Şimdi o günleri geride bırakalım...
Bugüne gelelim!
Bürokrasi ne konuşuyor biliyor musunuz?
Telefon tasarruf tedbirlerini...
Bürokrat ağzıyla -anlatıldığı gibi- yazacak olursam:
"Maliye'de bir aklı evvel, bir telefon tasarruf sistemi uydurmuş, çık işin içinden çıkabilirsen!"
Hesap kabaca şöyle:
Maliye; "Her memurun aralık ayı telefon faturasını geçen yılın aralık ayı faturasıyla karşılaştırılsın" diyor. "Geçmiş aralık ayı faturasının yüzde 80'inin üzerinde kontür bu yılın aralık faturasında varsa, bakiyesini o telefonu kullanan memur cebinden ödensin" istiyor.
Ankara isyanlarda ve bu faturaları hesaplamak için ayrı bir bürokrasi yaratmak çabasında...
Hesaplar karışıyor, "Geçen yıl çok gevezelik yapanlar, bu sistemde kazançlı çıkıyor" deniliyor...
Şeytanın avukatlığını yapacak olursanız, tedbir sağlam ki bu kadar çok şikâyet geliyor!
Ancak aslında koskocaman bir perspektif hatası var!
Türkiye dünyanın en pahalı telefon faturalarını ödeyen bir ülke...
Çünkü bir anlamda herkes kamyonla dolaşıyor ve "Çok yakıt gidiyor" tespitiyle, kamyon kullanımı kısıtlanıyor. Oysa az benzin yakan bir otomobille git, iş bitsin!
İnternet üzerinden haberleş, internet üzerinden telefon et... Bunu yerleştir, bak nasıl tasarruf ediyorsun...
Bu imkânların hepsi var! Ne bağlantı imkânları, ne altyapılar var ama kullanılmıyor, çünkü başta Telekom bürokrasisine takılıyor.
O da aslında kendini savunuyor, pahalı telefon tekeli olmak işine geliyor. Kendi açısından haklı olabilir. Ama dünya artık böyle dönmüyor!
Konunun tanımı belli:
İnternet üzerinden haberleşerek, data hatlarını devreye sokarak ne kadar tasarruf ederiz?
Konuyu geliştir...
Elektronik devlet, elektronik ülke olsak ne kadar para tasarruf ederiz?
Bunu ne sürede yaparız? Neyimiz eksik, neyimiz fazla?
Adlarını versem yanlış olur ama sizi temin ederim her parti bünyesinde bu işi bilen, bu işten anlayan ve bunun rakamını ortaya çıkaracak insan var. Üniversitelerde de var...
Birisi Adnan Kahveci olsun!
Bu konuda -aracısız, direkt- liderlere bilgi versin...
Onlar da iradeyi ortaya koysun!
Ve yol açılsın...
O yol -hiç şüphesiz- daha mutlu, daha güzel bir Türkiye'ye gidiyor ve Türk insanının zekâsı bunu hak ediyor.