kapat
29.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Takvimler değişir

Kavga çıkartacak tartışmalara bayılıyoruz ama hem çok basit ve alt duyguları gıdıklayıcı konular seçiyoruz (ah şu reyting tiranlığı yok mu!) hem de kavgaya yeterince hazırlanmıyoruz.

Yılbaşı kutlanmalı mı, kutlanmamalı mı tartışması da öyle...

Sonra bu kadar içten pazarlıklı tartışma çıkartınca "bir bilen" olmanın anlamı da kalmıyor.

Gençliğimdeydi; "beni bir güzel benzeteceğini" iddia eden uzakdoğu dövüş sanatları "uzmanı" bir zat birdenbire tuhaf hareketler yapmaya başlamıştı da; hem benim öfkem kaçmıştı hem de çevredekiler gülmekten kırılmışlardı. Yetmemiş, bu "korkutucu danslar" kavgacı gencin ayağının kaymasına ve kıç üstü yere oturmasına neden olmuştu!

Televizyonlardaki uyduruk tartışmalarda uzman olarak bulunanların haline bakınca bu anım geliyor aklıma... Bilenlerin bilgileri sadece ayaklarının kaymasına ve kıç üstü yere oturmalarına yol açıyor.

Çünkü laf ola beri gele tartışmaları onlar. Daha ötesi değil!

***
Ne var yani?

Kutlayalım gitsin yılbaşını da...

Yıl sonunu da...

Çünkü bu geleneğin; kaynaklandığı kültürel, dinsel, tarihsel nedenleriyle bağları artık o kadar gevşek ki, ansiklopedik hoşluklar olmaktan öteye gitmezler...

Zaten zavallı keşiş (sanırım 6. yüzyılda yaşamıştı) Dionisius Eksiguus da takvimi düzgün ama tarihsel hesaplarını yanlış yapmıştı!

Papa "Yap bakalım bir Hıristiyanlık tarihi!" deyince kafası allak bullak olmuştu: Kimse bilmiyordu Hz. İsa'nın doğum tarihini. Ama bir kerteriz noktası alması gerekirdi. Hz. İsa'nın doğum tarihini Kral Herod'un ölümünden dört yıl sonraya yerleştirdi. İyi de, bu İncil'le örtüşmüyordu. Hep de örtüşmez kaldı.

Bu kadar da değil! Keşiş Dionisius Hz. İsa'nın doğumunu 25 Aralık'a oturtup, sünnet olduğu tarihi de 1 Ocak olarak belirledi.

Fakat, hani 2000'de "girdik mi, yoksa girmedik mi?" sıkıntısına yol açan olay da Dionisius'un başının altından çıktı. Çünkü hesabını 1 yılının 1 Ocak'ı olarak yaptı. 0 Yılının başlangıcı olarak değil.

Sıfırı bilmiyordu da ondan. O tarihte sadece Mısırlılar ve Çinliler biliyordu sıfır sayısını...

Ama daha da ilginci; 1 Ocak'ın zaten Roma takviminde yılbaşı olmasıydı...

Sonuç şu: Takvimin tarihi var, kültürü var ama tarihsel ideolojisini bence artık boşverin...

Miladi takvimin geçmişi karman çorman!

Bugünü ise uluslararası bir uzlaşmaya dayanıyor... Ve tabii ki post-kolonyal Batı hegemonyasının bir parçası bu uzlaşma...

Yılbaşı kutlamalarına karşı çıkarak Batı hegemonyasına karşı çıkacağını sanmak pek enti püften ve enerjisini de mutsuzluktan alan bir muhalefet...

Önce eğlenelim, sevinci tanıyalım, dünyayla barışalım.

Tarihte çok takvim değişti; bu da değişir.

AYNA
Bir kültürde cinsellik kötü gidiyorsa, bilgi de o toplumda engellenmiş demektir. Cinsel aşk bilgidir; Kutsal Kitap'taki gibi: "Erkek kadını bildi!"

LAWRENCE DURRELL



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır