kapat
31.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Para TL'den kazanılacak

1-Krizin patlaması ve yıkım yılı 2001'in ardından, 2002 ekonomide yeni yapının ortaya çıkacağı ilk yıl. Bankacılık sektöründe yeniden yapılanmanın son aşamasına gelindi. İstanbul Yaklaşımı ve Varlık Yönetim Şirketi'nin devreye girmesiyle yeniden yapılanmada sıra reel sektöre gelecek. Bankalar bazı alacaklarını yeniden yapılandıracak, gerekirse alacağını zamana yayacak ve şirketlere yeni krediler açacak.

2-Ekonomide hava 11 Eylül sonrası değişti, olumsuz psikolojik atmosferi 10 milyar dolarlık dış kredinin etkisiyle yendik. Mali piyasalarda son üç aydır iyimserlik rüzgârları esiyor. Dolar ve faiz düşüyor, borsa yükseliyor. Ekonominin talep cephesinde de canlanmanın işaretleri geliyor. Üretim de öyle. Yeni yılda ekonomide daralmadan büyümeye geçmeyi hedefliyoruz. Bunun altyapısı önemli ölçüde hazırlandı.

3-Bu durumda 2002'de kazanç ekonomik faaliyetlerde, ekonominin canlanmasından ve şirketlerin kara geçeceklerinden dolayı hisse senetlerinde, faizlerin düşmesine karşılık reel kazanç vadettiğinden Türk Lirası yatırım araçlarında olabilecek. Bu yılki yüksek değer artışının ardından döviz ve altın 2002'de para kazandırmayacak.

İşte 2002'nin senaryosu 10 mİlyar dolar etkisi
Ocak sonuna doğru stand-by anlaşmasının imzalanması ve ardından 10 milyar dolarlık kredinin büyük kısmının gelmesi bekleniyor. Bunun ekonomide ve mali piyasalarda 2000 başındaki etkiye benzer bir etki yaratacağı tahmin ediliyor. Zaten bu nedenle son üç aydır mali piyasalarda ciddi bir iyileşme yaşanıyor.

Bu iyileşmenin yeni yıla sarkması beklenebilir. Çünkü niyet mektubunun sunulması ayın ilk yarısında. Anlaşma ikinci yarısında. Paranın gelmeye başlaması Şubat'ta.

Yine aynı döneme Başbakan'ın ABD ziyareti denk geliyor. Bu ziyaret başlı başına yeni bir beklenti yaratabilir. Siyasi tarafı bir yana ekonomide yeni bir kapı açabilir. Kıbrıs sorununun çözümünde ilk adımlar da Ocak ayında atılacak.

Olumsuz gelişme olarak Irak olayının gündeme gelmesi ise daha sonraki ayların işi olmaya aday.

IMF ile anlaşmanın imzalanması ve niyet mektubunun açıklanması, Ankara'nın yeni programı anlatma turuna çıkması ekonomide yeni bir rüzgâr estirebilir. Ancak mali piyasalarda Ocak 2000'deki keskin hareketler yerine daha yumuşak hareketler beklenmeli. Çünkü ortada henüz yeni yaşanmış bir deneyim var. Hem de farklı olarak bu etki geçtiğimiz üç ayda önemli ölçüde satın alındı. Yine de mali piyasalarda bir etkisinin görülecek olması, dış kredi rakamının büyüklüğünden ve niyet mektubu açıklandığında yeni programın bazı sürprizleri içermiş olmasından kaynaklanabilir.

PÜF NOKTASI FAİZ DIŞI FAZLADA
IMF'nin olduğu kadar yerli ve yabancı herkesin gözü yeni yılda bütçede ne kadar faiz dışı fazla verileceğine çevrili olacak. Hedef milli gelirin yüzde 6.5'i kadar faiz dışı fazla vermek. Bu, en önemli sorun haline gelen kamu borçlarının gelecek yıl da çevrilmesinin altyapısını hazırlayacak.

Yılın ilk aylarında sıkı bütçe politikasıyla bu oranın civarında bir gerçekleşme işlerin yolunda gittiğine işaret edecek. Bu durumda beklentiler daha da iyileşecek. Faizler daha düşebilecek, kurlarda istikrar sürebilecek ve borsada canlanma devam edebilecek.

Mali piyasalardaki istikrarın pekişmesinin de etkisiyle reel ekonomide iyileşmeler ortaya çıkabilecek. Yerliler yanında yabancı sermaye de Türkiye'de iş yapmaya soyunabilecek.

Faiz dışı bütçe fazlası hedefinden sapma olacaksa bu yılın ilerleyen aylarında ortaya çıkabilecek. Tıpkı 2000 yılındaki cari açığın giderek büyümesi ve artık önlenemez hale geldiğine iyice kanaat getirildikten sonra krize girilmesinde olduğu gibi, bu kez de faiz dışı fazlanın tutturulamaması işlerin kötüye gittiğine yorumlanacak.

Faiz dışı fazla hedefinden sapılması ve bunun önünün alınamayacağına ilişkin bir kanaatin oluşması ise yeni bir ekonomik krize girilmesinin en önemli nedeni olabilecek. Ancak bu durum yılın ikinci yarısında gündeme gelebilecek.

ENFLASYON DÜŞECEK
Enflasyonu besleyen en önemli faktör kurların artması ve bunun maliyetler yoluyla fiyatlara yansımasıydı. Kurların artışı durdu. Aksine düşme bile var. Bir de kurlardan kaynaklanan belirsizlik iyice azaldı. Gelecek dış kredi ile dövizde bir arz bolluğu da yaşanabilir. Yani Merkez Bankası ister ve izin verirse kurlar hızla düşebilir de. Ancak istikrarsızlık yaratacağı ve ihracatı olumsuz etkileyeceği için buna yanaşmayabilir.

Bunun yanında 2001 Mart ayı rakamlarının çok yüksek olmasından dolayı önümüzdeki marttan itibaren yıllık enflasyonda keskin düşüşler başlayacak. Bu düşüşler yaz aylarına kadar, yine geçmiş yılın rakamlarının yüksekliğinden dolayı kesintisiz sürebilecek. Bu bir anlamda Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinde bu yıl matematiksel bir şansı olacağı demektir.

Enflasyonun düşmesinde bütçenin ne kadar sıkı uygulanacağı, uygulanacak para politikası, faiz oranlarının düzeyi de belirleyici olacak. Yılsonu için alınan hedef yüzde 35, yıl ortalaması yüzde 46. Bunu tutturmak için faizlerin reel olması, talebin kontrol altında bulunması gerekiyor. Burada da yine Ankara'nın tutumu önem taşıyacak. Ankara dengeli bir talep artışı ve ekonomik canlılık ile sıkı bütçe ve enflasyon hedefi arasında bir denge kurmak zorunda. Bu dengeyi nerede kuracağı hem enflasyonun düşüşünü, hem de ekonominin canlanışını belirleyecek.

Dövize yatırım kaybettirecek
Ekonomide en büyük belirsizlik kaynağı haline gelen döviz kurları 2001'in son üç ayından başlayarak sorun olmaktan çıktı. Bu eğiliminin 2002'de güçlenerek sürmesi bekleniyor. Çünkü IMF'den sağlanacak dış kredi döviz arzını artıracak. Cari fazla verilecek. Dövize talep durdu, hatta tersine döndü. Bu durumda 2001'in dezavantajı olan döviz kuru 2002'nin şansı olacak. Kurun dizginleri tamamen Ankara'nın eline geçti. 2002'de dolar kurunun yüzde 24, enflasyonun yüzde 46 artması, Hazine faizinin yüzde 71 artması öngörülüyor. Bu dövizin artık kazandırmayacağına işaret. İşler yolunda giderse kurlar yüzde 8-10 değer kaybedecek. Bir büyük devalüasyonun yaşandığı yılın ardından bu durumun ortaya çıkması doğal. Kur istikrarı dışardan para girişini teşvik edecek. Şimdiden tahmin edilemeyecek gelişmeler olmazsa, döviz 2002'de kazandırmayacak. Sadece savunma amaçlı olarak yatırımların bir bölümü korunabilir.

FAİZ DÜŞÜŞÜNÜ SÜRDÜRECEK
Dışarıda dan gelecek paranın etkisi yanında enflasyonun düşmesiyle faizler inişini sürdürebilecek. Ardından iç borç ödemelerinin azalmasıyla faiz düşüşü yılın ilk yarısına, hatta yaz sonuna kadar uzayabilecek. Ancak 2000'deki hataya düşülmesi halinde bu kez faiz inişi önce sert olacak ama ardından tepki yükselişleri gelecek. Bu durumada para dalgalanmalardan kazanılacak. Ancak 2000 deneyiminin ardından hem faiz düşüşü kademeli olabilir, hem vade uzatma yoluna gidilebilir. Faizlerin düşmekle birlikte makul bir kazanç sağlayacağı tahmin edilebilir. Başlangıçta uzun vadeye gidenler daha kârlı çıkabilir. 2002, döviz ve altın yerine TL'ye yatırımdan paranın kazanılabileceği bir yıl olmaya aday.

BORSADA YÖN YUKARI DOĞRU
Ekonomi büyük daralmadan belli bir büyümeye ulaşacak. Bunun işaretleri geliyor. Buna paralel şirketlerin durumu iyileşecek. Elenmeler olsa da geriye kalanların pazarı paylaşması ile şirketlerin mali yapıları güçlenebilecek. İstanbul Yaklaşımı ile şirketlere kredi akışının başlatılması sonucu 2002, zararların kâra dönüşeceği bir yıl olabilir. Mali piyasalardaki iyileşmenin etkisi ile borsada canlılık sürebilir. Dinlenmenin ve kar realizasyonunun ardından işlerin yolunda gitmesiyle borsa yılın ikinci yarısında yeniden canlanabilir. Kötü senaryo gündeme gelmedikten sonra, borsa uzun vadeli yükseliş trendini 2002'de de sürdürebilecek. Para yeni yılda TL'den olduğu kadar hisse senedinden de kazanılabilecek.

YARIN
* Madalyonun öteki yüzü.

* Yatırım fonları ve gayrimenkul.

* İşten para kazanma dönemi.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır