kapat
29.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 PAZAR SABAH
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Dayanalım gitsin 'hamaset'e vesselam

Afur tafurlu Türkiye'mizi, yağmur ve sellerin nasıl perişan ettiğini her gün izleyip duruyoruz TV kanallarıyla, gazetelerde...

Vaktiyle İttihatçı'lar, böyle büyük fiyaskoları; okullarda öğrencilere de zorla ezberletilen, hamasi manzumelerle örtbas ederlerdi.

Biz de, gerek Radikal'in "Yağmur, Düzce'deki 'deprem kalesi'ni harabeye çevirdi" manşetine; gerek Cumhuriyet'in birinci sayfadan yayınladığı bir su baskını fotoğrafıyla, "Türkiye'yi sel aldı" başlığına bakarak; durumu kurtarmak için, yine "hamaset"e doğru faryap etmeyi yerinde bulduk:

Varsın hayat felç olsun, ülkeyi seller alsın;

Atan boyun mu eğdi Viyana kışlarına?

Hayatın kahrolsa da, yiğitlikte kralsın,

Kulak ver tarihinin sana alkışlarına...

Kapatsın kar yolları, bassın seller her yanı;

Bir Türk'ü yıldıramaz ne kara kış, ne tufan.

Dolaşıyorsa şayet damarında Türk kanı,

Ölsen de, boğulsan da; eğilmez asla kafan.

Şiddetlensin yağmurlar, dönsün caddeler

göle;

Yağış alan kentlerde, mahsur kalsın insanlar.

Gülerek baktı deden yağan kurşuna bile,

Tarihinde hep böyle yetişti kahramanlar.

Unutma hiç koca bir şanlı tarih var sende;

Unutma Türklüğünü boğulsan da, ölsen de...

Washington da, taktı gitti aklını Irak'la Saddam'a...

Washington Post gazetesinde de, Philip H. Gordon ile Michel E. O'Hanlon "Saddam'ı kolay lokma sanmayın" diye bir yazı yazmışlar.

Orada şöyle diyorlar, "Köşeye sıkışmış Saddam; İsrail, Kuveyt, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki sivil hedeflere karşı kitle imha silahlarını ve füzelerini kullanmaya kalkabilir."

Hoppala işe bak...

Başkan Bush'un hatırına hem başımız derde girecek, hem de kazara Irak bölünürse, özerk bir Kürdistan sorunu çıkacak ortaya...

Gerçi Washington, ekonomik destekleri arttırıyormuş gibi görünüyor ama..

Kore savaşları sırasında da aynı yöntem uygulanmıştı; hatta Soğuk Savaş yıllarında da...

II. Wilhelm de, 5 milyon altın yardımı karşılığında, bizim köylü taburlarını dilediği gibi kullanmak için, bir güzel tavlamıştı Enver Paşa'yı...

Şu sıralarda Başkan Bush'u elimizden geldiğince uyarmaya çalışıyoruz ve Irak'a karşı girişilecek askeri bir harekâta sıcak bakmadığımızı söylüyoruz ama...

Sanırım azıcık hamasete abanmakta yine yarar var:

Hukuksal bir sorundur bütünlüğü Irak'ın,

Hele bir de Kürtler'e özerklik tanınırsa;

Ey Bush ağbey lütfedin, şu Saddam'ı bırakın,

Size karşı ters çıkıp, bin ceviz bile kırsa.

Bush ağbey başımızı boş yere derde sokma,

Keyifli bir cakayla kalkalım sabahları.

Yoksa Saddam'cık bize, mini mini bir lokma,

Vız gelir tırıs gider kimyasal silahları.

Yoksulların, işsizlerin, kimsesizlerin, çaresizlerin durumu da, -tarihimizde hiç rastlanmadık ölçüde- gün günden daha çok öne çıkmaya başladı...

Küçük bir azınlık yılbaşı eğlencelerine hazırlanırken; büyük bir çoğunluğun durumunun da, içler acısı olduğu belirtiliyor...

Böyle aşırı yamuk toplumsal bir tablo karşısında da; yine "hamaset" can kurtaranına sarılmaktan başka çare yok gibi:

Cüzdanın boş olsa da, su alsa da pabucun,

Görkemli zenginliği ruhunun, servet sana!

Üç-beş kuruş peşinde kıvranmasın avucun,

Şanlı bir tarih yeter ruhu zengin insana!

Aşırı atıp tutmalara karşı söylenmiş eski bir Rumeli sözü vardır; adeta siyasal tarihimizi de özetleyen bir söz. Bu gün de, o eski Rumeli sözüyle bitirelim yazıyı:

- Ağızda pilav pişse, benden Tuna kadar yağ...



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır