Bugün; acısıyla, tatlısıyla... Sevinçleri, hüzünleriyle... Ve asla bir daha yaşamak istemediğimiz ekonomik krizi ile 2001'i tarihin karanlıklarına yollayacağız. Yeni umutlarla, pespembe düşlerle 2002'ye gireceğiz.
Nice mutlu yıllara...
Kriz; sizin gibi, bizim gibi 2001'de televizyonları da vurdu. En zengin kanallara bile kemer sıktırdı. Pekçok sevilen diziye, bir süre kepenk indirtti. Bu yüzden de 2001 yılında televizyonların üzerine adeta ölü toprağı serpildi.
Televizyonun tarihini yazanlar, 2001 ekranları için herhalde şu notları düşeceklerdir.
2001, sit-comlar'ın yılı oldu. "Dadı" tutunca ekranlar dört duvar arasında çekilen sit comlar'la doldu. Kimi tutmadı, kimi seyircinin büyük beğenisini kazandı. "Aşkım Aşkım" gibi, "Tatlı Hayat" gibi.
2001 yılında Türk televizyonları dizi tekrarlarını keşfettiler. Tutan, izlenen, reyting alan dizileri yayın günlerinin dışında birkaç kez yayınlamaya başladılar. Seyircinin kafasını karıştırdıkça, karıştırdılar!
Şu; su götürmez bir gerçek. Türk ekranlarında 2001 Thalia'nın yılı oldu. Latin Ateşi'nin başrolünü oynadığı pembe diziler büyük ilgi görünce, "Arkası Yarın"lar baştacı oldu.
2001 ekranında asıl alkışlanması gerenler, sanırım, ekonomik krize rağmen ayakta kalmayı başaran diziler, programlar olmalıdır. Böyle mi Olacaktı, Yılan Hikayesi, Bizimkiler, Mahallenin Muhtarları, Ruhsar, Hamdi Alkan TV, Beyaz Show, Zaga, Hülya Avşar Show, Kim 500 Milyar İster, Üzgünüm Leyla, Ebru Gündeş ile İkinci Hayat, Olacak Okadar en zor şartlarda ayakta kalmayı başardılar.
Bir de Mehmet Ali Erbil var 2001'e damgasını vuran. "Öldü bitti" denilen Erbil, hem Çarkıfelek'le, hem "Aşkım Aşkım" ile 2001 ekranından "Yıkılmadım, ayaktayım" diye haykırdı adeta.
İşte 2001 ekranı. Yarın, yeni bir yılda buluşmak umuduyla, mutlu yıllar.