kapat
31.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Yeni yılda ben...

Biliyorum; takvimlerin varlığı zamanın zerresine bile sahip çıkamaz, sadece bizi sıkboğaz ettiğiyle kalır.

Yine de koca bir yıl işte... Kendi kendimize inşa edip sonra da "boyun eğdiğimiz" koca bir takvim yılı çekip gidiyor ve yerine yenisi geliyor.

Ve bir kez "yeni yıl" diye bir şey tarif edince insan, bir kez kendini bu tarife kaptırınca, içini de doldurmak istiyor. Hatta mümkünse başına neler geleceğini de bilmek istiyor.

Fallar açılıp, dilekler tutulması bu arzunun kısmen doyurulmasından başka şey değil! Kısmen de GELECEK karşısında insanca bir çaresizliğin itirafı ve ifadesi...

***
Ben bilmeyi, tahmin etmeyi filan bir yana bırakıp yeni yıl için derin dilek ve kararlarımı gözden geçirmekteyim şimdi.

Yeni yılda...

"Birlik ve beraberlik içinde olmayı" hedeflemeden bir ve beraber olmanın yollarını aramayı sürdüreceğim.

"Kıyıda kalmayı" marifet sanmadan, sırf içim öyle istediği ve hayat kıyılarda çok daha güzel ve "güneşli" olduğu için kıyıda duracağım.

Yeni yılda...

Sevilmekten çok sevmeyi önemseyeceğim ve sevilmiyorsa sevgiyi hiç umursamayan o uyanıklar yok mu; onlarla hiç işim olmayacak!

Yeni yılda...

Ahlâkla kibirlenmeyi ahlâklı olmak sanan ahmakların güzel sözlerine hiç kulak vermeyeceğim.

Ve mutsuzluklarını ahlâkçılık, ahlaksızlıklarını mutluluk kılanlara destek çıkmayacağım.

Yalan hep yalan olarak, zulüm hep zulüm olarak kalırken ve kuşkuyla korku sevişirken süslemelerdeki değişikliklere bakıp bunları "ilerleme ve gelişme" olarak değerlendirmeyeceğim.

Yeni yılda...

Kazanırken güler yüz ve hoşgörü elçisi kesilenlerin kaybederkenki hallerini hesaba katmayı unutmayacağım.

Birileri ikide bir başka birilerine "ruhsuzlar" diye bağırarak slogandan yapılmış hayatların bir ruhu olduğuna inandıramayacak beni!

Ve Barış Meleği'yle yatağa girmek için Zafer Tanrıçası'na yaltaklananlara yakınlık duymayacağım.

Yeni Yılda...

Dışarıdaki yolculuklardan çok "içimdeki" kıtalara doğru yelken açacağım. Fakat ömrümüzün teninin taşıdığı tatlara asla sırtımı dönmeyeceğim.

Ve yine gece mavisinden çok siyahla haşır neşir olacağım!

Tünelin ucundaki ışıkla avunmaktansa tüneli tanımak çekecek yine beni...

Ve...

Yolun sonu başından belli ise eğer, hiç kuşkum yok, yolumu kaybedeceğim...

(Not: 97'den 98'e geçerken Yeni Yüzyıl gazetesinde çıkan "Yeni Yıl Tasarıları" başlıklı yazımın güncelleştirilmiş halidir.)

ALTYAZI
Hiç kavga etmemişsen nasıl kendini tanıyabilirsin?

***
Bizim kuşağımız Büyük Çöküntü yılını yaşamadı; Büyük Savaş görmedi. Bizim savaşımız ruhsal bir savaş, çöken de kişisel hayatlarımız.

***
Sahip olduğun şeyler sonunda sana sahip oluyor.

***
Kıçına tüy takıyorsun diye tavuk olamazsın...

***
Biliyor muydun? Eşit miktarlarda benzin ve dondurulmuş portakal suyu kullanarak napalm yapabilirsin. Biliyor muydun? Bütün patlayıcıları aynı zamanda ev işleri malzemesi olarak kullanabilirsin!

***
Avcı olmaya göre yaratılmıştık, ama kendimize alışveriş toplumu kurduk.

(David Fincher'ın şimdiden efsane olan filmi Fight Club'tan birkaç Tylor Durden lafı... Ancak bunları okurken filmin anlatıcısının, yani öteki Tylor'ın bir yerde şöyle dediğini de unutmamalı: "Bu senin hayatın ve bir dakika içinde sona erecek!")



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır