
Kara Ses kısıldı
Alman polisi, 7 eyalette faaliyet gösteren Kaplancılar'ın 212 evini bastı, müritleri dışarı attı, paralarına el koydu, 15 camisini kapattı. İçişleri Bakan Schily, Metin Kaplan ve müridleri için gecikmiş itiraflarını şöyle sıraladı: Hilafeti canlandırmak istiyorlardı. Sınırdışı edilebilirler.
Almanya dün tarihi bir kararla Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk düşmanı olan Sözde Hilafet Devleti'ni sona erdirdi. "Kara Ses" olarak bilinen Cemalettin Kaplan'ın cezaevindeki oğlu Metin Kaplan tarafından yönetilen İslami Cemaat ve Cemiyetleri Birliği (İCCB) ile ona bağlı 19 kuruluşun Almanya'daki bütün faaliyetleri durduruldu. Dün sabah İCCB'nin ülke genelindeki 212 ev ve büroya baskın düzenleyen Alman polisi, tüm büroları kapattı, sözde Hilafet Devleti yandaşlarını kapı dışarı etti. Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily, düzenlediği basın toplantısında Metin Kaplan ve yandaşlarının "hilafeti canlandırmak istediklerini" söyledi, sınırdışı edilecekleri sinyalini verdi. Almanya, 11 Eylül saldırılarından sonra ilk olarak Sözde Hilafet Devleti'nin faaliyetlerini durduracağını açıklamıştı. Ancak kimsenin beklemediği bir anda operasyona start verildi.
İŞTE ELE GEÇEN BELGELER
Kara Ses operasyonu şöyle gerçekleşti: Alman hükümetinde uzun tartışmalar sonunda Kaplan operasyonu için tam yetki verilen İçişleri Bakanı Otto Schily, dün sabah kurmaylarıyla ani bir toplantı yaptı. Schily, operasyonun hemen başlaması yönünde direktif verdi. Hedefler belliydi; Kuzey Ren Vestfalya, Baden-Württemberg, Bavyera, Rheinland-Pfalz, Hessen, Berlin ve Aşağı Saksonya eyaletindeki ev ve bürolar. Operasyon saat 10.00'da başladı, Kara Ses'in yuvalarına baskınlar düzenledi. Ne olduğunu anlayamayan İCCB mensupları tek tek dışarı çıkarıldıktan sonra polis ev ve büroları didik didik aradı, Alman anayasasına, demokrasi ve Museviliğe karşı poster, kaset ve daha pek çok materyal bulunduğunu bildirdi. Örgütün Köln'deki Ulucami, Münih'teki Augberg ve Frankfurt'taki Dillenburg camilerinin de aralarında bulunduğu 15 camisi de kapatıldı. 15 caminin toplam değerinin 30 milyon mark olduğu belirtiliyor.
ANKARA'DAN OLUMLU TEPKİ
Köln'deki merkezden çıkmak istemeyen örgüt üyeleri zor kullanarak çıkartılırken, Hessen eyaletinin başkenti Wiesbaden'deki baskında da olay çıktı. "Kentteki İslam Toplumu" adı altında Sözde Hilafet Devleti'ne yataklık eden bürolara giren polis, cılız bir direnişle karşılaştı. 40 kişilik İslam Toplumu'nun 2 üyesi, polise zor kullanmaya çalışmaktan gözaltına alındı. Ancak İçişleri Bakanlığı yetkililerine göre, bu 2 kişi kısa bir süre içinde serbest kaldı. Operasyon, Ankara'da memnuniyetle karşılandı.
Düsseldorf Hapishanesi'nde kalan Metin Kaplan, operasyonu bittikten sonra öğrendi. Alman gazetecilere göre, olay Metin Kaplan'da şok etkisi yarattı. 1997'de rakibi Halil İbrahim Sofu'nun öldürülmesi emrini verdiği gerekçesiyle 4 yıl hapse mahkum olan Kaplan, 5 Kasım'da Schily'nin kendisini Türkiye'ye teslim edeceğini açıklaması üzerine, "Beni göndermeyin. Cezamı çekeyim" diye yalvarmıştı. Kaplan en az 2 yıl daha Alman hapishanelerinde kalmak istiyor.
Örgütü yıkan adam
Operasyonu Alman hükümeti tarafından tam yetkiyle donatılmış Almanya İçişleri Bakanı Otto Schily adım adım yürüttü. Schliy, Berlin'de düzenlediği basın toplantısında Kaplancılar'ın tehlikesini itiraf etti: "İCCB'nin yasaklanması, 8 Aralık'ta Dernek Yasası'ndaki din imtiyazının kaldırılmasıyla mümkün olabildi. Yasak kararı İslamiyet'e ve Almanya'da yaşayan Müslümanlar'a karşı bir karar değildir. Tam aksine, bu karar Müslümanlar için faydalı olacaktır. Metin Kaplan'ın iadesi gündemde. Diğer üyeler de sınırdışı edilebilir. Türk hükümeti ile görüşmeler yapacağız. Yasalarımız gereği, idama mahkum edilebilecek ya da işkence görebilecek kişileri sınırdışı edemiyoruz. Ancak, Türkiye'de Kaplan'a işkence yapılacağını düşünmüyoruz."
|