kapat
31.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Gidenin ardından

Yaş gününde, insan kaç yıl biriktirdiyse, ister istemez bir bilanço çıkarır. Bu, o insanın özel, kendisine ait bilançosudur. Kendinden genellikle memnun olur. Yaşadığı olumsuzlukları değil, güzellikleri hatırlar. İnsanın kendini koruma içgüdüsünün en temel direklerinden biri, olumsuzlukları silmeye olan eğilimidir.

Yılın son günü ise, yıllık kolektif bilançonun çıkarıldığı gündür. Bu kez ortak hafızanın eğilimi, olumsuzlukları daha çok hatırlamaktır.

2001 yılı için hafızaları zorlamaya gerek yok. Bulunacak olanlar sadece olumsuzluklardır.

Tam bir yıl önce bugün 1 Amerikan Doları 675 bin liraydı. Aradan bir yıl geçti ve 1 Amerikan Doları 1.447.000 Türk lirasıdır...

Tam bir yıl önce bugün, 1 milyon 200 bin Türk vatandaşının işi vardı. Bu 1 milyon 200 bin kişi 2 Ocak 2001 günü işlerine gittiler. Bu 1 milyon 200 bin kişinin bugün işi yoktur ve 2 Ocak 2002 günü işlerine gitmeyecekler, iş aramaya devam edecekler. Diğer işsiz yüz binlerce insan gibi.

Düşe kalka yılları dizerken
Türkiye 2001'den daha kötü yıllar yaşamadı mı? Kuşkusuz yaşadı.

Örneğin İkinci Dünya Savaşı yılları. Yaşı uygun olan herkes askerdi. Savaşın topraklarımıza gelmemesi için dua ediliyordu. Altı yılbaşı böyle geçti. Radyo dinleyerek, tombala oynayarak. Yolunu şaşırmış yabancı uçaklara ateş açan uçaksavarlarımızın sesiyle insanların yürekleri ağızlarına gelerek, "acaba savaşa mı girdik" korkusu gözlerden gözlere yansıyarak...

Bir de 1978, 1979, 1980 yılbaşıları var. Türkiye'yi daha kötüye götürmek isteyenlerin hiç tatil yapmadığı, Türkiye'yi yönetenlerin en çaresiz oldukları, beceriksizliğin, körlüğün zirvesinde oldukları yılların yılbaşları...

Sonra 1981'deki yılbaşı var, 1982'deki yılbaşı var.

Umutlarımız 5-10 yılda bir kırılıyor. Toplumsal moralimiz yerlerde sürünüyor. Sonra kendimizi toparlamaya başlıyoruz. Bu da 3-5 yıl sürüyor.

Umutlarla, hayallerle...
Bütün bu yıllarda umutlarımız, daha iyi beklentilerimiz hep ertesi yıllara erteleniyor. Sonra yine tırmanma başlıyor. O yılları unutuyoruz.

Gelecek yıldan daha fazla, çok daha fazla şeyler beklemeye başlıyoruz. Yeni yıla girerken kırılmış, hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmemiş hayallerimizi tekrar tazeliyoruz.

Sonra o yıl da geçiyor. Dönüp baktığımız zaman; düşündüklerimizin ne kadar azının gerçekleştiğini, planlarımızın ne kadar azını kendimizin gerçekleştirdiğini görüyoruz.

Sonra tekrar umutlar ve beklentiler dünyasına dönüyoruz.

Sonra bir yıl daha geçiyor, nasıl geçtiği anlaşılamadan.

Sonra bir tane daha...

2002 yılının 2001'den çok daha iyi olması dileğiyle...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır