kapat
17.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Galatasaray nasıl ofsayta düştü?

Galatasaray kalesindeki gol tehlikesini uzaklaştırmak için çok hızlı atağa kalkıyor. Top Fatih Terim'in ayağına geliyor. Terim kafasını kaldırıp şöyle bir bakıyor ileri uca.

Mehmet Cansun ve Fatih Altaylı forvette koşuyorlar.

Arkalarında Eren Talu ve Özer Saraçoğlu da atağa katılıyor... Terim bekliyor, bekliyor, bekliyor... Sonra topu öyle bir ortalıyor ki... Bütün Galatasaray ofsaytta!

***
Bütün olup bitenlere bakınca yukarıdaki gibi bir tablo canlanıyor gözümün önünde.

Peki, Terim'e topu kim verdi?

Asıl soru bu... Ve neden verdi?

Galatasaray'ın ofsayta düşmesinde, "Ben rahat rahat Florya'yı ziyaret etmek, Galatasaray maçlarını ayaklarımı uzatarak seyretmek istiyorum" diyen; Milan'a "ceza" çektirmek için çok yüksek tazminatını almayı sürdüren Fatih Terim'e, bütün bunları bile bile bu pası atanların sorumluluğu çok yüksek!

***
Anlaşılan o ki, Galatasaray yöneticileri iki konuda ciddi hata yaptılar. Birincisi, Lucescu'yu gönderme konusunu ve "gereğini" Terim'le bağlantılandırmaları oldu.

İkincisi, Terim'in artık zengin bir adam olduğunu (belki şimdilik Galatasaray'dan bile zengin) ve uluslararası çapta başarılı bir teknik direktör sayıldığını unutmaları oldu. Terim artık hem maddi hem de manevi açıdan risk değerlendirmesi yapan ve riskten kaçınan bir futbol adamı. Bu da kendi açısından çok doğru bir yaklaşım. Nitekim Cansun ve Altaylı'yla o gece konuşurken "Lucescu gibi başarılı bir hocanın üstüne şu anda gelmek büyük risk olur" demiş. Bu ifadeyi duygusal biçimde yorumlamak yanlış olur. Terim'in sözleri hem Lucescu konusunda Galatasaray yönetiminin yaptığı bir yanlışa, hem de artık kaybedecek çok şeyi olan biri olarak Terim'in gerçekçiliğine işaret ediyor. Bu kadar yalın!..

***
Fatih Altaylı ve Fatih Terim aslında ideallerle gerçeklerin içlerinde sürekli çarpıştığı kimlikleriyle birbirlerine benziyorlar. Arada Galatasaray Başkanı Cansun sıkışmış belli ki...

Biliyorum, Altaylı Galatasaray için"en iyisi" olsun, "en doğrusu" olsun, "en haklı-hukuklusu" olsun ister. Ama hemen ister! Çabuk ister! İlle de başından sonuna istediği gibi olsun ister...

Bu yüzden hayatın gerçeklerinin kendi arzularının ve ideallerinin hızına uymayacağını zaman zaman kestiremiyor... Fakat burada esas noktanın altını çizmek istiyorum: Galatasaray yönetimi az parayla çok iş yapmanın yolunu bulmak zorunda. Demek ki, sezon ortasında teknik direktör transferleriyle uğraşmak yerine yapacak çok işi ve projesi olmalı.

Yoksa uluslararası çaptaki bir futbol takımına yazık olacak!

Medya ve taraftar
Herkes birbirine medya üzerinden saldırıyor; birbirini medya vasıtasıyla eleştiriyor. Ama nedense suçlu hep medya! Yanlış yap, medyanın üzerine at! Yalan söyle, doğruyu söyleyen medyayı yalancı ilan et!

Bu tavır futbol dünyamızda neredeyse gelenek halini aldı.

Ama artık taraftarı aldatmak kolay değil. Çünkü onlar medya olmasa şeffaflıktan çok uzak olan yönetimlerin kendilerini nasıl karanlıkta bırakacaklarını iyi biliyorlar.

Lucescu olayı ve Daum'la Beşiktaş yönetimi arasındaki çekişme medya olmasa taraftarlar tarafından nasıl bilinecekti?

Yönetimler bu yüzden kızıyorlar medyaya; bunu anlarım! Ama taraftarlar aynı gerekçeyle spor medyasına canı gönülden sahip çıkmalılar.

Tayfur'un önemi
Düz futbolcuların maçlara katkısını görmekte zorlanırız. Topu topu iki-üç sözcük vardır onlara ayrılmış; "çalışkan", "yararlı", "görev adamı" vesaire... Aslında haksızlıktır bu. Günümüz futbolunda teknik bakımdan düz futbolcuların maçlara yaptığı katkıyı hiç küçümsememek gerekir. Beşiktaşlılar gözlerini Tümer'e dikmekle doğru yapıyorlar. Ama takımın oyun organizasyonu ve rakip kaleye gitme arzusunda kaptan Tayfur'u görmezden gelmemeliler. Denizli'nin Milli Takımı'nın "sürpriz çıkışlar" yapan ve sıkıntıları çözen adamı Tayfur nicedir bu özellikleriyle sahada görünmüyordu. Fenerbahçe maçıyla kaptan eski futbol kimliğine geri döndü ve Beşiktaş'ın oyun karakteri değişti. Futbolseverlerin dikkatine sunarım.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır