|
|
 |
G.Saray'ın ihmali
Fazla uzağa gitmeye gerek yok. Aynı gün, yani dün gündüz Ankara 19 Mayıs Stadı'nda Gençlerbirliği-Trabzonspor maçı oynanıyor. Lütfedin, görüntülere bakın. Kalenin arkasında ve taç çizgisinde 'çalışılarak' toplanan karların miktarını bir görün...
Niye? 19 Mayıs Stadı devlete bağlı. Yani GSGM'nin sorumluluğunda. Çalışmışlar, sahayı hazırlamışlar, maç oynanmış. Dönüyorsunuz, Ali Sami Yen'e, gündüz saat 14.00'ten itibaren İstanbul'un geneline kar yağışı başlamış. Yani tehlike 'Geliyorum' diyor. Meteoroloji zaten bayramı değil, yılbaşını bile söylüyor. Yani ayan beyan tehlike kapıda.
Ali Sami Yen'de çalışan işçi var mı? Yok. Ben bir tek kırılan kömürlerden yapılan kömür tozunun 4 metreye atıldığını gördüm. Fazla atılma şansı da yokmuş, çünkü kömür tozu yokmuş.
Bu maç oynanabilirdi
Hakem sahaya çıkıyor, topu karlı yere atıyor. Aslında bu sahada bile çizgiler kömür tozuyla belirlenip, kramponlarla kar ezilir ve bu maç oynanabilirdi. Şöyle bir hatırlıyorum da geriye dönüp, Metin Tokat'ın yani dün geceki hakemin Rize-Trabzon maçı görüntüleri geliyor gözümün önüne. Futbolcular zaman zaman su kayağı yapıyorlardı. Sahanın genelinde top zıplamıyordu.
Dün gece maçın oynanmama sebebi, Ali Sami Yen Stadı'nın sahibi olan G.Saray Kulübü'nün ihmali...
Çünkü bu sahadaki sağlık, emniyet, yayın organizasyonu G.Saray Kulübü tarafından düzenlenmelidir. Hep devlete sallarız, "Devlet nerede?" diye bağırırız. Ankara 19 Mayıs Stadı'nda devlet vardı, maç oynandı. Ali Sami Yen'de devlet yoktu, özel teşebbüs vardı, maç oynanmadı. Yalnız bu kötü bir örnek oldu. Yarın bir gün, sahasına sahip çok kulüp, bin tane cambazlık yapabilir!
|
|
|
|