kapat
13.12.2001
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
 RAMAZAN
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPÜS
 İSTANBUL
 NET YORUM
 HYDEPARK
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 GOOOOL
 DİYET
 TATLILAR
 SAMANYOLU
 CİNSELLİK
 TELE ŞAMDAN
 WEEKEND
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 CANLI
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Kamu borcu hesapları

Pazar günü çıkan "Dış Borç Artıyor Mu?" yazıma gelen mesajlardan birini ODTÜ ekonomi bölümü öğretim üyelerinden Nur Keyder yollamış. İktisatla ilgilenen okuyucularım Türkçe ve İngilizce yayınlandığı "Para" adlı kitabından kendisini tanıyor olabilir. Kitabı tavsiye ederim.

Keyder mesajina bir de kısa not eklemiş. Kamu borcunu farklı tanımlara göre irdeliyor ve sürdürülebilirliğini tartışıyor. Konunun ne kadar önemli olduğunu söylemeye gerek yok.

Ortalıkta çeşitli rivayetler dolaşıyor. Herkes başka sayılar ve oranlar veriyor. Keyder'in yazdıklarından hareketle olaya bakmak istiyorum.

Kimin dış borcu?
Önce çok önemli bir ayrıntı ile başlayalım. Profesyonel iktisatçılar tarafından bile yapılan bir hata var. İki şey sık sık karıştırılıyor. Türkiye'nin dış borcu ve devletin dış borcu.

2001 ilk yarı sonu itibariyle Türkiye'nin dış borcu 112 milyar dolar tutuyor. Bunun brüt borç olduğunu hemen söyleyelim. Çünkü aynı anda Merkez Bankasının ve bankacılık sisteminin tuttuğu döviz rezervleri var. Şu sıralarda 30 milyar dolar civarında seyrediyor. Buradan Türkiye'nin net dış borcunu 82 milyon dolar hesaplıyoruz.

Bunun ne kadarı devletin dış borcu? 45.2 milyar dolar merkezi hükümet ve KİT'ler, belediyeler, vs. diğer kamu kuruluşlarına ait. 18.2 milyar doları ise Merkez Bankasının borcu. Toplam brüt kamu dış borcu 62.4 milyar dolar ediyor. Merkez Bankasının 19 milyar dolar rezervini düşünce net dış borcu 43.4 milyar dolar buluyoruz. Milli gelirin takriben yüzde 28.5'una tekabül etmektedir.

Geri kalan dış borç özel kesimin. 26.2 milyar doları uzun vadeli, 22.2 milyar doları kısa vadeli olmak üzere özel kesimin brüt dış borcu 48.2 milyar dolar. Bankaların 11 milyar dolar döviz rezervini indirirsek 37 milyar dolar net borca ulaşıyoruz.

Dış borçta kamu-özel ayırımı çok önemli. Devletin borcu neticede bütün vatandaşların borcudur. Devletin iflası söz konusu olamayacağına, olursa da hepimizi etkileyeceğine göre, bu borcu eninde sonunda biz vatandaşlar ödemek zorunda kalacağız.

Özel sektörün borcu ise sadece borçluları ve alacaklıları ilgilendiriyor. Dolayısı ile vatandaşa yükümlülük getirmiyor. O nedenle pek çok ülke sadece kamu dış borcunu hesaplar ve yayınlar. Özel kesimin dış borcu ile ilgilenmez.

Kamu iç borcu
Devletin iç borç stoğu Ekim 2001 sonu itibariyle herşey dahil 109 katrilyon TL'dir. Bunun sadece 35 katrilyon TL'si nakit yani piyasaya borçtur. Geri kalan 73 katrilyon TL kısmı ise kamunun kamuya olan borcudur.

Önemli bir sorun, IMF'den alınan dış desteğin muhasebeleştirilmesinde yaşanmaktadır. Kaynak Merkez Bankasının dış borcu olarak gözükmektedir. Fakat, Merkez Bankası bu kaynağı Hazine'ye vermiş ve karşılığında iç borç senetleri almıştır.

İç borç stoğundan Hazine'nin Merkez Bankasına olan borcu düşülmediği takdirde aynı borç iki defa, önce dış borç, sonra da iç borç olarak sayılacaktır. Buna "çifte kayıt" diyebiliriz. Fon bankaları için verilen kamu kağıtlarında da bir miktar bu sorun vardır.

Benim hesaplarıma göre, çifte kayıtları temizleyince, iç borç stoğu 80 katrilyon TL civarında çıkmaktadır. 2001 yılı GSMH'sını 185 katrilyon TL alırsak, milli gelire oranı yüzde 43'dür.

Bu durumda kamunun toplam net borcunun (iç ve dış borç) milli gelirin oranı yüzde 72 olmaktadır. Düşük bir sayı değildir. Ama bu oranın Belçika, İtalya ve Yunanistan'da yüzde 100'ün üstünde olduğu unutulmamalıdır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2001, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır