Ben memurların sokaklarda, meydanlarda "Açız" diye feryat ettiklerini, kadınların tencere tava çaldıklarını gördüm... Ben, yüz binlerce işçinin yürümesinden korkanların Galata Köprüsü'nü açtıklarına tanıklık ettim... Ben, çocukları için bedenini satan kadınlar gördüm... Ben yoksulluğun ne demek olduğunu çöpleri karıştıranlardan dinledim..
Ama ilk kez... 35 yıllık meslek hayatımda vali yardımcılarının, kaymakamların, yani kentlerde ve ilçelerde devleti temsil eden bürokratların "Geçinemiyoruz!" diye isyan ettiklerini gördüm... Kısacası devletin, devlete karşı öfke içinde olduğunu sezdim...
Dostum olan bir büyük kent Valisi'ni telefonla arayıp, bir vali yardımcısı veya kaymakamın kaç lira maaş aldığını öğrendim:
"600 milyon lira civarında!"
Peki; ya lojman?
"Çoğuna verilemiyor!"
Düşünün; İstanbul'da bir vali yardımcısı... Veya İzmir'in ilçelerinin birinde kaymakam... Lojman yok... Gecekonduda oturacak hali de yok... İstanbul'un varoşlarında, sobalı sıradan, 100 metrekarelik bir dairenin kirası 300 milyon lira... Elektriği, kömürü, suyu, telefonu; 200 milyon lira.. Ekleyin, etti mi 500 milyon!... Vali yardımcısına, kaymakamına lojman vermeyen devletin makam aracı verecek hali yok ya; 100 milyon lira da yol parası... Aldığı gün bitti maaşı...
Peki; ilde, ilçede devleti temsil eden vali ne yiyecek, ne içecek, ne giyecek? Ailesini nasıl geçindirecek? Çocuklarını okula nasıl gönderecek?
İşte; Cumhuriyet tarihinde ilk kez geçinemeyen, işgal ettiği koltuğun onurunu koruyacak bir yaşam standardına erişemeyen ve en önemlisi taviz vermek istemeyen vali yardımcıları, kaymakamlar bunun için isyan ediyor...
Ankara dikkat etsin! İlk kez hısımlarının hasımları haline geldiğini görsün..
Sincan ayakta
Sivil toplum örgütleri ve halkın büyük bir bölümü, bakanlık tarafından görevden alınan Sincan Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Mete Aldan için ayaklandı... Ortak bir bildiri yayınlayıp ilgili tüm kurum ve kuruluşlara ileten; Sincan Muhtelif Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Sincan Şoförler Odası, Sincan İşçi Emeklileri Derneği, Ankaralılar Derneği, Sincan Sanayici ve İşadamları Derneği, Sincan Yozgatlılar Derneği ile Pınarbaşı ve Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi muhtarlıkları, kuruluşu sağlık ocağı düzeyinden örnek bir hastaneye dönüştüren başhekimin herhangi bir usulsüzlüğe imza attıysa bunun açıklanmasını, aksi takdirde görevine iade edilmesini istiyor. Sivil toplum örgütleri ve halk, "Çalışkan ve dürüst başhekimin görevden alınması, siyasi düşüncenin acımasız kuralının devam ettiğinin bir göstergesidir" diyor.
Türk filmlerinden geyikler!
Bizleri yıllarca bu laflarla ağlattılar!
* Güzel olduğunuz kadar
küstahsınız da...
* Anneciğim! Ben bu amcayı çok sevdim. Ona "baba" diyebilir miyim?
* Bana annemi tekrar anlatır mısın babacığım? Senin annen bir melekti yavrum...
* Annen sen doğarken öldü yavrum.
* N'olur gerçeği söyleyin doktor; yaşayacak mıyım?
* O kızla evlenirsen, seni mirasımdan mahrum, evlatlıktan men ederim.
* Ben fakir bir gencim, sen ise zengin bir fabrikatörün kızısın.
* Aman tanrım, göremiyorum... Göremiyorum.. Kör oldum.
* Babanın kanını yerde koma oğul.
* Sen kaç yiğidim, ben onları oyalarım.
* Yettim yiğidim...
* Ben sırtımda yük taşır, yine seni okuturum yavrum.
* Son nefesimde herşeyi itiraf etmek istiyorum. Katil benim...
* Tanrım neden, neden ben?
* N'allahım... Sen sen... Bu ses n'olamaz...
* Evlenince pembe panjurlu bir evimiz olacak!..
* Bizim bu dünyada yaşamaya hakkımız yok mu be hakim bey abicim. Ha?
* Vücuduma sahip olabilirsin ama ruhuma asla!..
* Metanetinizi muhafaza ediniz. Tanrıdan ümit kesilmez...
Fıkra
Cezalı boğa!
Tatilde çiftliğe gelen misafir delikanlı, kâhyaya yanaşıp merakla sormuş:
- İlk defa sabana koşulmuş bir boğa görüyorum. Traktörünüz ya da öküzünüz yok mu?
"Öküzümüz de var, traktörümüz de" demiş kâhya... Sonra daha ilerde tatlı tatlı geviş getiren inekleri göstererek, eklemiş:
- Ama bu hergeleye sadece keyif için burada bulunmadığını bir şekilde göstermem gerekiyordu...
Hay ağzını ÖPEYİM!
Milli Piyango çekilişine ve yılbaşı kutlamalarına "Haram" diyenler Taliban kafalıdır... (Bülent Ecevit)
ALKIŞ
"Bakanlık, valilik, kaymakamlık, belediye başkanlığı geçici sıfattır... Önemli olan adam olmaktır" diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan'ı alkışlıyorum!..
Kırmızı kart
Milli takımda ve Fenerbahçe'de birlikte top koşturduğu Oğuz Çetin'e bir TV kanalında "Salak" diyen Tanju Çolak'a..
YAKIŞMADI!
Ak Partililerle, Saadet Partililer'e yılbaşı nedeniyle viski gönderen Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu bence ayıp etti...
DOĞRU SÖZ
Karanlıktan şikâyet edeceğine bir mum yak...