
Baraj pazarlığı
Hangi bankanın Hazine'den yardım alacağı tartışma yaratacak. Tasarıya göre 11 özel banka barajı geçerek yardım almaya hak kazanıyor. Baraj değişirse sayı 21'e çıkacak
Bankacılık sisteminin rehabilitasyonu için gündeme getirilen "sermaye desteği"nin kaderi yeni yılda TBMM Genel Kurulu'nda belirlenecek. Ancak önceki gece TBMM Plan Bütçe Komisyonundan geçen Mali Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Yasalarda Değişiklik Öngören Tasarı'da bankaların yakın geleceklerini ilgilendiren ve TBMM'de tartışma yaratacak konular vardı .
1-KİMLER FAYDALANACAK?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Başkanı Engin Akçakoca'nın verdiği bilgiye ve komisyondan geçen maddeye göre, bankalara yapılacak sermaye desteği için 30 Eylül 2001 tarihli bilançolar esas alınacak. Bu tarihte bankacılık sektörünün bilanço toplamı 110 milyar dolar. Bunun 66 milyar dolarını kamu ve fon bankaları, 44 milyar dolarını özel bankalar oluşturuyor. Eğer toplam bankacılık sektörünün bilanço büyüklüğünün yüzde 1'i kriteri devam ederse 1.1 milyar dolardan ve daha fazla aktif büyüklüğüne sahip 11 özel banka bu destekten yararlanacak. Sektördeki payı yüzde 1'in altında kalan diğer 10 banka ise birleşme ve devralma yoluyla bu oranı tutturursa sermaye desteği alabilecek. Eğer kamu bankaları dışarıda tutulursa sektörün aktif büyüklüğü 44 milyar dolar olarak baz alınacak ve bunun yüzde 1'ine karşılık gelen 440 milyon dolar ve daha fazla bilanço büyüklüğü olan bankalar da kapsama girecek. Böylece, destekten yararlanacak banka sayısı 21'e yükselecek. Bankalar açısından bu sınır çok önemli. Edinilen bilgiye göre yüzde 1 sınırının TBMM'de verilecek önergelerle değiştirilebileceği belirtiliyor. Komisyonda yer alan Aydın Ayaydın, "Sermaye katkısından sadece büyükler yararlanabilecek, KOBİ'lere kredi veren orta ölçekli bankalara bu katkı uygulanamayacak" dedi.
2-GRUP KREDİLERİ SORUN
Bankacılık sisteminde rehabilitasyon için alınacak önlemlerde bir diğer tartışma noktasını ise, grup şirketlerine verilen krediler oluşturdu. Bilindiği gibi kendi şirketlerine yasal limitlerinin üzerinde kredi verdiği tespit edilen pek çok bankaya sırf bu nedenle el konulmuştu. Önceki gece, komisyonda, tasarıya limitleri aşan bankaların kurtarma operasyonun kapsamı dışında kalması için bir madde konması istendi. Ancak bu öneri reddedildi. Yasa gereği, bankalar grup şirketlerine, toplam kredi hacimlerinin en fazla yüzde 25'ini kullandırıyor.
3- FON SATIN ALACAK
Tasarıya gece sürpriz bir madde daha eklendi. BDDK sermayesini kaybetmeyen bankaların, asgari sermaye yeterlilik şartlarını yerine getirememeleri durumunda hisse senetlerinin rayiç bedeli ödenerek Fon'a devredilmesine karar verebilecek. Konu BDDK Başkanı Akçakoca tarafından şöyle açıklandı:
"Örneğin bir bankayı 'sermayeyi arttırın' diye uyarıyorsunuz. Yapamıyor. Sermaye yeterlilik rasyosunun altında kalıyor. Likiditeyi ve faiz piyasasını bozuyor. Sermaye yeterliliği sıfırın altına düşünce Fon devralıyor. Sermaye yeterliliği 0'la 2 arasında. Ama sermaye yeterliliğini 8'e çıkaramıyor. Bu durumda olan bankanın hisselerinin bedeli ödenerek Fon'a alınabilecek"
Derviş'le Yılmaz'ın söz düellosu
Banka kurtarma operasyonu, Devlet Bakanı Kemal Derviş ile koalisyondaki üç parti içinde en iyi anlaştığı ANAP Lideri Mesut Yılmaz arasında gerginlik yarattı. Derviş'in kurtarma operasyonunun ayrıntılarından son dakikada haberdar olan Yılmaz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda tasarı görüşülürken Derviş'i telefonla aradı. Yılmaz ve Derviş arasında şu diyalog geçti:
Yılmaz: Bankalarla ilgili çok önemli bir düzenleme yapılıyor ama bunu koalisyon ortaklarına önceden bildirmiyorsunuz. Bu konuyu hükümet içinde müzakere etmedik. Bu önergeyi geri çekin. Önce biz tartışalım.
Derviş: Geri çekmemiz mümkün değil. Bir şey yapamam. IMF bu düzenlemenin yapılmasında çok ısrar ediyor. Yoksa yardım programı aksayabilir.
Yılmaz: Yanlış yapıyorsunuz. Bu şekliyle bu yasayı Meclis'ten geçiremezsiniz. (Daha sonra telefonu kapatıyor)
Derviş'le ilk kez ciddi bir görüş ayrılığına düşen Yılmaz'ın, şu yorumu yaptığı öğrenildi: "Derviş sonuçta bir siyasetçi değil. Yapılacak değişikliğin siyasi sorumluluğu siyasilere aittir. Kritik kararlarda hep yanında olduk. Böyle önemli bir konuda bize bilgi verilmemesini anlamak mümkün değildir."
Okan MÜDERRİSOĞLU - Şamil TAYYAR
|