
Kuni'nin başını ağrıtacaklar
Japon Kuni ile evlenebilmek amacıyla elemelere katılan Türk gençleri 'müstakbel gelin'in kimseyi beğenmemesini bir türlü hazmedemiyor: Reyting uğruna haysiyetimizle oynadı. Kuni'ye dava açacağız
Japon kızı Kuni Nakazono, kendisiyle evlenmek isteyen 200 Türk gencini elinin tersiyle iterek salı günü Türkiye'den ayrılıp çoktan ülkesine vardı ancak tartışmaların ardı arkası kesilmedi. Umutla başladıkları elemelerin sonunda oyuna geldiklerini anlayan Türk gençlerinin Kuni'ye olan öfkesi dinmiyor. Elemelere katılıp, Japonya biletini alamayan Türk gençleri Kuni'nin 'haysiyetleri ile oynadığını' iddia ederek dava açmaya hazırlanıyorlar.
Elemelerden alınlarının akıyla çıkıp ilk 10'a girenler Kuni'ye daha fazla kızgın çünkü onlar 2 gün boyunca kendilerinin kullanıldığına; saf, temiz duygularının reyting uğruna kirletildiğine inanıyor.
RESMEN DALGA GEÇTİLER
200'ün üzerindeki aday arasından ilk 10'a seçilen Erdem Yabanabat yaşadıklarını ve neden dava açma kararı aldıklarını şöyle anlattı:
"Cumartesi günü Kuni ile buluştuktan sonra, aynı gün saat 17.00'de bizi telefonla aradılar ve tebrik edip kazandığımızı söylediler; Sultanahmet Meydanı'na çağırdılar. Oraya gittiğimizde, sabah gördüğümüz herkesin de orada olduğunu gördük. Sonra Sultanahmet gezi alanında bize tam 5 tur attırdılar. Kuni önde biz arkada meydanı turladık. Bu sırada 5 kamera bizim görüntülerimizi aldı. Sonra otobüslerle Karaköy'e doğru gittik. Ancak otobüs köprünün başında durdu ve bizi otobüslerden indirerek vapura kadar yürüttüler. Köprü üstünde herkes bize bakıyordu."
UTANÇ VERİCİYDİ
Erdem Yabanabat, köprüde insanların kendilerine alaycı bir şekilde baktığını ve bu durumdan utandığını söyleyerek komedi halini alan Boğaz macerasına geçiyor:
"Boğaz turunda insanlar Kuni'yi, Japonya'ya gidecek bir uçak bileti gibi gördüklerinden kesinlikle yalnız bırakmadılar. Yol boyunca yalakalık yaptılar. Bir erkek olarak o durumdan çok utandım. Dönmek istedim ama çok geçti."
Yabanabat, ilk 10 belirlendikten sonra kalanlarla resmen dalga geçildiğini belirtti: "İlk önce Kuni vapurdan indi. Erkekler ise vapurda kaldı. Kuni daha sonra 'ilk on'u açıkladı; onlar da karaya indi. Geriye kalan erkekler ise tekrar denize açıldılar, Kuni'ye ve kameralara el salladılar. Kısaca utanç vericiydi..."
KİMSEYE ISINAMADIM' DEDİ
'İlk 10'A seçilenlerin daha sonra Kuni ile yemeğe çıktığını söyleyen Erdem Yabanabat, buradaki uygulamalara da bir anlam veremediğini söylüyor:
"Sultanahmet'e geldiğimizde tercüman bize dönerek 'Hadi şimdi Kuni'ye asılın bakalım' dedi. İşte bu laf beni tamamen soğuttu. Bizim çocuklar da saf gibi gidip ona kur yaptılar, 'seni seviyorum' dediler. Bu asılma faslından sonra bizi yemeğe götürdüler. Burada da Kuni bizimle teker teker konuştu ama hep aynı soruları tekrar tekrar soruyordu. Sorular, 'Yaşın kaç, hobilerin ne' gibi sığ sorulardı. Yemek saat 12'de bitti ve Kuni karar vermek için yanımızdan ayrıldı. 1 saat sonra yanımıza gelerek, hiçbir şey söylemeden tam 15 dakika gözümüzün içine baktı. Sonra hiç kimseye ısınamadığını söyledi. O noktada çok kızdım. Bu kadar basit mi yani? Birisini seçmeyeceği hiç aklıma gelmezdi. Sonra 5 kişi sinirle dışarı çıktık. Burada olayları tartışırken dava açma fikri ortaya atıldı. Şimdi diğer arkadaşlarla bağlantı kurarak hukuki yoldan hakkımızı arayacağız. Çünkü haysiyetimizle oynadılar."
Kalbini düşündü reytinge boşverdi
Japon Nippon TV için çekilen ve Kuni Nakazono'yu konu alan programın yapımcısı Masato Suzuki, Türkiye'de çeşitli çevrelerden kendilerine gösterilen tepkiden üzüntü duyduklarını belirterek, "Bizi yanlış anladılar" dedi. Programın Türkiye ile Japonya arasındaki kültürel ilişkileri geliştirme amacı taşıdığını vurgulayarak, "Olayın, niyetimiz dışında başka boyutlara taşınmasından ötürü üzgünüz" dedi.
'YANLIŞ ANLAŞILDIK'
Kuni'nin evlenmek üzere kimseyi seçmemesi üzerine Türk basınında "Bu başından beri bir oyundu, zaten kimseyi seçmeyecekti" şeklinde haberlerin yer almasına üzüldüğünü kaydeden Suzuki "Böyle bir niyetimiz yoktu" diye konuştu. Daha önce yurtdışına hiç çıkmamış olan Kuni'nin, televizyondan duyduğu bir haber üzerine bu programa katıldığını anlatan Suzuki, şunları söyledi: "Bayan Nakazono çok ciddi birisi. Programın içeriğini dikkatle incelemeyenler bizi yanlış anladılar. Biz de böyle bir sonuçla karşılaşacağımızı bilseydik bu programı yapmazdık. Medyanın tepkilerini doğrulayacağı için programı yayınlamamak gibi bir düşüncemiz yok. Ancak, daha önce 1 Ocak 2002 olarak planlanan yayın tarihi ertelendi."
ELÇİLİĞE BİLGİ VERDİ
Masato Suzuki Türkiye'nin Tokyo Büyükelçiliği'ne de programın amacını ve olayların gelişimini açıklayan bir mektup gönderdi. Suzuki mektubunda, daha önce Amagi isimli Japon kızının İstanbul'da yaşadığı aşk serüvenini konu alan programın büyük ilgi görmesi üzerine bu programı planladıklarını belirtti.
'KIZ STRES OLDU'
Kendilerine başvuran 20 aday arasından özürlüler evinde çalışan 24 yaşındaki Kuni'yi seçtiklerini anlatan Suzuki, "Bütün adayların Kuni'nin kalbini kazanmak üzere geldikleri anlaşılabilir bir şey. Fakat kalp sadece sözlerle kazanılamaz. Kuni, dikkatlice ve içten bir karar vermeye çalıştı. Belki de stres ve endişe gibi faktörler onu bu kararı almaya itti. Kuni TV reytingi için değil, sadece kalbinin sesini dinleyerek bir karar verdi" dedi.
JAPON KADINLAR TEPKİLİ
Japonya'da Türk erkekleriyle evli Japon kadınlar da olaya tepki gösterdi. Eşleri Türk olan Japon kadınlar, Nippon TV'ye gönderdikleri mektuplarda bir Japon kızının TV kanalı aracılığıyla yurtdışına koca aramaya gitmesinin utanç verici olduğunu belirttiler. Mektuplarda Kuni ile evlenmek isteyenlerin işsiz oldukları ve zengin olmak için bu işe kalkıştıklarına dikkat çekilerek, şimdi Japonlarla evli Türk erkeklerinin hepsinin zengin olmak amacıyla bu evlilikleri yaptıkları anlamının çıkacağı vurgulandı.
Can ESENTAŞ
|