|
|
 |

Öz-Efes üçlemesi
Tuncay Özilhan'ın oyuncağını kıran kırana..Darılmaca yok, Efes Pilsen'deki keyfi üst yönetim yanlışlarını yazdığı için persona non grata ilan edilen adam da Cherleroi yenilgisi, izleyen Daçka hüsranı ve son Maccabi Tel-Aviv üçlemesi ardından yazıya böyle girer. TED'i ancak uzatmada yenebilen F.Bahçe'de Başkan Aziz Yıldırım sorumlu olmuyor da Efes Pilsen'de neden Özilhan sorumlu olsun dediğinizi duyar gibiyim. Çünkü Efes Pilsen'de tüm ipler sahibinin elindedir. Orada yöneticilik, menajerlir ve hatta koçluk yapan maaşlı memurlar ve dolaylı menfaatlenen, sürekli methiyeler düzen medyadaki borazanları, ünlü eski reklamdaki gramafondan gelen buyruklara göre hareket ederler. Elinin tersiyle Drobnjak, Mulaömerovic, Scepanovic ve Hüseyin'li Avrupa üçüncüsü takımı siler atar.
Başkan atıyor!
İtalya'da başarı kovalayan Ergin Ataman'a sezon ortasında yol verir. Miadını tamamlamış Stombergas ve genç Leton kalası Kambala ile yola çıkar. Akıllara seza keyfi yönetimden size başka bir örnek: Maccabi maçında basketbolumuzun en iyi pivotu Hüseyin Beşok, Nate Huffman'ı Efes Pilsen forması ile kitleyip galibiyete taşıyacakken, onun arkasında Maccabi bankını ısıtarak 9.5 dakika oynayabildi. Hesap ortada, parasını verdiler en iyi silahımızı susturdular. Özilhan'ın kifayetsiz muhterisliği bunlarla sınırlı kalsa, "Mal da onun keyif de" deyip geçeceksiniz. Ama bu kendiği çiftliğinde sağladı özgüven onu Basketbol Federasyonu Başkanı'nı atamaya ya da eleştirmenleri boykotlamaya vardırıyor. Hatta müthiş buluşlarla ulusal politika yönlendirmelerine de soyunduruyor ama bu sütunlara politika sokmadığımız için girmiyoruz.
Eğri oturup
Oyunculara ve basketbolseverlere moral pompalamak adına, milli takımın son üç maçının yanlışlarının üstünü örtmeyelim. Güzel günleri yakalamak için grileri eni boyu konuşmak gerekir. Oynayamaz ya da oynatamaz oyun kurucular, oyun disiplininden uzak, darmadağın milli takım izledik. Kenar yönetiminin saha hakimiyeti sıfırın altında seyretti tüm maçlar boyu. Hüseyin Beşok bizim altın pivotumuz. Bunu hiç unutmayalım. Skorerler İbrahim ve Harun en zor koşullarda top alıyorlar. Tam biri istimi kapıyor, peş peşe üçlüklere başlıyor ya kenara lınıyor ya bizim Kerem onu pas geçip başka şeyler oynatıyor, ya da "Ben de atarım aslında" yapıp demirleri dövmeye başlıyor. Örs de bu oyun şeklini, "Kerem böyle oynarsa bizi kimse tutamaz" diyerek takdir ediyor. Pes vallahi pes. Sonra hep birlikte Maccabi maçında Kerem'in ne oynadığını görüyoruz.
|
|
|
|