Muhalefet sorumlu davranmasaydı Türkiye bu krizi aşamazdık dedik..
Sonumuz Arjantin'den farklı olmazdı dedik..
CHP lideri Baykal aradı..
İnanın çok zorlandık dedi.. Çok zorlandık..
Neden?..
Nedeni belli..
Birinin çıkıp hadi demesi yeterliydi.. Potansiyel vardı, insanlar sokağa dökülürdü..
İşçi de dökülürdü..
Esnaf da.. Çiftçi de..
Siz bakmayın Türk insanı sabırlıdır edebiyatına..
Sabır taşmıştı..
Baykal diyor ki.. Giy çizmeni çık yollara dediler.. Üzerimizde olağanüstü baskı vardı.. Ama biz bilinçli politika izledik.. Önce sükunet sağlanmalıydı..
O günleri unutmayalım..
1 milyon 200 bin kişi işinden olmuş.. Dolar bir gecede iki katına çıkmış.. Esnaf kepenk kapatmış.. Siz ortalığı ayağa kaldırmıyorsunuz..
İleride hesabını sormazlar mı?
O gün neredeydin demezler mi?
Hele hele soysal demokrat bir partinin lideriysen..
Büyük risk.. Baykal göze aldı..
Bu riski göze aldı ve kazandı..
Muhalefet etmenin sabote etmek olmadığını.. Yangın yerine dönen ülkenin üzerine benzin dökmeyeceğini gösterdi..
Bu iktidar devrilsin de ne olursa olsun demedi..
Tahribatı hesapladı..
Yeni bir muhalefet anlayışının bayrağını açtı..
siyasetin kafa koparan yüzünü gördü..
Birbirini boğazlamayı, dedikodu yapmayı siyaset zanneden anlayışın ortasına düştü..
İş yapana çelme takmayı gelenek haline getiren siyaset anlayışına tanık oldu..
Oyunun kuralı yoktu..
Belden aşağıya vurmak mubahtı..
İşte bu yüzden Ruhat Mengi'ye 'siyaset bana göre değil' dedi; istesem de yapabileceğimi sanmıyorum..
Ama yanıldığı bir nokta var..
Yakından izleme fırsatı bulduğum dediği siyaset, duvara toslayan siyaset..
Güven çukuruna düşüp boğulan siyaset..
Bu anlayış yarın da sürerse siyaset olmayacak..
Aslında siyaset olacak da, sürdürmeye çalışanlar olmayacak..
Siyaset değişecek.. Başka çare yok.. Türkiye kararlı.. İlk seçimi bekliyor..