Bugünden itibaren yılbaşı hafta sonuna girdik... Dört gece boyunca partileyecek olan da var, iki ayrı yılbaşı kutlamasına gidecek olan da (biri arkadaşlar, diğeri aile gibi)...
Ama belli ki bu hafta sonu -en azından diğerlerine göre- daha çok yeme ve içme riski var!
Dr. Ender Saraç'ı aradım ve sordum...
"İşin tadını kaçırmadan ama eğlenerek, vücuda en az yüklenerek bu hafta sonunu geçirmek için bir formül var mı?"
Formülü köşede yazacağımı da söyledim, o da -sağolsun- kamu görevi yaptı, anlattı ve ekledi:
Yılbaşı hafta sonları, hastanelerin acil servisleri; kalp krizi vakaları, alkol zehirlenmeleri, mide spazmları, bilinç değişikliği olaylarıylafdolup taşar. Yılbaşı akşamları da, acil servise girmek için pek de "ideal akşam" değildir.
Şimdi gelelim formüllere!*
Dozu taçırdınız...
Kantarın topu kaçtıysa...
Sabah kalkınca, bir bardak ballı limonlu su.
Mümkünse (mesela otelde kutladıysanız) kısa bir sauna seansı, toksin atmak için (kalp rahatsızlığı olanlar dikkat, normal sauna kuralları burada da geçerli).
Bir öğünü atlayın ve onun yerine az yağlı bir sebze çorbası için.
Temiz havada bir yürüyüş yapın.
Gün boyu içinde az limonlu (limon arzuya göre, mide ekşimesi varsa limonu boşverin) sıcak su, rezene çayı içiyorsunuz.
Yine otellerde kutlama yapacaklara bir uyarı...
Akşam bol yemek bol içkiden sonra, sabah bir de o açık büfe "brunch"lara dalmak; dertsiz başa iş açmakla eşanlamlı!