir olduğu şey, künefeyi kaymakla ya da dondurmayla yiyenler. Antakyalı. Vazgeçemediği şey katıklı ekmek.
Türkçe yazılmış eserlerin yüzde 90'ı onda mevcut. Eski film afişleri, faturalar, imzalı kitap koleksiyonu... Tam bir koleksiyoncu Hamdi Alkan.
Tipi komik, mimikleri komik. Nişantaşı sokaklarında kısa bir yürüyüş yaptıktan sonra söyleşiye başladık. Sağından solundan geçen herkes gülerek baktı yüzüne, o da hiç kimseyi atlamadan gülümsedi. Onun yerine ben yoruldum, o ise bu duruma çok alışıktı.
* Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'ı taklit edeceksiniz, hazırlanmışsınız, tam konuşmaya başlıyorsunuz, stüdyonun kapısından Mesut Yılmaz giriyor. Ne yaparsınız?
- İyi bir sınav vereceğimi düşünürüm. Şaşırırım ama "Ben Mesut Yılmaz sizi galiba bir yerden tanıyorum" da diyebilirim.
* Geçenlerde Yılmaz Erdoğan'ın rol aldığı reklam filmini yaptınız. Boyacı çocuğun karnı açlıktan zil çalıyordu ve Başbakan Ecevit'le konuşuyordu. O sırada Hüsamettin Özkan ve Rahşan Hanım neredelerdi?
- Hüsamettin Bey büyük olasılıkla Meclis'tedir. Hatta Ecevit'in hemen yanı başında telefonu dinliyor olabilir. Rahşan Hanım ise evde parti işleriyle ilgileniyordur. Bence çok güzel bir gönderme oldu. Türkiye IMF ile yatıp kalkıyor. Telefon sesini çıkartan boyacı çocuğun açlıktan karnının zilinin çalması iyi bir parodi oldu.
HAYATIMIZ KOMEDİ...
* Sürekli gündemi konu alıyor ve 'ti'ye alıyorsunuz...
- Hayatımız mizah... Haber bültenlerinde de mizah var.
* Bizlerin hayatlarındakiler mi esas komik olanlar? Ağlayacak halimize gülüyor muyuz?
- Çok ilginç olaylarla karşılaşıyoruz. Bu toprakların her köşesinde mizah var. Ayağına taş kaçan adam elektrik direğine dayanıp ayağını sallarken sokaktan geçen vatandaş adama elektrik çarptığını sanıyor ve adamın kafasına kalas indirip onu hastanelik ediyor. Bu gerçek hayat, mizah değil. Türkiye'de çok trajik olaylar yaşanıyor.
* Siz politik konulara çok gönderme yapıyorsunuz. Gündemi eleştiriyorsunuz. Sizce Türkiye gündeminde ne olmalı?
Türkiye gündeminde eleştireceğimiz konuların azalmasını isterim. 30-40 yıl önceki parodilere bakın hep aynı şeyler. Gırgırlara bakın hep aynı konular. Bir ülkenin gündeminde yıllarca aynı konular olmamalı. Keşke değişmesi gereken konular değişse...
* Ne değişmeli?
- 40 yıldır başımızdakiler aynı. Onlar değişse biz de değişiriz. Hiç yapmadıysam 100'ün üzerinde Erbakan, Demirel tiplemesi yaptım.
* Peki siz mesaj verme kaygısı da duyuyor musunuz?
Programım eğlence ağırlıklı. Mesaj vermek bizim için şu anda çok önemli değil. Öncelikle insanları eğlendirmeyi hedefliyoruz.
* Ayda 200 milyon kazananla, 5 milyar kazananı güldürmek arasında nasıl bir fark vardır?
- İnsanları güldürmek zordur. 200 milyon kazanan bir insanın hayatı zordur. Şimdi size gelir gruplarına göre insanlar nasıl güldürülür diye bir tarif veremem.
* Yıllardır insanları güldürmek için programlar yapılıyor. Sizin iyi reyting almanızın sırrı nedir?
- Çok mizah programı yapıldı, bazıları kısa sürede bitti gitti. Bunun bir reçetesi yok. Ancak insanların bildiği bir şeyi yeni bir biçimde sunmak gerekir. Muhteşem bir oyunculuk, tipleme yapabilirsiniz. Önemli olan ona uygun durumu malzemeyi ekrana getirmektir.
Örneğin; Galatasaray'da sporcu satılıyor. Mesela balıkçı tezgahını düşünün. Futbol maçı oynanırken meşhur fileyle futbolcu yakalarsınız, sonra da el sıkışarak kurbanlık koyun alır gibi futbolcu alırsınız. Galatasaray'ın medyatik basın sözcüsü Abdurrahim Albayrak'ı da kendi yerden yere atarak canlandırırsanız insanlar güler.
* 11 Eylül olaylarından sonra başladığınız Savaş Meltemleri çok tuttu. Savaşla da dalga geçilir mi?
- Biz ilginç bir iş yapıyoruz. Müslüm Baba, Bush'a fırça çekiyor, Grup Gündoğarken kilisenin papazları oluyor. İnsanlar bunlara gülüyor, yoksa biz savaşı hafife alıyor değiliz.
* "Taklidimi yap" diyenler var mı?
- Sipariş bile verenler var. Bir iddia üzerine Ayşe Özgün'ü yaptım. "Beni yapamazsın" dedi. Yaptım.
'ŞENER ŞEN DÜNYAYI GÜLDÜRÜR'
* Herkesi güldürebilir misiniz?
- Dışa açılmak istiyorsanız gidip kendimize ait ortaklıklardan değil başka noktalardan yola çıkarsınız. İngiliz için Afrikalı için mizah fark etmiyor. Bana kalırsa Şener Şen de bazı normlar gerçekleşse bütün dünyayı güldürür.
* Başka kimler güldürür?
- Metin Akpınar da Cem Yılmaz da aynı şekilde. Onlar da çok yetenekliler. Cem Yılmaz şakır şakır İngilizce konuşsa uluslararası kanatlara açılabilir. Tarkan örneğini yaşadık. Cem, Tarkan gibi olabilir. Onu İngiliz de dinliyor Fransız da. Savaş Meltemleri örneğini dünyaya açabiliriz.
* Savaş Meltemleri'ni Amerikalılar da izler mi?
- Neden izlemesin? Realiteye bakın, haftada üç gün çalışıyoruz. Hollywood'taki bir filmin 10 saniyelik bütçesiyle iş yapıyoruz. İngilizler'i güldürmek istersem gidip Kamer Genç'i yapmam, Prens Charles'ı yaparım. Onu 'Çokoprens' olarak çıkarırım. Herkes de güler. Benny Hill'e herkes gülmedi mi?
Levent Kırca beni takip etti
Cem Yılmaz'ı beğeniyorumYılmaz ve Beyaz'dan keyif alıyorum. Levent Kırca'ya çok gülüyorum...
* Cem Yılmaz geçenlerde sakal takarak savaşla ilgili mizah yapmanızı eleştirdi...
- Hah hah. İşte geldik esas konuya! Cem Yılmaz'a söyleyin, ben onu bulduğum yerde... Ne derse desin onu beğeniyorum. Eleştirirse eleştirsin. Ancak eğer bir eleştiri getirecekse daha somut konuşmasını beklerim. Sakal makal demiş ama çok güzel söylemiş kerata.
* Cem Yılmaz'ı başarılı buluyor musunuz?
- Kendi branşında en iyilerden. Yılmaz Erdoğan ve Beyaz'dan da keyif alıyorum. Hepsinin kendilerine yakışan tarzları var.
* Ya Levent Kırca? Sizin tarzlarınız çok benziyor...
- Levent Kırca'ya çok gülerim. Bence televizyonun en sıcak, sempatik oyunculardan biri. Bu işin kilometre taşıdır.
* Kendisi bir açlık grevi yapmıştı...
- Ona destek vermiştim.
* Ya siz bir açlık grevi yapar mısınız programınız için?
Yapamam. Şişmanım. Kendi üslubumla bir şeyler yapardım belki.
* Özel yaşamlarınız bazı benzerlikler oldu. Eşlerle ayrılıp barışmalar...
Levent Kırca beni takip etti. Ben eşimden ayrıldım o da ayrıldı. Ben birleştim o da birleşti.
* Siz neye gülersiniz?
Filmlere çok gülerim. Geçenlerde Zoraki Kahraman'ı bir daha izledim çok güldüm.
* İnsan komedyen olunca çevresindekiler sürekli bir komiklik bekliyor. Bu sıkıcı değil mi?
- Sirkin palyaçosuysanız katlanacaksınız. Gerçek hayatım daha komiktir. Televizyon başka bir dünya. Belki ikisini bir yerde birleşiririm. İnsanlara moral veriyorum.
* Stand-up yapmayı düşünüyor musunuz?
Yok o işi çok iyi yapanlar var. Belki tek kişilik bir oyun hazırlayabilirim. Tiyatroda onlardan daha başarılıyım.
Elif ERGU