Tayyip'in ampulü!
Tayyip'in ampul partisi iktidar olursa ne olur? Türkiye nereye gider? Herkes bu soruya yanıt arıyor...
Ama dolarla maaş alan, Mercedes'le gezen "Sahibinin Sesi" köşe yazarlarına göre, Tayyip'in ampulü Türkiye için bir şans... Bir zamanlar Demirel'e yalakalık yapan, 12 Eylül'den sonra darbeci kesilen, Özal'la liberalleşen, Tansu Çiller ile elitleşen bu kalemlerin yeni kıblesi Tayyip!...
Öylesine cilalıyorlar, öylesine parlatıyorlar ki; bunu yaparken ANAR adlı Tayyipçi bir araştırma kurumunun olası seçim sonuçlarını her hafta köşelerine taşıyorlar... "Tayyip geliyor" diye trampet çalıyorlar...
***
"Tayyip'in ampul partisi iktidar olursa ne olur?"
Bu soruya yalnız biz değil, eminim ki ABD de, Avrupa Birliği de yanıt arıyor...
Türkiye Atatürk'ün çizdiği yoldan çıkar mı? Batı'dan kopar mı?
Bence cevap aranması gereken ilk soru "Ampul iktidar olur mu?"
Olmaz, olamaz!
Tayyip'i destekleyen, besleyen taban Erbakan'ın Milli Nizamı'ndan bugüne tepki oyları dahil en çok yüzde 20 oy aldı... Ama o taban artık ikiye ayrıldı...
Ayrıca yıllardır Erbakan'ı dinleyenler, gösterdiği yoldan gidenler, hatta kendisini baştacı edenler saf değiştirmez, zaten Erbakan da o tabanda başkasının filizlenmesine izin vermez...
Sonuç mu?
En iyi tahminle ampul yüzde 10'da kalır... Ama en komiği, ileriye dönük beklentileri nedeniyle Tayyip'e yalakalık eden köşe yazarları morarır!
Biz ve çocuklarımız!
Dün İstanbul'un meydanlarını gezdim; Taksim'i, Beşiktaş'ı, Eminönü'nü, Kadıköy'ü... İkitelli'nin, Bağcılar'ın, Başıbüyük'ün ara sokaklarına girdim...
Bir tek şeyi gözledim; çocukları!
Bayram günü giydiklerine, gözlerinin içinin gülüp gülmediğine... Ceplerinden çıkardıkları bayram harçlıklarını sayıp saymadıklarına baktım... Bazıları ile tanıştım... Ve bir şeyi anladım...
Onlar bizim çocukluk yıllarımda olduğumuzdan daha mutsuz...
Yanlış anlamayın; çoğunun bayramlık elbiseleri, ayaklarında yeni ayakkabıları, ceplerinde bayram harçlıkları olmadığını gördüğüm için böyle düşünmüyorum... Sadece bizim neslin çok daha azla yetinip mutlu olduğunu biliyorum...
Çünkü bizlerin dünyası evimizdi, mahallemizdi... 3 tane bilye, çevrilen çember hepimize yeterdi... Hele saklambaç oyununda ebeyi sobeleyenler sevinçten bayram ederdi... Bir tek çikolata bizler için dünyaya bedeldi...
Ama ya bugün?
Çocuklar koşamıyor, oynayamıyor... Bizim yaştakilerin yaptıkları gibi cam kırmıyor... Düşüp pantolonunu yırtmıyor, dirseklerini yaralamıyor...
Kısacası bizim yaşadığımız çocukluğu onlar yaşayamıyor...
Birbirinize mecbursunuz!
Söylenenlere, yazılanlara bakılırsa bu hükümet çoktan bitti... Ve bu nedenle seçim kapıya geldi...
Sebep?
Kurt politikacıların kulaklara fısıldadıklarına göre sebep ekonomik kriz falan değil... İktidar olmanın nimetlerini paylaşamayan ortakların çekişmeleri, didişmeleri, kapalı kapılar ardında birbirlerini düelloya davet etmeleri...
Peki; Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz bu beraberliği bitirecekler mi?
Hayır!
Birbirlerini kabul edecekler... Gerekirse tahammül gösterecekler... Mesut Bey "Ekonomiyi biz biliriz" diye ısrar etmeyecek... Devlet Bey uzlaşmacı olduğunu gösterecek... Ve tabii ki Başbakan Ecevit de yılların verdiği deneyimle bu beraberliğe kol kanat gerecek...
Bunun için aracı kullanmayacaklar...
Arkadan vurmayacaklar...
Yüz yüze konuşacaklar..
Anlaşmazlıkları birlikte çözecekler ama çözülmeyecekler...
Krizden çıkabilmek, bu ülkenin yelkenlerini rüzgarla şişirebilmek için milleti 2003'ten önce sandığa götürmeyecekler...
Buna ve birbirlerine mecburlar...
Fıkra
Bir dahaki sefere!
Genç kadın, her gece bebeğini sallamaktan uykusuz perişan haldeymiş... Oralı olmayan kocasını dürtmüş:
- Bu gece de çocuğu sen salla artık...
- Şimdi olmaz, bir dahaki sefere...
Bir sonraki gece yatak odasında yine aynı sahne... Adam yine oralı değil... Bunun üzerine kadın bir gece önceki sözünü hatırlatmış... Adamdan cevap:
- Bir dahaki sefere dedimse, bundan sonra doğacak olan çocuğu kastettim...
Serbest kürsü
SSK eski tas eski hamam
Randevu sistemine geçilen SSK hastanelerinde hiçbir şey değişmedi. Tedavi ve kontrol olabilmek için eskiden olduğu gibi binbir eziyete katlanmak gerekiyor. Kendilerine bağlı sağlık kuruluşlarında devrim yaptıklarını iddia eden Bakan Yaşar Okuyan'ın sözleri gerçeği yansıtmıyor. Nevin Yılmaz
Kırmızı kart
Tığ gibi 20 yıllık eşini 90 kilo diyerek mahkemeye verip boşamaya kalkan FIFA kokartlı eski hakemlerden Oğuz Sarvan'ın nezdinde ayran gönüllü tüm erkeklere...
Kalemine sağlık
En tehlikeli insan türü yarı cahillerdir.. Yarı cahile bilmediğini, bilmediği için öğretemezsiniz.(Spor yazarı Ümit Aktan)
Hay ağzını ÖPEYİM!
67 yıl önce kadınları kozalarından çıkaran Atatürk'ün hayal ettiği Türkiye bu değildi. (A. Hisarı Muhtarı)
DOĞRU SÖZ
Sevgi, nefretin söndürdüğünden daha büyük bir ateş yakar...
Eskiden bir memur maaşıyla 4 kişi geçinebiliyordu... Şimdi 4 memur maaşıyla bir kişi insan gibi yaşayamıyor...
|