kapat
13.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Sezer'in umut bağladığı aslında siyasetin bataklığı

Cumhurbaşkanı Sezer'in sözlerini duyunca hayal kırıklığına uğradım..

Nefesim daraldı; suratım düştü, karardı..

Biliyordum.. Sezer'in siyasetten anlamadığını biliyordum..

Ömrünün büyük bölümünü yüksek yargıda geçirmişti.. Siyaseti bilmemesi normaldi..

Ama bir gerçekle daha karşılaştık.. Ne yazık ki Sezer Türkiye'yi de tanımıyordu.. Ankara'nın ötesini bilmiyordu..

Neden mi?..

Tek umudum, sivil toplum örgütlerinde dedi de ondan..

Yani bataklığı umut olarak gösterdi..

Kurutulması gereken göleti, yabani otlardan temizlenmesi gereken tarlayı umut olarak sundu..

Peki Cumhurbaşkanı Sezer'in umut bağladığı sivil toplum örgütleri hangileri..

Sendikalar, odalar, vakıflar, dernekler..

Her biri küçük bir imparatorluk..

Her biri başlı başına bir KİT..

Sivil toplum KİT'i..

Her birinin başında değişmez genel başkanlar var..

Binalar, oteller, tatil köyleri, makam araçları..

Tek umudum sivil toplum örgütleri diyen Sezer, TESK'i bir büyüteç altına alsa..

Hani, 3260 oda, 82 birlik, 11 federasyonun bağlı olduğu Esnaf ve Sanatkârlar Konferedrasyonunu..

Bir baksa.. Oda başkanları kimdir?.. Ne iş yaparlar, kaç yıldır o koltukta oturmaktadırlar..

Federasyon başkanları kimdir? Kaç para alırlar?..

Esnaftan kaç para toplarlar.. Esnafa ne verir?.. Esnaf için ne yaparlar?..

Gerçek esnafı Çankaya'ya davet etse.. Onlara da sorsa..

Sonra..

Ticaret odalarına da baksa.. Ardından vakıflara..

Sıra sendikalara gelse..

Türk-İş'e bir göz atsa...

Bayram Meral 11 yıldır Türk-İş, 19 yıldır da Yol-İş Başkanı..

Şimdi soracaksınız.. Bunlar tamam da, sivil toplum örgütleri neden siyasetin bataklığı?..

Söyleyeyim..

Türkiye'de gerçek anlamda sivil toplum örgütü yok..

Buralarda ahbapĞçavuş, hısım-akraba demokrasisi var..

Ağalık düzeni var..

Üyelerin kaydı var, adı yok, etkisi yok..

Bütün dertleri iktidarlarını korumak, siyasete adam sokmak..

Aynı ilişkiyi, aynı düzeni siyasete taşımak..

İşte bu yüzden..

Siyaseti değiştereceksek, işe siyaset kurumundan değil, sivil toplum örgütlerinden başlamalıyız..

Önce, siyasetin besin kaynağını adam etmeliyiz..

Cumhurbaşkanı Sezer'in görüşleriyle benim gözlemlerim, yaşadıklarım, tanık olduklarım taban tabana çelişiyor..

Sezer'in tek umut olarak sunduğu kurumları, çağdaş demokrasinin önündeki en büyük engel olarak görüyorum..

Çünkü ne yazık ki hayat, kitaplarda yazıldığı gibi olmuyor..

Faturayı yine halk öder
Cumhurbaşkanı Sezer'in dikkatle tartışmamız gereken bir sözü daha var..

Sezer, seçim istiyor..

Bugünkü siyasi tablonun değişmesini istiyor.. Değişeceğini umut ediyor..

Diyor ki.. Halk bilinçli.

Tercümesi şu.. Bu hükümetten memnun değilim.. Seçime gidelim.. Farklı bir hükümet gelsin..

Neden?..

Çünkü Sezer birçok konuda hükümetle anlaşamıyor, farklı düşünüyor..

Bu doğal değil mi?..

Demokratik rejimin gereği değil mi?..

Cumhurbaşkanlığı her şeyin doğrusunu bilen bir makamsa, o zaman meclisin ne gereği var..

Sonra.. Bu hükümet, Sezer'i de Çankaya'ya çıkaran Meclis'in iradesiyle kurulmadı mı?

Beğenin beğenmeyin..

Eğer bu ülkede demokrasi varsa, Meclis iradesine saygı göstermek demokratik bir zorunluluk değil mi?..

Daha da önemlisi.. Sezer Anayasa'ya göre, aynı zamanda icranın da başı..

İcranın başı bu yorumu yaparsa, böyle bir talepte bulunursa, siyasal otoriteye olan güven sarsılmaz mı?

Siyasi otoriteye olan güven sarsılırsa ne olur?

Yeni bir kriz..

Peki, faturayı kim öder..

Yine, 19 Şubat'ta ödeyenler.. Yani biz..



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır